Cuma, 24 Kasım 2017
.
10
Eskişehir
.
Çağdaş Özyazıcı

Hükümet’in bir an önce Taşeron İşçiye müjde vermesi gerek

Türkiye’deki taşeron işçileri ilgilendiren “Taşeron İşçiye Kadro” meselesi bu aralar gündemden düşmüyor. Bazı işçiler bu sefer kadro gelecek derken bazı işçiler ise halâ kadro geleceği konusunda umutlu değil. Hükümet bu konuda yaptığı açıklamalarla taşeron işini artık bitireceklerini söylüyor. Hükümet söylüyor ama işçinin yine yapacağı tek şey beklemek ve birçok fikir yürüterek kendi kafasını yormak olacak.

“Taşeron işçinin sabrı kalmadı” başlıklı yazımda da belirtmiştim. Artık işçinin sabrı kalmadı. Taşeron işçi, ‘olacak’, ‘kadro gelecek’ sözlerini duymak istemiyor. Bu konuda somut adımların atılmasını istiyor. Geçmişteki kötü örnekler, taşeron işçinin umutlarını bir bir yıktı. Hükümetin iki dudağında olan ve bir yasa ile çözülecek bilecek olan bu kadro meselesi, sakız gibi uzatılmamalı. En önemlisi bu konu seçim yatırımı olarak kesinlikle kullanılmamalı. Hükümetin söyleyeceği tek şey, ‘kamuda taşeron çalıştırılamaz’ yapılması gereken ve kanunlaşması gereken tek mesele bu.

Başbakan’ın, Bakanları sürekli açıkladığı, teknik olarak çalışmaları tamamlanan taşeron düzenlemesi, meclise gelmeden işçi temsilcilerine sunulması gerektiğini düşünüyorum. İşçi sendikaları, yıllardır düzenlenen taşeron sistemini iyice incelemeli ve işçinin yararına olmayan hiçbir düzenlemeyi kabul etmemeli. Hükümet ve sendikalar bir araya gelmeli, taşeron yasası sendikaların görüş ve talepleri doğrultusunda hazırlanmalı.

Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun zamanında kürsülerden bağıra bağıra verdiği kadro müjdesinin altından “Özel Sözleşmeli Personel” adı altında yeni bir statü çıktı. Neydi bu statü taşeron işçiler “özel sözleşmeli personel” özel şirketlerin taşeronu değil, devletin taşeronu olacaktı. Daha sonra Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlığı Binali Yıldırım’a devredince, taşeron işçi devletin taşeronu olmaktan da mahrum oldu. İşçi tekrar bekleme başladı ne zaman kadro meselesi gündeme gelir diye. Sonunda yine çıktı geldi Taşerona Kadro meselesi. Tüm işçiler adına inanıyorum ki durum bu sefer ciddi. İşçiye kadro gelecek ama nasıl gelecek? Zamanında belirlenen “özel sözleşmeli personel” statüsü olarak mı gelecek, yoksa her işçi hak ettiği ve işçinin beklentileri üzerine bir düzenleme ile mi gelecek. Maalesef bunun için de beklemekten başka şansımız yok.

Bazı haber sitelerinde taşerona verilecek kadro statüleri ile ilgili bilgiler dolaşıyor. Bu bilgilere göre; öncelikle taşeron adı altında çalışanların asıl işi yapmalarına ya da muvazaalı olmalarına bakılmadan yeni bir statüye kavuşturulmaları düşünülüyor. Şu anki devlet memuru kanununda bulunan 4A, 4B, 4C ve 4D statülerinin dışında '4E' diyebileceğimiz özel sözleşme şeklinde ön görülüyor.

Yeni sisteme göre taşeron işçilerim 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre kamu personeli olacağı söyleniyor. Taşeron işçi ile 3 yıllık sözleşme imzalanması düşünülen yeni sistemde, işçiler kurumdaki aynı görevlerine devam edecekler.  Taşeron işçi ile yapılması planlanan sözleşmeler iş performansına, hizmetten beklenen faydanın sağlanıp sağlanmadığına göre yenilenecek. Performansı yüksek olan, emekliliğe kadar çalışacak. Ücretleri aynı işi yapan personelden daha az ise, aradaki farkın da zaman içinde kapatılacağı belirtiliyor. Bu durumda da bazı taşeron çalışanların maaşları yükselmiş olacak.

Hükümetin taşeron işçi için düşündüğü özel statü dışında bir başka sistemin olduğu düşünülüyor. Bu sistem de ise işçilerle sözleşme yerine devlet garantisi getiriliyor. Düşünülen bu sistem de ise maaşlar ve kıdem tazminatlarına devlet garantisi getirilecek. Sağlık, enerji, eğitim gibi kritik alanlarda asıl işi yapanların kadroya alınması öngörülüyor. Bu kapsamda olanların bir devlet şirketi kurularak kadrolarının buraya alınması da seçenekler arasında. Kalan personel yine belli bir süre aynı statüde çalışacak ancak iş, maaş ve tazminat garantisi korunacak.

Hükümet; 15 Temmuz hain darbe girişimi ardından FETÖ ile ilişkisi olduğu iddia edilen memur, işçi kim varsa kamudan temizlenmeye devam ediyor. Bu kapsamda taşeron işçiye verilecek kadro formülü ne olursa olsun mutlaka güvenlik soruşturması yapılacak.

Sözün özü, o formül ya da bu formül, artık hükümet kadro meselesi ile ilgili somut adım atmalı. Vaat etmeden; bitti, bitecek demeden hükümet taşeron işçiye kadro veriyoruz demeli. Buradan hükümete tüm işçiler adına tekrar seslenmek istiyorum. Artık kamuda çalışanlar taşeronum dememeli. Kamu kurum ve kuruluşlarında sen taşeronsun ben memurum gibi sınıflar oluşmamalı. Şu da unutulmamalıdır ki, kamu da bütün iş yükünü çeken taşeron işçilerdir. Bu sistemde öyle tezatlıklar var ki memur, taşeron işçiden kat be kat fazla maaş alırken, kurumlarda yemek bile memura ucuz, taşerona pahalı daha pahalı. Hükümet bu işe dur demeli, taşeron işçinin yüzünü güldürmeli ve en kısa zamanda kadro müjdesini vermesi gerekiyor.