adscode
  • BIST 100 -0,50% 96.121
  • Dolar -2,10 6,53
  • Euro -2,06 7,58
  • Altın -1,56 251,42
Kurt; “Lületaşına Sahip Çıkmak Hepimizin Görevi”

Kurt; “Lületaşına Sahip Çıkmak Hepimizin Görevi”

‘Deniz Köpüğü’ sloganı ile ‘Lületaşı Festivali’ düzenleyen Odunpazarı Belediyesi, festival kapsamında lületaşı madenlerinin bulunduğu Beyazaltın, Kozlubel, Söğütçük, Karatepe ve Türkmentokat köylerine gezi düzenledi.


  • Facebookta Paylaş

Festivalde yer alan lületaşı sanatçıları ve basın mensuplarının katıldığı gezide, lületaşı madenlerine inerek lületaşının nasıl çıkarıldığı incelendi. Maden ocağında konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, Eskişehirlileri lületaşına sahip çıkmaya çağırdı.

Odunpazarı Belediyesi, Eskişehir Alpu’ya yapılmak istenen kömürlü termik santral ile yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan lületaşına sahip çıkmak için Lületaşı Festivali düzenliyor. Lületaşının bilinirliğini ulusal ve uluslararası arenada arttırmayı hedefleyen Lületaşı Festivali kapsamında lületaşı madenlerinin bulunduğu Beyazaltın, Kozlubel, Söğütçük, Karatepe ve Türkmentokat köylerine gezi düzenlendi. Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Jeoloji Mühendisleri Odası Eskişehir Şube Başkanı Prof. Dr. Can Ayday, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Ümit Yıldırım, festivale katılan sanatçılar ve basın mensuplarının katıldığı gezide, lületaşı maden ocakları gezildi.

“ÜNİVERSİTELERİN YAPACAĞI ÇALIŞMAYA KATKI SUNMAYA HAZIRIZ”

Lületaşı ile ilgili konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt, lületaşına çıkılması gerektiğini belirtti. Üniversitelere seslenen Başkan Kurt, “3 tane üniversitemiz oldu, bu üniversitelerimizden birinde bu konuda uzmanlaşma sağlaması gerekiyor. Biz Odunpazarı Belediyesi olarak o üniversitedeki hocaların yapacakları çalışmalarda katkı sunmaya hazırız.

Kaynak yaratmak gerekiyorsa yaratırız, araştırma yapmak isteyen arkadaşlarımıza destek oluruz. Yeter ki bu taş hak ettiğini bulsun. Bu taşı tanıtmak hepinizin, en çok da basının görevi” dedi.

“LÜLETAŞI SOMUT BİR GERÇEK”

Lületaşının somut bir gerçek olduğunu belirten Başkan Kurt, Dünya rezervinin yüzde 75’inin Eskişehir’de olduğuna dikkat çekti.  Bu nedenle de Eskişehirlilerin bu taşa sahip çıkması gerektiğini söyleyen Başkan Kurt, konuşmasına şu sözlerle devam etti: “Lületaşı oymacılığı, işletmeciliği yok olmak üzere olan meslekler grubunda yer alıyor. Onlara devletin belirli konularda ayrıcalıkları gerçekleşti, ama lületaşını yerden çıkarana böyle bir kolaylık sağlanmadı. Esas sorun da lületaşı işletmecisinin ya da oymacısının kullanabileceği taşı bulup çıkarmak. Bu taş olmadığı takdirde lületaşçıların sanatını gerçekleştirecekleri bir materyal olmayacak. Odunpazarı Belediyesi olarak, buna dikkat çekmek istiyoruz. Geç kalmışız, Eskişehir daha önceleri bu işi tanıtmış, ama yeterince tanıtamamış. Son 20 yıldır da hiçbir tanıtma faaliyeti olmamış.”

“LÜLETAŞINI ESKİŞEHİR HALKI İLE BÜTÜNLEŞTİRMEK İSTİYORUZ”

“Biz, bu geç kalmışlığımızdan dolayı hem halkımızdan özür dileyerek hem de ders alarak bir festival gerçekleştiriyoruz” diyen Başkan Kazım Kurt,  bu festivalde bilim insanları, uygulamacılar, sanatçıların da yer alacağına dikkat çekti. Lületaşını Eskişehir Halkı ile bütünleştirmek istediklerini kaydeden Başkan Kurt, “Lületaşı sadece el sanatları ve süs için kullanılacak bir malzeme değil. Lületaşı ile ilgili çok ciddi bir ar-ge çalışması yapılmasında, devletin bu işe el atmasında yarar var.” dedi.

 “SÜS TAŞI OLMAK YERİNE MEZAR TAŞI OLACAK”

Prof. Dr. Can Ayday ve Ümit Yıldırım, maden ocakları önünde lületaşı ve lületaşı madenleri ile ilgili bilgi verdi. Sözlerine “Yöre için önemli olan bir madeni, unutulan bir cevheri ortaya çıkardıkları için Odunpazarı Belediye Başkanı Av. Kazım Kurt’a teşekkür ediyorum” diyerek başlayan Ayday, Odunpazarı Belediyesi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) birlikle güzel bir festival yapacağını söyledi. Lületaşının oluşumunu anlatan Ayday, “Burası günümüzden 10-15 milyon yıl önce oluşan bir havzanın içinde yer alan gölün içine yukarıdan gelen manyezitlerin düşmesi, düşen manyezitlerinde su alarak bu lületaşını oluşturması medeniyle oluşmuş. Lületaşı çıktığı zaman yumuşak ve işlenebilir oluyor. İşlenebiliyor, süs taşı oluyor. Biblo, pipo, kolye, broş yapılıyor. Lületaşı sanayide de kullanılıyor. Bu yanı unutturulmaya çalışılıyor. Gelişen teknoloji sayesinde eskiden kullanılmayan madenler artık kullanılıyor. Eskiden pasa diye atılan yerler, artık ekonomik duruma geçiyor. Lületaşı da öyle. 10-25-100 yıl önce pasa diye atılanlar, şimdi değerli. Lületaşı, sanayide çok önemli; ilaç yapımında, nano teknoloji ve uzay teknolojisinde de kullanılıyor. Ama nedense unutturulmaya ve yokmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor” dedi.  Yapılmak istenen termik santrale de değinen Ayday, termik santralin küllerinin bu bölgede bulunan pasaların üzerine dökülmek istendiğini belirtti. Termik Santralin külleri dökülerek buradaki madenlerin yok edileceğini kaydeden Ayday, lületaşı madenlerinin yok sayıldığına dikkat çekti. Bu sahaların altında lületaşı yok denildiğini hatırlatan Ayday, “Termik Santral sahası olarak belirlenen yerde, kül sahası olarak belirlenen bölgede çok fazla sayıda lületaşı ve atığı var” dedi.  Sadece Türkiye’de değil, Dünya’da da tek olan bu değerli olan cevherin yok olacağının altını çizen Ayday, “Süs taşı olmak yerine mezar taşı olacak” diye konuştu.

“LÜLETAŞI 3 BİN DERECEYE DAYANIKLI BİR MİNERAL”

Lületaşı madenleri ile ilgili bilgi veren TMMOB Maden Mühendisleri Odası Eskişehir İl Temsilcisi Ümit Yıldırım, lületaşının maden kanunun 5’inci grubunda değerli mineraller, süs taşları olarak yer aldığını anlattı. Lületaşını elde etmenin çok pahalı olduğunu belirten Yıldırım, lületaşının çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Lületaşının 3 bin dereceye dayanıklı bir mineral olduğunu kaydeden Yıldırım, “Demir 1800 dereceye dayanıyor. Hafif olduğu için uzay teknolojisinde kullanılıyor. Sudan daha hafiftir. Suyun üzerinde yüzer. Su aldıkça, aşağıya doğru çöker. Birçok özellikleri var. İçerisinde çok ince boşluklar olan bir mineraldir. Zehirli bir gaz ortamında iseniz, filtreniz varda lületaşını içine koyabilirsiniz, o zehirli gaz lületaşının içinde hapis olur. Buna benzer birçok alanda kullanılıyor. Kilden oluştuğu için, cildin güzelleştirilmesinde çok ideal bir mineraldir” dedi.

“BU BİR DEĞER, KAYBETMEMELİYİZ”

Alpu ovasına yapılmak istenen termik santrale de değinen Yıldırım, konuşmasına şu sözlerle devam etti:  “Termik santral ile buraya kül atılırsa bu madenlere girme şansımız olmayacak. Odunpazarı Belediyesi’nin çabaları ile lületaşı ve termik santral tekrar gündeme getiriliyor. Dünyadaki rezervlerin yüzde 75’i ve en kalitelisi Eskişehir’de bulunuyor. Lületaşının adı o yüzden Eskişehir taşı. Bunu kaybetmemiz lazım. Civarına dahi herhangi bir atık, kirlilik koymamak lazım. Geleceğimiz, bu bölgenin geleceği lületaşında. Lületaşından çok büyük veriler alınıyor, ama geri dönülmüyor. Burada çalışan arkadaşlara bunların geri dönmesi lazım, halkımız da bilmiyor lületaşını. Eskişehir’de yerel televizyonlar lületaşının nasıl çıkarıldığını bir program hazırlayıp, sık sık göstermeli. Bu bir değer, kaybetmemeliyiz.” 

Yapılan açıklamaların ardından katılımcılar, lületaşı madenlerine inerek, lületaşının nasıl çıkarıldığını inceledi.

  • 1

Henüz yorum yok, ilk yorumu yapın, tartışmayı başlatın