<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Haber - Son Dakika Eskişehir Haberleri</title>
    <link>https://www.eskisehirhaber26.com</link>
    <description>Eskişehir haber, Güncel Eskişehir haberleri, Son dakika Eskişehir yerel haberleri, Eskişehirspor gelişmeleri ve Eskişehir iş ilanları Eskişehir Haber 26'da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eskisehirhaber26.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 22 Jun 2026 12:58:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ Hastanesi’nde hasta ve yakınlarına ücretsiz deri kanseri taraması yapıldı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/esogu-hastanesinde-hasta-ve-yakinlarina-ucretsiz-deri-kanseri-taramasi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/esogu-hastanesinde-hasta-ve-yakinlarina-ucretsiz-deri-kanseri-taramasi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi, toplum sağlığını korumaya yönelik anlamlı bir sağlık etkinliğine imza attı. Hastanenin Deri ve Zührevi Hastalıklar polikliniğinde, muayene için gelen hastalar ile onlara refakat eden hasta yakınlarına yönelik ücretsiz deri kanseri taraması gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Alanında uzman kadro tarafından ücretsiz muayene</h2>

<p>Deri kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlik, ESOGÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hilal Kaya Erdoğan öncülüğünde yürütüldü. Tarama programında Prof. Dr. Ersoy Acer, Doç. Dr. Esra Ağaoğlu ve bölümde görev yapan araştırma görevlileri de aktif olarak rol alarak vatandaşları tek tek muayene etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Eskişehirlilerden sağlık taramasına yoğun ilgi</h3>

<p>Günün erken saatlerinde başlayan sağlık taramasına hastane genelindeki vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Deri kanseri riskine karşı ciltlerindeki ben ve lekeleri uzman hekimlere kontrol ettirme fırsatı bulan Eskişehirliler, hastane yönetimine ve doktorlara teşekkür etti. Taramaya katılan vatandaşlar, bu tarz koruyucu sağlık hizmetlerinin ücretsiz olarak ayaklarına kadar gelmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdiler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/esogu-hastanesinde-hasta-ve-yakinlarina-ucretsiz-deri-kanseri-taramasi-yapildi</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 16:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/06/esogu-hastane-deri-kanseri-taramasi.jpg" type="image/jpeg" length="23914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESOGÜ'de uygulanan iki mucizevi yöntem]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/esogude-uygulanan-iki-mucizevi-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/esogude-uygulanan-iki-mucizevi-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi, tıp dünyasındaki modern gelişmeleri vatandaşlarla buluşturmaya devam ediyor. ESOGÜ Radyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, halk arasında oldukça sık görülen guatr ve tiroid bezi nodüllerinin, artık uygun hastalarda boyun ameliyatına gerek kalmadan tedavi edilebildiğini müjdeledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Tiroid nodülleri ne zaman tehlikeli oluyor?</h2>

<p>Toplumda çok sık rastlanan tiroid bezi nodülleri genellikle iyi huylu (kanser olmayan) bir yapıya sahiptir. Ancak bu nodüller büyüdükçe hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, büyüyen nodüllerin ve guatrın yol açtığı şikayetleri şöyle sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Boyunda dışarıdan fark edilen şişlik ve estetik kaygılar</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yutkunma ve nefes alma güçlüğü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ses kısıklığı ve boğazda sürekli baskı hissi</p>
 </li>
</ul>

<h3>Ameliyat her zaman tek seçenek değil</h3>

<p>Geleneksel yöntemde bu tarz şikayetleri olan hastalar için en yaygın çözüm cerrahi müdahale, yani ameliyatla tiroid bezinin alınmasıdır. Kanser şüphesi olan ya da göğüs kafesine doğru aşırı büyümüş guatrlarda ameliyat hala en doğru seçenektir.</p>

<p>Ancak gelişen teknolojiyle birlikte girişimsel radyoloji yöntemleri, ameliyata çok güçlü birer alternatif haline geldi. Genel anestezi (narkoz) gerektirmeyen ve boyunda iz bırakmayan bu yöntemler, hastaların günlük hayatlarına hemen dönmesini sağlıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Küçükay, ESOGÜ Girişimsel Radyoloji bölümünde uyguladıkları ve başarıları uluslararası bilimsel dergilerde de yayımlanan iki modern ameliyatsız yöntemin detaylarını paylaştı:</p>

<p><strong>1. Mikrodalga Ablasyon (MWA) - Isı ile eritme yöntemi:</strong> Bu yöntemde, ultrason cihazı rehberliğinde iğne inceliğinde özel bir cihazla doğrudan nodülün içine girilir. Cihazın ucundan verilen mikrodalga enerjisiyle nodül dokusu ısıtılarak etkisiz hale getirilir. Zamanla küçülen nodül, vücut tarafından doğal yollarla emilerek yok olur. İşlem sırasında hasta uyutulmaz, sadece boyun bölgesi uyuşturulur. Kesi ve dikiş olmadığı için boyunda hiçbir iz kalmaz ve sağlıklı tiroid dokusu zarar görmez.</p>

<p><strong>2. Tiroid Arter Embolizasyonu (TAE) - Damar tıkama yöntemi:</strong> Özellikle çok sayıda nodülü olan büyük guatrlarda tercih edilen bu yöntemde, tıpkı anjiyo yapar gibi kasıktan veya koldan ince bir boruyla (kateter) girilir. Tiroid bezini besleyen atardamarlara ulaşılarak bu damarlar küçük parçacıklarla tıkanır. Kan akışı azalan guatr, beslenemediği için zamanla küçülür ve hastanın nefes alma, yutkunma gibi baskı şikayetleri ortadan kalkar.</p>

<h3>Bu tedaviler kimler için uygundur?</h3>

<p>Ameliyatsız guatr ve nodül tedavileri; biyopsi sonuçlarında iyi huylu olduğu kanıtlanmış, ancak büyüklüğü nedeniyle hastaya rahatsızlık veren durumlarda uygulanabiliyor.</p>

<blockquote>
<p><strong>Önemli Not:</strong> Her hasta ve her nodül bu yöntemler için uygun olmayabilir. Tedavi kararı; nodülün boyutuna, yerine, hormon düzeylerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre tamamen "kişiye özel" olarak hekim tarafından verilir. Kanser şüphesi taşıyan vakalarda cerrahi seçenek önceliklidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>Bu yenilikçi tedaviler hakkında detaylı bilgi ve randevu almak isteyen vatandaşlar, ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji Bölümüne veya girişimsel radyoloji birimi bulunan tam teşekküllü hastanelere başvurabilirler.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/esogude-uygulanan-iki-mucizevi-yontem</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 21:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/06/prof-dr-fahrettin-kucukay.jpg" type="image/jpeg" length="40061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Odunpazarı Belediyesi'nden Kadınlara Yönelik Sağlık ve Menopoz Semineri]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/odunpazari-belediyesinden-kadinlara-yonelik-saglik-ve-menopoz-semineri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/odunpazari-belediyesinden-kadinlara-yonelik-saglik-ve-menopoz-semineri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Odunpazarı Belediyesi, sosyal belediyecilik vizyonuyla kadın sağlığına yönelik farkındalık projelerine hız kesmeden devam ediyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPV) iş birliğiyle hayata geçirilen "Kadın Sağlığı Seminerleri Projesi", ileri yaştaki kadınlara sağlıklı yaşamın kapılarını aralıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Bakım ve Yaşam Merkezlerinde Eğitim Seferberliği</h2>

<p>Proje kapsamında, Odunpazarı Belediyesi Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren <strong>Lütfü Yüksel Yaşlı Bakım Merkezi</strong> ve <strong>Koca Çınar Yaşam Merkezi</strong> sakinleri için özel bir eğitim programı düzenlendi. Bu merkezlerde konaklayan kadınlara yönelik olarak uzmanlar eşliğinde "Kadın Sağlığı Sorunları ve Menopoz" konulu bilgilendirme seminerleri gerçekleştirildi.</p>

<h3>Menopoz Süreci ve Erken Teşhis Masaya Yatırıldı</h3>

<p>Düzenlenen seminerlerde, yaş almayla birlikte ortaya çıkabilecek fiziksel ve ruhsal değişikliklere karşı kadınların bilinçlendirilmesi amaçlandı. Uzmanlar tarafından yapılan kapsamlı sunumlarda;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Genel kadın sağlığı,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Menopoz sürecinin doğru yönetimi,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Hastalıklarda <strong>erken teşhisin hayati önemi</strong>,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Günlük hayatta uygulanabilecek <strong>sağlıklı yaşam alışkanlıkları</strong> ele alındı.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Hedef: Bilinçli Yaşlanma ve Sağlıklı Hayat</h3>

<p>Verilen eğitimler sayesinde, katılımcıların kendi sağlık durumlarına dair farkındalıklarının artırılması ve özellikle menopoz dönemini daha rahat, bilinçli bir şekilde geçirmeleri sağlandı. Ayrıca doğru sağlık hizmetlerine nasıl ve ne zaman başvurmaları gerektiği konusunda yönlendirilen kadınlar, yaşam kalitelerini artıracak yeni alışkanlıklar edinmeleri için teşvik edildi.</p>

<p>Odunpazarı Belediyesi yetkilileri, vatandaşların yaşam kalitesini yükselten ve halk sağlığını destekleyen bu tür eğitim faaliyetlerinin yıl boyunca aralıksız devam edeceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/odunpazari-belediyesinden-kadinlara-yonelik-saglik-ve-menopoz-semineri</guid>
      <pubDate>Tue, 26 May 2026 08:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/05/odunpazari-belediyesinden-kadin-sagligina-yonelik-bilinclendirme-seminerleri-2.jpeg" type="image/jpeg" length="83937"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de ebelerden anne adaylarına evde tam destek]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-ebelerden-anne-adaylarina-evde-tam-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-ebelerden-anne-adaylarina-evde-tam-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, anne ve bebek sağlığını korumak amacıyla başlattığı ebelerin ev ziyareti uygulamasıyla fark yaratıyor. Gebelik döneminden lohusalık sürecine kadar süren bu yakın takip sayesinde, anne adayları hastaneye gitmeye gerek kalmadan kendi yaşam alanlarında uzman desteği alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Uzman takibi kapıya kadar geliyor</h2>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, bizzat katıldığı ev ziyaretlerinde sistemin işleyişini yerinde inceledi. Saha çalışmalarının önemine dikkat çeken Bildirici, sağlık profesyonellerinin ev ortamında yaptığı incelemelerin olası riskleri önceden tespit etmede hayati bir rol oynadığını vurguladı. Bu yöntemle sadece fiziksel sağlık değil, anne adayının psikolojik süreci de yakından gözlemleniyor.</p>

<h3>Dijital rehber: Annelik Yolculuğu uygulaması</h3>

<p>Saha ziyaretlerini teknolojiyle birleştiren İl Sağlık Müdürlüğü, <strong>“Annelik Yolculuğu”</strong> isimli mobil uygulamayı da sürece dahil etti. Anne adayları bu uygulama sayesinde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Haftalık gelişim takibi yapabiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenilir tıbbi bilgilere anında ulaşıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beslenme ve bebek bakımı gibi konularda rehberlik alıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Ebelerden birebir eğitim ve danışmanlık</h3>

<p>Ev ziyaretleri sırasında ebeler; doğru emzirme teknikleri, lohusalık bakımı, bebek banyosu ve uyku düzeni gibi kritik konularda uygulamalı eğitimler veriyor. Bu birebir rehberlik, özellikle ilk kez anne olacak kadınların yaşadığı kaygıları en aza indiriyor.</p>

<h3>"İlk gebeliğimdeki tedirginliği bu hizmetle aştım"</h3>

<p>Hizmetten yararlanan anne adaylarından Hatice Nur Tunç, uygulamanın sağladığı konforu şu sözlerle özetledi: <em>"İlk gebeliğim olduğu için çok fazla soru işareti ve tedirginliğim vardı. Ebelerimizin evime kadar gelip beni bilgilendirmesi sayesinde süreci çok daha bilinçli ve güvende hissederek geçiriyorum."</em></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hedef: Her gebeye bir ebe</h3>

<p><strong>“Her Gebeye Bir Ebe”</strong> vizyonuyla hareket eden Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, hem sahada hem de dijital platformlarda kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamlı takip sistemi, Eskişehir’de sağlıklı nesillerin temellerini evlerde atıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-ebelerden-anne-adaylarina-evde-tam-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-04-at-141354.jpeg" type="image/jpeg" length="12439"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migrenle başa çıkmanın yolu tetikleyicileri keşfetmekten geçiyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/migrenle-basa-cikmanin-yolu-tetikleyicileri-kesfetmekten-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/migrenle-basa-cikmanin-yolu-tetikleyicileri-kesfetmekten-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migrenin sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir sağlık sorunu olduğunu belirterek hastaları tetikleyici unsurlara karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Her baş ağrısı migren değildir</h2>

<p>Hastalığın yönetiminde doğru tanının hayati önem taşıdığını ifade eden Dr. Nuray Can Uluğ, her baş ağrısının migren olarak sınıflandırılmaması gerektiğini vurguladı. Tanı sürecinde damarsal hastalıklar gibi migreni taklit edebilecek durumların titizlikle araştırılması gerektiğini belirten Uluğ, tanı aşamasında kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını ifade etti.</p>

<h3>Atak sıklığına göre kişiye özel tedavi</h3>

<p>Tedavi planlamasının hastanın atak sıklığına göre şekillendiğini söyleyen Dr. Uluğ, şu detayları paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Ayda bir-iki kez gelen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmek yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve hastayı sık sık acil servise gitmek zorunda bırakıyorsa, koruyucu ve kapsamlı bir tedavi planı şarttır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>Migren botoksu ve aşı dönemi</h3>

<p>Modern tıp imkanlarıyla migren tedavisinde yeni bir döneme girildiğini kaydeden Dr. Uluğ, halk arasında <strong>"migren aşısı"</strong> olarak bilinen uygulamalar ile <strong>migren botoksunun</strong> artık rutin tedaviler arasında yer aldığını ve yüksek başarı oranları sağladığını belirtti. Migrenin ışığa hassasiyet, kusma ve halsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlatan uzman, bu yöntemlerin hastalar için umut verici olduğunu söyledi.</p>

<h3>Lodos ve şekerli gıdalar atağı tetikleyebilir</h3>

<p>Atakları tetikleyen çevresel ve biyolojik faktörlere dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, hastaların kendi vücutlarını tanıması gerektiğini belirterek şu uyarıları yaptı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Çevresel Faktörler:</strong> Lodoslu hava ve ani hava değişimleri.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beslenme Hataları:</strong> Uzun süreli açlık, mayalı içecekler ve yoğun aromalı gıdalar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gizli Tehlike:</strong> Şeker tüketimi ile migren atakları arasında doğrudan bir bağlantı bulunmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Biyolojik Süreçler:</strong> Kadınlarda özellikle adet dönemleri hassasiyeti artırabilir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Dr. Uluğ, tedavideki temel amacın hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi yaşam tarzlarını bu doğrultuda yönetmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/migrenle-basa-cikmanin-yolu-tetikleyicileri-kesfetmekten-geciyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/05/migren-5152-2843.png" type="image/jpeg" length="30235"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehir Hastanesi'nde kapalı yöntemle kanser ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/sehir-hastanesinde-kapali-yontemle-kanser-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/sehir-hastanesinde-kapali-yontemle-kanser-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi, tıp dünyasında sayılı merkezde gerçekleştirilebilen zorlu bir operasyona imza attı. Kasık fıtığı şikayetiyle hastaneye başvuran 67 yaşındaki Yahya Adıgüzel'in tetkikleri sırasında kalın bağırsağında kanserli doku tespit edildi. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Zengin ve ekibi tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 4,5 saat süren kapalı (laparoskopik) ameliyatla, kanserli bölge başarıyla temizlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Tesadüfen bulunan kanserli dokuya anında müdahale</h2>

<p>Hastaneye fıtık şikayetiyle gelen hastada yapılan detaylı taramalar, hayati bir gerçeği ortaya çıkardı. Sağ kalın bağırsakta bulunan tümör, Dr. İsmail Zengin’in dikkati sayesinde erken evrede yakalandı. Standart prosedürlerde genellikle açık cerrahi ile müdahale edilen bu riskli bölgeye, uzman ekibin tecrübesi sayesinde kapalı yöntemle müdahale edilmesine karar verildi.</p>

<h3>4,5 saatlik hassas operasyon ve hızlı iyileşme süreci</h3>

<p>Dünya genelinde sadece donanımlı merkezlerde yapılabilen bu zorlu cerrahi işlem, sadece birkaç küçük delikten girilerek tamamlandı. Ameliyat hakkında bilgi veren Dr. İsmail Zengin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Hayati riski yüksek olduğu için genellikle açık cerrahinin tercih edildiği bu bölgede, laparoskopik yöntemi başarıyla uyguladık. Tümörü yaklaşık 3 santimlik küçük bir kesiden dışarı çıkardık. Kapalı cerrahi, hastaya ameliyat olmamış gibi bir konfor sunuyor ve iyileşme sürecini ciddi oranda hızlandırıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>Eskişehir bölgenin sağlık üssü olma yolunda</h3>

<p>Eskişehir Şehir Hastanesi'nin gerek yanık merkezi gerekse genel cerrahi alanında bir bölge hastanesi vizyonuyla hareket ettiğini belirten Zengin, hastane yönetiminin ve klinik şeflerinin bu tür ileri teknoloji gerektiren operasyonlara büyük destek verdiğini vurguladı. Operasyon sonrası 7 gün müşahede altında tutulan hasta, sağlığına kavuşarak onkolojik tedavi sürecine başlamak üzere taburcu edildi.</p>

<h3>"Büyük bir dertten kurtuldum"</h3>

<p>Sağlığına kavuşan Yahya Adıgüzel, operasyon sonrası yaşadığı süreci anlatırken doktorlarına ve hastane çalışanlarına teşekkür etti. Fıtık için gelip kanserden kurtulduğunu belirten Adıgüzel, "Hastalığımın ne olduğunu bilmiyordum, İsmail Hocam beni büyük bir dertten kurtardı. Şimdi kemoterapi sürecim başladı, kendimi çok daha iyi hissediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/sehir-hastanesinde-kapali-yontemle-kanser-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w687132-01.jpg" type="image/jpeg" length="49686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehirli İş İnsanlarından Anlamlı Dokunuş]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirli-is-insanlarindan-anlamli-dokunus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirli-is-insanlarindan-anlamli-dokunus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD), sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü’ne modern donanımlı 3 yeni hasta odası kazandırdı. Odalar, zorlu tedavi süreçlerinden geçen hastalara daha konforlu bir ortam sunacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Onkoloji Hastaları İçin Modern ve Konforlu Alanlar</h2>

<p>ESMİAD tarafından tefrişatı tamamlanan odalar, modern yapıları ve fonksiyonel donanımlarıyla dikkat çekiyor. Uzun süreli tedavi gerektiren onkoloji hastalarının hem fiziksel hem de psikolojik ihtiyaçları düşünülerek hazırlanan bu yeni alanların, hasta memnuniyetini ve tedavi motivasyonunu artırması hedefleniyor.</p>

<h3>"Eskişehir’de Kazananın Bu Şehre Borcu Var"</h3>

<p>Açılış töreninde konuşan ESMİAD Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Oğuz Sinlenmez</strong>, iş dünyasının sadece ekonomiye değil, toplumsal hayata da dokunması gerektiğini vurguladı. Sinlenmez, "Bu şehirde büyüyen her iş insanının Eskişehir’e borcu olduğuna inanıyoruz. Bugün burada sadece oda açmıyoruz, hastalarımızın tedavi sürecine umut katıyoruz. Projelerimiz artarak devam edecek" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sağlık ve İş Dünyasından Güçlü İş Birliği</h3>

<p>Törene katılan protokol üyeleri, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki bu tür dayanışmaların sağlık hizmet kalitesini yukarı taşıdığına dikkat çekti. Açılışa; ESOGÜ Genel Sekreteri Harun Yoldaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir ve Hastane Başhekimi Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy gibi üst düzey isimler katılarak ESMİAD üyelerine teşekkür etti.</p>

<h3>Açılışa Katılan İsimler</h3>

<p>Geniş bir katılımla gerçekleşen törende; Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Bülent Yıldız ve bölüm öğretim üyeleri ile hastane yönetimi de hazır bulundu. Dernek yetkilileri, Eskişehir’in sağlık altyapısına destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirli-is-insanlarindan-anlamli-dokunus</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w684071-01.jpg" type="image/jpeg" length="88588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de 76 Yaşındaki Hastaya Ameliyatsız Şah Damarı Müdahalesi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-76-yasindaki-hastaya-ameliyatsiz-sah-damari-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-76-yasindaki-hastaya-ameliyatsiz-sah-damari-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Batıkent Hastanesi’nde, şah damarında ileri derecede darlık bulunan 76 yaşındaki bir hasta, felç riskine karşı uygulanan modern bir yöntemle sağlığına kavuştu. "Karotis arter stentleme" adı verilen işlem sayesinde, hasta açık cerrahiye gerek kalmadan kısa sürede ayağa kalktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Kasıktan Girilerek Beyne Giden Yol Açıldı</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı <strong>Doç. Dr. Hakan Göçer</strong>, hastanın boyun bölgesindeki daralmanın hayati risk taşıdığını tespit etti. Müdahale süreci hakkında bilgi veren Göçer, "Açık ameliyat yerine kasıktan girilerek yapılan endovasküler yöntemi tercih ettik. İşlem sırasında hastamızın bilinci açıktı. Kateter yardımıyla daralan bölgeye ulaşıp stent yerleştirerek kan akışını normale döndürdük," dedi.</p>

<h3>Sadece 45 Dakikada Felç Riski Ortadan Kalktı</h3>

<p>Şah damarı darlığının beyne giden kanı azaltarak inme (felç) riskini tetiklediğini belirten Doç. Dr. Göçer, işlemin detaylarına dair şunları paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İşlem Süresi:</strong> Yaklaşık 30-45 dakika sürdü.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yöntem:</strong> Kesi yapılmadan, stentleme yoluyla damar açıklığı sağlandı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sonuç:</strong> Müdahale sonrası hastanın nörolojik durumu stabil kalarak kan akımı normale ulaştı.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Bu Belirtilere Dikkat: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</h3>

<p>Hastaneden kısa sürede taburcu olan hastanın genel durumunun iyi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Hakan Göçer, inme riskine karşı vatandaşları uyardı. Özellikle şu belirtileri yaşayanların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Baş dönmesi ve geçici konuşma bozukluğu,</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Aniden gelişen görme kaybı,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kol veya bacaklarda hissedilen ani güçsüzlük.</strong></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-76-yasindaki-hastaya-ameliyatsiz-sah-damari-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w684070-01.jpg" type="image/jpeg" length="72374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından İşitme Cihazı Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/uzmanindan-isitme-cihazi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/uzmanindan-isitme-cihazi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşitme cihazları, dış dünyadaki sesleri toplayıp işleyerek kulak kanalına ileten ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen teknolojik araçlardır. Ancak bu cihazların rastgele seçilmemesi gerektiğini belirten Odyometrist Ahmet Avcı, doğru cihazın ancak bir uzman denetiminde belirlenebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Cihaz Seçiminde Kişisel Özellikler Belirleyici Oluyor</h2>

<p>İşitme cihazı belirlenirken sadece ses seviyesine bakılmadığını ifade eden Avcı; hastanın yaşı, kulak yapısı, mevcut hastalıkları ve hatta kullandığı ilaçların bile hesaplamaya dahil edildiğini söyledi. Özellikle iki kulakta da kayıp varsa, ses dengesinin sağlanması ve gürültülü ortamlarda kelimelerin seçilebilmesi için çift cihaz kullanımının önemine değindi.</p>

<h3>Ses Yükselticiler İşitme Sağlığını Tehdit Ediyor</h3>

<p>Vatandaşların sıkça sorduğu "Ses yükseltici kullansam olur mu?" sorusuna net bir dille yanıt veren Ahmet Avcı, şu uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"İşitme cihazları kişiye özel programlanan medikal ürünlerdir. Ses yükselticiler ise sadece sesi gelişigüzel artıran, işitme uzmanı tarafından ayarlanmayan cihazlardır. Uygun olmayan bir cihaz kulağa fayda sağlamak bir yana, işitme yetisine ciddi zararlar verebilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>İşitme Cihazı Kullanırken Bunlara Dikkat Edin</h3>

<p>Cihazın ömrünü uzatmak ve kulak sağlığını korumak için bakımın şart olduğunu belirten uzman, kullanıcılar için şu altın kuralları sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sıvıdan Uzak Tutun:</strong> Cihazınızı ter, su ve tozdan mutlaka koruyun.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Isı Kontrolü:</strong> Yüksek ısı kaynaklarından uzak tutun.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uyku Düzeni:</strong> Cihazlar yatarken kesinlikle takılmamalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Düzenli Bakım:</strong> Periyodik temizlik ve ayarlar için uzman desteği alınmalıdır.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/uzmanindan-isitme-cihazi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w683094-01.jpg" type="image/jpeg" length="77128"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demans Bakımında Altın Kurallar]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/demans-bakiminda-altin-kurallar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/demans-bakiminda-altin-kurallar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Nuray Can Uluğ, demans sürecinin sadece hastayı değil, tüm aileyi kapsayan uzun bir yolculuk olduğunu vurguladı. Hastalığın evrelerine göre hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Uluğ, bakım verenlerin tükenmişlik yaşamaması için hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Alzheimer ve Demans Sürecinde Evreler: Ne Beklemeli?</h2>

<p>Demansın en yaygın türü olan Alzheimer, farklı evrelerle ilerleyen bir yapıya sahip. Dr. Uluğ, her evrenin ortalama <strong>4-5 yıl</strong> sürebileceğini hatırlatarak, ailelerin hem maddi hem de manevi bir hazırlık içinde olması gerektiğini belirtti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlk Evre:</strong> Hasta büyük ölçüde bağımsızdır ancak kaybolma ve dolandırılma gibi risklere karşı denetlenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Orta Evre:</strong> Ev içi güvenlik en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Sadece kapıyı kilitlemek yeterli olmayabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İleri Evre:</strong> Hasta tamamen bakıma muhtaç hale gelir ve 24 saat gözetim gerektirir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Aile İçi İş Bölümü Hayati Önem Taşıyor</h2>

<p>Bakım sürecinin on yılı aşan bir sürece yayılabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Nuray Can Uluğ, tüm yükün tek bir kişiye yüklenmemesi gerektiğini söyledi. Aile bireyleri arasında görev paylaşımı yapılması, bakım verenin psikolojik sağlığını korumak için en temel şart olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Demans Hastasıyla İletişimin Anahtarı: Sade ve Sabırlı Dil</h2>

<p>Hastaların zamanla karmaşık cümleleri anlamakta zorlandığını belirten Uluğ, iletişimde şu stratejilerin izlenmesini öneriyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Kısa ve net cümleler</strong> kurun.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hastayı zorlamaktan ve tartışmaktan kaçının.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabırlı ve şefkatli bir yaklaşım sergileyin.</p>
 </li>
</ol>

<h2>"Bakım Veren Kişi Kendi Sağlığını İhmal Etmemeli"</h2>

<p>Sürecin oldukça yıpratıcı olduğunu hatırlatan Dr. Uluğ, bakım verenlerin kendi fiziksel ve ruhsal sağlıklarını ikinci plana atmaması gerektiğini vurguladı. Bakım veren kişi çöktüğünde hastaya faydalı olamayacağına dikkat çeken Uluğ, gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinilmemesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/demans-bakiminda-altin-kurallar</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/demans-bunama-28105-45181-b.jpg" type="image/jpeg" length="77160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Bilim İnsanlarından Dünyada Bir İlk: Enfeksiyonu Bitiren Yapay Kemik!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/turk-bilim-insanlarindan-dunyada-bir-ilk-enfeksiyonu-bitiren-yapay-kemik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/turk-bilim-insanlarindan-dunyada-bir-ilk-enfeksiyonu-bitiren-yapay-kemik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’deki iki köklü üniversitenin 20 yıl süren ortak çalışması, tıp dünyasında devrim yaratacak bir başarıyla sonuçlandı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen antibakteriyel yapay kemik grefti, dünyada enfeksiyonlu bölgede kullanılabilen ilk ürün olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>20 Yıllık Sabrın Bilimsel Zaferi</h2>

<p>Prof. Dr. Nusret Köse liderliğinde yürütülen çalışmalar, yaklaşık 20 yıl önce laboratuvar ortamında başladı. Anadolu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aydın Doğan ile el ele veren ekip; kalsiyum fosfat bazlı, antimikrobiyal özellikli ve vücuttaki mikrobu öldürme yeteneğine sahip bir teknoloji geliştirdi. Bu süreçte 2 doktora ve 4 tıpta uzmanlık tezi hazırlanarak projenin akademik temelleri sapasağlam atıldı.</p>

<h2>"Dünyada Benzeri Yok!"</h2>

<p>Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nusret Köse, geliştirilen teknolojinin farkını şu sözlerle özetledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği, enfekte ortamda kullanılabilir olmasıdır. Bu yönüyle dünyada bir ilktir ve benzeri başka bir ürün bulunmamaktadır."</p>
</blockquote>

<h2>78 Hastada Başarıyla Uygulandı</h2>

<p>TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilen proje, hayvan deneylerinin ardından klinik aşamaya geçti. Geliştirilen yapay kemik grefti, bugüne kadar <strong>78 hasta üzerinde</strong> kullanıldı ve son derece başarılı sonuçlar elde edildi. Çalışmanın başarısı uluslararası tıp dergilerinde makale olarak yayımlanarak dünya literatürüne girdi.</p>

<h2>Seri Üretim ve İhracat İçin Geri Sayım</h2>

<p>Savunma sanayiindeki yerli ve milli başarıların bir benzerini tıbbi cihaz sektöründe sergilemeyi hedefleyen proje, şu an seri üretim öncesi son aşamada. Avrupa ve Türkiye'deki yeni regülasyonlar (MDR süreçleri) kapsamında belgelendirme çalışmaları devam ediyor. Bu süreç tamamlandığında, Eskişehir’de üretilen bu teknoloji tüm dünyaya ihraç edilebilecek.</p>

<h3>Bu Teknoloji Neleri Değiştirecek?</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İmplant Enfeksiyonlarına Son:</strong> Ortopedide kullanılan metalik implantların yüzeyine uygulanabilen seramik kaplamalar sayesinde enfeksiyon riski ortadan kalkacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zorlu Ameliyatlarda Kolaylık:</strong> Kemik enfeksiyonu olan bölgelerde bile güvenle kullanılabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Milli Ekonomi:</strong> Türkiye, yüksek katma değerli tıbbi cihaz üretiminde dünya devleriyle yarışır hale gelecek.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/turk-bilim-insanlarindan-dunyada-bir-ilk-enfeksiyonu-bitiren-yapay-kemik</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w677106-02.jpg" type="image/jpeg" length="43237"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vertigo ciddi hastalıkların habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/vertigo-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/vertigo-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Nargız Salahova, ani baş hareketleriyle tetiklenen baş dönmesinin vertigonun ilk işareti olabileceği konusunda uyardı. Şiddetli denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Vertigo nedir ve belirtileri nelerdir?</h2>

<p>Vertigo, kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissettiği bir illüzyon olarak tanımlanıyor. Günlük yaşamı kısıtlayan bu duruma genellikle mide bulantısı ve dengesizlik eşlik ediyor. Tanı sürecinde hastanın öyküsünün kritik olduğunu belirten Dr. Salahova, "Baş dönmesinin ne kadar sürdüğü ve nasıl tetiklendiği, sorunun kaynağını bulmamızda bize yol gösteriyor," dedi.</p>

<h3>Kulak kristalleri mi oynadı yoksa neden beyin kaynaklı mı?</h3>

<p>Baş dönmesinin kaynağı her zaman kulak olmayabiliyor. Dr. Salahova, vertigoyu iki ana gruba ayırıyor:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kulak Kaynaklı (KBB):</strong> En sık görülen türdür. Halk arasında "kulak kristallerinin oynaması" (BPPV) olarak bilinir. Genellikle yatakta dönme veya başı yukarı kaldırma gibi ani hareketlerle tetiklenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyin Kaynaklı (Santral):</strong> Şiddetli yürüme güçlüğü, çift görme ve konuşma bozukluğu gibi nörolojik belirtiler eşlik eder. Bu durumda hastalar doğrudan nöroloji uzmanına yönlendirilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3>İlaçsız tedavi mümkün: Manevra yöntemi</h3>

<p>Özellikle 50 yaş üstü kadınlarda daha sık görülen kristal oynaması (BPPV) durumunda, tedavi için ilaçtan ziyade özel manevralar tercih ediliyor. Dr. Salahova, "Uyguladığımız manevralarla kulak içindeki kristalleri doğru konuma yönlendirerek baş dönmesini ortadan kaldırmayı hedefliyoruz," diyerek denge egzersizlerinin de önemine dikkat çekti.</p>

<h3>"Başım döner" korkusuyla hareketsiz kalmayın</h3>

<p>Vertigo hastalarının en büyük hatasının, atak korkusuyla hareketten kaçınmak olduğunu belirten Salahova, tam tersine hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmenin tedavinin bir parçası olduğunu vurguladı. Hareketsizlik, vücudun denge sisteminin tembelleşmesine neden olabiliyor.</p>

<h3>Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin</h3>

<p>Aşağıdaki durumlarda mutlaka bir uzmana danışılması öneriliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Uzun süren ve şiddetli baş dönmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yürüme ve denge kurmada zorluk,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çift görme veya konuşmada bozukluk,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şiddetli mide bulantısı.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/vertigo-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-29-141236.png" type="image/jpeg" length="87585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir sağlıkta merkez üssü oluyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehir-saglikta-merkez-ussu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehir-saglikta-merkez-ussu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir, Türkiye’nin sayılı merkezlerinden biri olacak dev bir sağlık yatırımına ev sahipliği yapıyor. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı törenle açılırken, kentin sağlık altyapısını güçlendirecek SMA laboratuvarı da hizmete girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Türkiye'nin sayılı merkezlerinden biri Eskişehir'de</h2>

<p>Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde hayata geçirilen <strong>Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı</strong>, ileri düzey tanı hizmetleriyle bölgeye nefes aldıracak. Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan bu merkez sayesinde, tüberküloz (verem) hastalığının teşhis ve tedavi süreçleri artık çok daha hızlı ve kapsamlı bir şekilde Eskişehir’de yürütülecek.</p>

<h3>SMA taramalarında stratejik adım: Türkiye'nin 4. laboratuvarı</h3>

<p>Açılış programı kapsamında protokol üyeleri, Türkiye'nin 4. SMA Laboratuvarı’nı da ziyaret etti. Genetik hastalıkların erken teşhisi ve takibi noktasında kritik bir rol üstlenen bu merkez, özellikle yeni doğan taramaları ve genetik danışmanlık süreçlerinde hayati önem taşıyor. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, bu yatırımların toplum sağlığını korumadaki stratejik rolüne dikkat çekerek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>"Ülkemiz adına büyük bir kazanım"</h3>

<p>Törende konuşan Vali Yılmaz, güçlü bir sağlık altyapısının erken tanı ve etkin tedavi için şart olduğunu vurguladı. Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Nur Öğün ise Eskişehir’deki bu kapasite artışının tüberkülozla mücadelede Türkiye adına önemli bir kazanım olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehir-saglikta-merkez-ussu-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/03/a-w671072-01.jpg" type="image/jpeg" length="25746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürlüğü’nden Deprem Haftası Mesajı: “Afetlere Hazırız”]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/il-saglik-mudurlugunden-deprem-haftasi-mesaji-afetlere-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/il-saglik-mudurlugunden-deprem-haftasi-mesaji-afetlere-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, tam donanımlı araç filosu ve uzman ekipleriyle olası afet ve kriz durumlarına karşı teyakkuz halinde olduklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mobil Komuta Tırı ve UMKE Araçları Sahada</p>

<p>Müdürlük envanterinde yer alan “Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi” tırı ile Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) araçları, afet yönetiminde operasyonel gücün en önemli unsurları arasında gösterildi.</p>

<p>Daha önce Valilik nezdinde tanıtımı yapılan ve kapsamlı restorasyon sürecinin ardından yenilenerek hizmete alınan Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırının, olası bir afet anında kriz yönetiminin merkezi olacağı belirtildi. Uydu bağlantısı ve gelişmiş haberleşme sistemleriyle donatılan araç sayesinde sağlık operasyonlarının doğrudan olay yerinden yönetilebildiği ifade edildi.</p>

<p>Zorlu arazi koşullarında görev yapabilen UMKE araçlarının ise ekiplerin hızlı ve etkin müdahale kapasitesini artırdığı kaydedildi.</p>

<h2>“Kesintisiz İletişim Hayat Kurtarır”</h2>

<p>İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, Deprem Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bildirici, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini vurgulayarak, 1-7 Mart Deprem Haftası’nın eksiklerin gözden geçirildiği ve kapasitenin test edildiği önemli bir dönem olduğunu ifade etti.</p>

<p>Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırı ile tam donanımlı UMKE araçlarının aktif görevde olduğunu belirten Bildirici, afet anında en kritik unsur olan kesintisiz iletişimin 112 acil istasyonları ve hastanelerle doğrudan olay yerinden sağlanabildiğini dile getirdi.</p>

<h2>Eğitim ve Tatbikatlar Sürecek</h2>

<p>Açıklamada, Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda sağlık personeline yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarının aralıksız devam edeceği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, geçmiş depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, ülke genelinde afet bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/il-saglik-mudurlugunden-deprem-haftasi-mesaji-afetlere-haziriz</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-02-at-125634.jpeg" type="image/jpeg" length="62319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek taşı sorunu için Özbekistan’dan geldi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/bobrek-tasi-sorunu-icin-ozbekistandan-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/bobrek-tasi-sorunu-icin-ozbekistandan-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Böbrek taşı sorunuyla Özbekistan’dan gelen hastaya Özel Ümit Hastanesi Üroloji doktoru tarafından Endopyelotomi yöntemi ile gerçekleştirilen operasyon ile müdahale edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zulkhumor Otaboboeva isimli hasta uzun süren böbrek taşı şikayetlerine çözüm bulamayınca, Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’ne başvurdu. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul, tarafından Endopyelotomi cerrahi uygulaması, yapılan hasta sağlığına kavuştu. Uygulanan Endopyelotomi yöntemi hakkında bilgi veren Op. Dr. Erkul şunları aktardı: “Bu yöntem; endoskopik imkanlarla gerçekleştirilen kapalı böbrek darlığı cerrahi prosedürünü kapsamaktadır. Endopyelotomi işlemi anestezi koşulları altında gerçekleştirilmektedir. Endopyelotomi girişiminde cerrahi uygulama idrar kanalı üzerinden yollanan endoskopla başlamaktadır. Tamamen kapalı olarak gerçekleştirilen uygulama sadece ufak kesiler içerir, ve böylece çok sayıda cerrahi komplikasyonun önüne geçilmiş olur. Açık bir şekilde gerçekleştirilen geleneksel ameliyat yöntemleri büyük risk faktörü barındırdıkları gibi iyileşme hızını da büyük oranda düşürürler. Bunun sebebi büyük kesiler üzerinden operasyonların gerçekleştirilmesidir.”</p>

<p><strong>“Kapalı cerrahi hastanın iyileşmesini kolaylaştırır”</strong></p>

<p>Endopyelotomi yönteminin; geleneksel yöntemlerin aksine, direkt olarak idrar kanalı üzerinden hareket ettirilen endoskop yardımı ile gerçekleştirildiğini belirten Erkul, şöyle konuştu: “Böylece hastanın yaşadığı böbrek kanal darlığı problemi de kolaylıkla tedavi edilmiş olur ve geleneksel yöntemlerin yan etkilerinden bağımsız bir şekilde tedavi süreci tamamlanır. Endopyelotomi ile birlikte endoskopik, kapalı yöntemlerin cerrahide kullanılması, hastaların iyileşme sürelerini minimumda tutmaktadır. Böylece günlük yaşam düzenine hızlı bir şekilde geri dönebilen hastalar çok daha az komplikasyon riski sayesinde sıkıntısız bir dönem geçirerek sağlıklarına kavuşurlar.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“Operasyonun başarılı olması için ön tetkikler önemli”</strong></p>

<p>Endopyelotomi operasyonunun başarıya ulaşabilmesi için çeşitli ön tetkiklere ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekleyen Üroloji (Bevliye) Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul “İncelenmesi gereken bazı önemli noktalar vardır ve burada mevcut problemler söz konusu ise endoskop ile tedavi imkanı yani Endopyelotomi mümkün olmayabilir. Böbrekte şişme olup olmadığı ya da şişmenin derecesi, çapraz damar varlıkları, kanal darlığına eşlik eden taş, tortul yapıların varlığı, böbrek fonksiyonları ve renal fonksiyon durumu bu kapsamda önceden bilinmesi gereken durumlardır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/bobrek-tasi-sorunu-icin-ozbekistandan-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Feb 2024 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/02/aw133995-01.jpg" type="image/jpeg" length="96515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vaka sayısında meme kanseri akciğer kanserini geride bıraktı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Fuzuli Tuğrul, kanser vakalarının artmasının beklendiğini, buna karşılık yeni teknolojiler ile kanserin erkenden teşhis edilerek kişiye özel tedavilerle daha başarılı sonuçlar alınabileceğini ve genetik bilimi sayesinde kanser türlerinin önceden saptanabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Acıbadem Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Fuzuli Tuğrul, dünya çapında önemli bir halk sağlığı sorunu olan kanserin dünyada ikinci önde gelen ölüm nedeni olduğunu belirterek 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle önemli bilgiler verdi. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı verilerine göre 2020 yılında 19,3 milyon olan yeni kanser vakasının 2040’ta 28,4 milyon olmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Kadınlarda meme kanserinin en sık teşhis edilen kanser olarak akciğer kanserini geride bıraktığına dikkat çeken Dr. Tuğrul meme kanserini sırasıyla akciğer, kolorektal, prostat ve mide kanserlerinin takip ettiğini söyledi. Ölüm nedenlerine gelince akciğer kanserinin ilk sırada yer aldığını ve onu da kolorektal, karaciğer, mide ve kadın meme kanserlerinin izlediği bilgisini aktardı.<br />
<br />
<strong>“Erken teşhis 5 kategoriye ayrılır”</strong></p>

<p>Dr. Tuğrul neredeyse tüm kanserler için, hastalığın erken bir aşamada tespit, teşhis ve tedavi edilmesiyle hayatta kalma şansının önemli ölçüde arttığını ve erken teşhis araştırmalarının beş geniş kategoriye ayrıldığını söyledi.</p>

<p>İlk kategoride yıllık taramanın yer aldığını belirten Dr. Tuğrul bu taramaların pankreas, melanom gibi hızlı ve agresif şekilde gelişen kanserleri tespit edemeyebileceğini, bu agresif kanserler için yeni erken teşhis yöntemlerinin geliştirilmeye çalışıldığı aşamanın ‘erken kanserin biyolojisini belirleme’ ategorisi olduğunu dile getirdi. Riskli kişilerin belirlendiği ikinci kategoride kimlerin kansere yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ve dolayısıyla kimlere test yapılması gerektiğini ve testlerin nasıl rumlanıp bunlara göre hareket edilmesi gerektiğine karar vermede önemli zorluklar bulunduğunu anlattı. Görünüşte sağlıklı kişilerin test edildiği bu aşamanın mümkün olduğunca basit, düşük maliyetli ve minimum düzeyde yanlış negatif veya pozitif sonuç sağlaması gerektiğini vurgulayan Dr. Tuğrul meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için Pap smear, kolorektal kanser için kolonoskopi ve akciğer kanseri için düşük doz bilgisayarlı tomografinin (BT) bu grupta yer aldığını ifade etti.<br />
<br />
<strong>“Küçük tümörleri bulmak samanlıkta iğne aramaya benzer”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erken tümörler çok küçük olduğu için bulunup doğrulanmasını, samanlıkta iğne aramaya benzeten Dr. Tuğrul kanserin erken teşhisi için biyobelirteçlerden faydalanıldığını söyledi. Biyobelirteçlerin bulunup doğrulanması kategorisine örnek olarak kandaki yüksek prostat spesifik antijeninin (PSA), prostat kanserinin erken teşhis biyobelirteçlerinden biri olduğunu kaydetti.<br />
Doğru teknolojilerin geliştirilmesinden bahseden Dr. Tuğrul “Bu belirteçleri tespit edecek kadar hassas veya önemsiz hastalıklar için aşırı tedaviyi önleyecek kadar isabetli teknolojilerin geliştirilmesi oldukça zordur. Örneğin MRI ve PET gibi görüntüleme teknolojileri erken tanı ve evreleme gerçekleştirebilir. Son olarak erken teşhis yaklaşımlarının uygun şekilde değerlendirilmesi de erken teşhisin beşinci kategorisini oluşturur. En büyük zorluk, yeni bir erken teşhis yaklaşımının kanserleri gerçekten erken tespit edebileceğini ve sonuçta hayat kurtarabileceğini göstermektir” diye konuştu.<br />
<br />
<strong>“Onkoloji kliniklerinde yapay zeka kullanılıyor”</strong></p>

<p>Erken teşhis yöntemleri ile kanser tedavisinde hızlı iyileşme sağlandığının altını çizen Dr. Tuğrul özellikle serviks (rahim ağzı) kanserini önlemek için geliştirilen human papillomavirus (HPV) aşısını örnek gösterdi. Tedavi sürecindeki yeni yaklaşım ve teknolojiler sayesinde hastaya özel teşhis ve tedavi planlanabildiğine işaret eden Dr. Tuğrul “Bunun için de yapay zeka programları sıklıkla onkoloji kliniklerinde kullanılmaya başlandı. Kemoterapi tedavisine ek olarak hedefe yönelik ajanlar ve immünoterapi ilaçlarıyla kanser tedavisinde büyük bir ilerleme sağlandı. Radyasyon onkoloji kliniklerinde de yüksek teknolojik cihazların kullanılmaya başlanmasıyla tedavi oranları oldukça arttı. İleride genomik radyoterapi tedavisi ile kişiye özel tedaviler planlanmaya başlanacaktır” dedi.<br />
<br />
<strong>“KETEM’de pek çok tarama testi yapılıyor”</strong></p>

<p>Ülkemizde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri’nin (KETEM) toplum tabanlı kanser tarama hizmeti verdiğini belirten Dr. Tuğrul bu kapsamda 40-69 yaş arası kadınlarda iki yılda bir mamografi ile, 30-65 yaş arası cinsel aktif kadınlarda beş yılda bir HPV-DNA ve pap smear testi ile, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi ile taramalar yapıldığını söyledi. Yine Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerde açtığı sigara bırakma poliklinikleri ile kanseri önlemeye yönelik hizmet verildiğini ifade etti.</p>

<p>Günümüzde insan yaşam süresinin artmasıyla kansere yakalanma oranının da arttığına değinen Dr. Tuğrul “İleride genetik kliniklerinde kişiye özel gen haritaları oluşturulacak ve gelişecek kanser türü önceden belirlenebilecek. Bu yöntem gelişinceye kadar herkes erken teşhis için tarama programlarını yaptırmalı ve önleyici tedbir almalıdır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Feb 2024 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/02/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti.png" type="image/jpeg" length="67495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nifty Testi Hastalık Teşhisleri İçin Uygulanan Yöntemler]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/nifty-testi-hastalik-teshisleri-icin-uygulanan-yontemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/nifty-testi-hastalik-teshisleri-icin-uygulanan-yontemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm anne adayları gebelikleri boyunca en çok bebeğinin sağlık durumunu merak etmektedir. Özellikle genetik hastalıklar denildiğinde akıllara gelen Down Sendromu için tarama testleri arasında nifty testi bulunmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında hastalıkların teşhis edilmesi için birçok yöntem kullanılmaktadır. Bunlardan biride <strong>alerji testi </strong>olarak bilinmektedir. Alerji testi ve daha birçok test, tıpta hastalıkların teşhisi için büyük bir rol oynamaktadır.</p>

<h2><strong>Nifty Testi Nedir?</strong></h2>

<p>Tüm anne adayları gebelikleri boyunca en çok bebeğinin sağlık durumunu merak etmektedir. Özellikle genetik hastalıklar denildiğinde akıllara gelen Down Sendromu için tarama testleri arasında <strong>nifty testi </strong>bulunmaktadır. Bu testler içerisinde güvenirliği en yüksek olan Nifty testi, anne adayından kan alınarak kolayca yapılmaktadır.</p>

<h2><strong>Nifty Testi Nasıl Yapılır? Ne Zaman Uygulanır?</strong></h2>

<p>Negatif ya da pozitif olarak sonuç veren Nifty testi, çıkan sonuca göre bebeğin sağlığı hakkında bilimsel bulgular sunmaktadır. Eğer testin soncu <a href="https://www.labistanbul.net/nifty-test/" rel="nofollow"><strong>nifty testi</strong></a> pozitif çıkarsa anne karnındaki bebeğe 99,9 oranında trizomi teşhisi konulmaktadır. Bu hastalık teşhisi erken konulduğu için tanı ve tedavi süreci daha hızlı ilerlemektedir.</p>

<h2><strong>Nifty Test Özellikleri Nelerdir?</strong></h2>

<p>Gebeliğin belirli bir süresinden sonra yapılan Nifty testi, kromozomlardaki trizomi hastalıklarının gebelik esnasında tespit edilmesini sağlamaktadır. Diğer yöntemlere göre daha güvenilir ve kesin sonuçlar sunan <strong>Nifty testi, </strong>hem anne adayına hem de doktora büyük kolaylıklar ve avantajlar sağlamaktadır. Bunların yanı sıra anne adayından alınan kan ile yapılan bu test, anne ve bebek sağlığı açısından herhangi bir tehlike oluşturmaktadır.</p>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Nedir?</strong></h2>

<p>Renkli doppler, yüksek frekanslı ses dalgaları ile yapılan, ulaşılması kolay ve invaiz olmayan bir görüntüleme yöntemidir. Normal bir ultrasonda görüntü gösterebilmek için ses dalgaları kullanılmaktadır, ancak <strong>renkli doppler </strong>uygulamasında olduğu gibi kan akışı bu durumda gözükmemektedir. Renkli doppler işleminde ise kan akışının yönü ve hızı net olarak görülmektedir.</p>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Nasıl Çekilir?</strong></h2>

<p>Bu işlem için özel bir hazırlık süreci bulunmamaktadır. Kişi muayene masasına uzanır ve doktor tarafından sürülen jel ve prob ile <a href="https://www.labistanbul.net/renkli-doppler-ultrasonografi/" rel="nofollow"><strong>renkli doppler</strong></a> çekimi başlamaktadır. Bu esnada ekran üzerinde mavi ve kırmızı renkler belirmektedir. Renkler, damarlardaki kanın akışını göstermektedir.</p>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Neden Yapılır?</strong></h2>

<p>Renkli doppler çekiminin kullanıldığı birçok alan bulunmaktadır. Bu alanlar ile ilgili bir sıralama yapacak olursak;</p>

<ol>
 <li>Gebelik süreçleri,</li>
 <li>Toplardamar ve atardamar hastalıkları,</li>
 <li>Böbrek incelemeleri,</li>
 <li>Boyun damarlarının incelenmesi.</li>
</ol>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Kaçıncı Haftada Yapılır?</strong></h2>

<p>Bu ultrason çeşidi birçok işlem için uygulanmaktadır. Bunlardan biride gebeliktir. Bebek bekleyen birçok aile <strong>renkli doppler </strong>uygulamasından haberdardır. Damarlardaki yeterli gelişme görüldükten sonra bu işlem yapılabilmektedir. Özellikle 11-13 ve 18-21 gibi haftalar, bu işlem için en uygun zamanlardır.</p>

<h2><strong>Alerji Testi Nedir? Nasıl Yapılır?</strong></h2>

<p>Alerji testi, vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen reaksiyonların belirlenmesi için uygulanan bir testtir. Çoğu insanda reaksiyona neden olmayan maddeler, bazılarında bağışıklık sistemi tarafından tepki alabilmektedir. Bağışıklık sistemi, antikor adı verilen proteinlerden üretmektedir. Çoğunlukla zararsız olarak bilinen alerjenler, antikorlar tarafından zararlı olarak tanımlanabilmektedir.</p>

<h2><strong>Alerji Teşhisi Nasıl Konur?</strong></h2>

<p>Alerji teşhisi koyabilmek için çeşitli yöntemler izlenmektedir. Alerji testinin hangi duruma göre yapılacağı, işlemde değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin deri prick <a href="https://www.labistanbul.net/alerji-testi/" rel="nofollow"><strong>alerji testi</strong></a> alerji olunan gıdanın saptanmasını sağlamaktadır. Kandan yapılan alerji testi ise kan dolaşımındaki immünoglobilin olarak bilinen antikorların miktarını tespit etmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Alerji İçin Hangi Tahliller Yapılır?</strong></h2>

<p>Alerji için prik deri testi, intradermal deri testi ve patch testi bulunmaktadır. Prik testi, en sık kullanılan <strong>alerji testi </strong>olarak bilinmektedir. İntradermal testler daha çok ilaç alerjisi ve arı alerjisi için kullanılmaktadır. Yama testinde ise cildin çeşitli kimyasalların alerjisi olup olmadığına bakılmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/nifty-testi-hastalik-teshisleri-icin-uygulanan-yontemler</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Jan 2024 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/01/nifty-testi-nasil-yapilir-ne-zaman-uygulanir.jpg" type="image/jpeg" length="37073"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düşüklerin yüzde 50’si kromozom bozukluğundan kaynaklanıyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/dusuklerin-yuzde-50si-kromozom-bozuklugundan-kaynaklaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/dusuklerin-yuzde-50si-kromozom-bozuklugundan-kaynaklaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir, düşükle sonuçlanan gebeliklerin yaklaşık yüzde 50’sinde kromozom bozukluğu bulunduğuna ve aslında her yeni gebeliğin risk taşıdığına dikkat çekti. Genetik testler ile seçilen sağlıklı embriyonun tüp bebek tedavisinde düşük oranını azaltacağını ve eve sağlıklı bir bebekle dönme ihtimalini arttırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Acıbadem Eskişehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Nicel Taşdemir, üremeye yardımcı olan tekniklerden tüp bebek tedavisinde genetik tanının faydaları hakkında anne baba adaylarına önemli bilgiler verdi. Genetik tanının, tüp bebek aşamalarında oluşan embriyoların arasından genetik olarak en sağlıklı olanı seçmek için kullanılan bir yöntem olduğunu belirten Doç. Dr. Taşdemir “Embriyologlar normal tedavide oluşan embriyoları hücre yapısı, hücrelerin sayısı, hücrelerin birbirine eşit olması ve buna benzer kriterlere göre seçer. Seçilen bu embriyonun genetik yapısı bilinemez. Bir takım başarısız denemeler sonrası, tekrarlayan düşükler veya bilinen herhangi bir genetik hastalık varsa o zaman genetik tarama yöntemine başvurulur. Tüp bebekte transfer yapmadan önce her bir embriyodan bir veya birkaç tane hücre alınır ve embriyonun genetik yapısı incelenir. Bundan sonraki işlem ise sağlıklı embriyonun tespit ve transfer edilmesidir” diyerek süreci anlattı.<br />
<br />
<strong>Genetik tanıya hangi durumda ihtiyaç duyulur?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Halk arasında kısırlık denilen infertilite durumunun kadın ya da erkek kaynaklı olabileceğine değinen Doç. Dr. Taşdemir tüp bebek tedavisinden önce muhtemel genetik nedenlerin dışlanması ya da varsa nedenin belirlenmesi için çiftlerin bir genetik tanı merkezine başvurarak danışma almaları ve kromozomlarının incelenmesini tavsiye etti.</p>

<p>En sık karşılaşılan genetik sorunun kromozom bozuklukları olduğunu belirten Doç. Dr. Taşdemir “Çocuk sahibi olamayan erkeklerin en az yüzde 5’inde cinsiyet kromozomlarının sayısal bozukluğu tespit edilmiştir. Sperm sayısının az olması ya da hiç olmaması ile ilişkili diğer bir durum Y kromozomu üzerinde sperm üretiminden sorumlu genlerin kaybıdır. Nadir olmakla birlikte translokasyon gibi daha karmaşık kromozom yeniden düzenlenmeleri de görülebilir. Kadın hastalar için ise Turner Sendromu gibi sayısal kromozom bozukluğu ve nadir yapısal kromozom bozuklukları söz konusu olabilir” diye konuştu.<br />
<br />
<strong>“Ülkemizde test yaptırmak için yurtdışından geliyorlar”</strong></p>

<p>Tek GenAilede bilinen bir Tek Gen hastalığı öyküsü ya da hastalık yapıcı mutasyon varsa yine genetik tanıya ihtiyaç duyulduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Taşdemir “Hastalık yapıcı mutasyonu bilinemeyen durumlarda bu genetik tanı testleri uygulanamaz. Mutasyonun belirlenmesi ise, yapılan teste göre değişmekle birlikte 4 ila 6 hafta kadar sürer. Bu nedenle tüp bebek uygulaması için önce mutasyonun belirlenmesi gerekir” dedi. Tek Gen hastalıklarının çoğunun nadir görülen hastalık olduğunu, bu nedenle test rutin olarak yapılmıyorsa yöntem kurulması ve bu yöntemin standartlara uygun olarak çalışmasının da bekleme süresini uzatacağını sözlerine ekledi.</p>

<p>Ülkemizde talasemi, SMA gibi birçok genetik hastalığın tanısı ve embriyolarda taranması işleminin yapılabildiğinden bahseden Doç. Dr. Taşdemir, Avrupa ülkeleri dahil birçok yerde yasalar ve teknikler gereği bu işlemler yapılamadığı için ülkemize çok sayıda yabancı hastanın Tek Gen ve PGT yöntemleri için geldiğini ifade etti.<br />
<br />
<strong>“Bebekte anomali riski varsa PGT uygulanabilir”</strong></p>

<p>Doç. Dr. Taşdemir, çocuk sahibi olamayan çiftin incelenmesi sonucu bir kromozom ya da Tek Gen bozukluğu belirlenirse, tüp bebek uygulaması ile elde edilen embriyoların genetik tanı için incelenmesinin (PGT) gündeme geldiğini ifade etti. Gebe kalma sorunu olmayan ama bilinen bir genetik bozukluk açısından riskli olan çiftler için de genetik tanı uygulanabileceğini dile getiren Doç. Dr. Taşdemir şunları söyledi:</p>

<p>“Burada gebe kalmakta sorun yoktur, ancak genetik bozukluğa olan bir bebek sahibi olma riski yüksektir. PGT’nin amacı, bilinen bir genetik bozukluk için embriyoların daha gebelik olmadan seçilerek, çiftin sağlıklı bebek sahibi olmasının sağlanmasıdır. Bunun için embriyonun, 3. veya 5. gününde alınan hücrelerin genetik yapısı incelenir ve sağlıklı embriyo seçilip anneye transfer edilir. Böylece, doğum öncesinde genetik test yapılarak, anomali olduğu belirlenen bir bebekle ilgili riskler ortadan kaldırılmaya çalışılır. Anomalili bir bebekle sonuçlanan gebeliğin her ne kadar aile açısından sonlandırılma şansı bulunsa da bu kararı vermek ve uygulamak kolay değildir. PGT, hasta bebek ihtimalini düşürerek, gebeliğin sonlandırılması gibi zor bir kararla karşı karşıya kalma riskini de azaltır”.<br />
<br />
<strong>“Düşük vakalarının yüzde 50’sinde kromozom bozukluğu vardır”</strong></p>

<p>Kendiliğinden düşükle sonuçlanan gebeliklerin yaklaşık yüzde 50’sinde, şeklen normal olarak değerlendirilen ve gelişim gösteren embriyoların ise yine yüzde 50’sinde kromozom bozukluğu bulunduğunu ifade eden Doç. Dr. Taşdemir bu veriler doğrultusunda aslında her yeni gebeliğin risk taşıdığını anlattı. Bütün bunlara ek olarak 35 yaş ve üzerindeki kadınların gebeliklerinde artmış sayısal kromozom anomalisi riski bulunduğu için, anne yaşının ileri olması veya tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı gibi durumlarda, genetik bozukluk taşımayan çiftlerin de kromozom sayı bozuklukları açısından incelenmesini tavsiye etti. Bu tür genetik testlerin implantasyon öncesi genetik tarama (PGS) olarak adlandırıldığını belirtti.</p>

<p>Son dönemlerde gelişen teknolojilerin başarısına işaret eden Doç. Dr. Taşdemir “Genetik olarak sağlıklı bir embriyo seçildiği zaman düşük oranı da azalmış olur. Tüp bebekte sadece gebelik elde etmek değil bu gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam etmesi ve eve sağlıklı bebek götürme oranının arttırılmasını amaçlıyoruz” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/dusuklerin-yuzde-50si-kromozom-bozuklugundan-kaynaklaniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/01/dusuklerin-yuzde-50si-kromozom-bozuklugundan-kaynaklaniyor.png" type="image/jpeg" length="42630"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[7 saatten az uyuyan bireylerin hastalık oranı 3 kat artıyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gece uykusunun enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde büyük önem taşıdığını belirten Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Bölümü Uzmanı ve Uyku Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Vural Fidan, “7 saatten az uyuyan bireylerin hastalık oranı 3 kat artıyor” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnfluenza, koronavirüs, grip, soğuk algınlığı, nezle gibi enfeksiyon hastalıklarının yaygın olduğu şu günlerde, kaliteli uyku büyük önem taşıyor. Özellikle gece uykusunun, hastalık öncesi ve tedavi süreçlerinde bireylerin bağışıklık sistemine doğrudan etkisinin bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, uyku süresinin günde 7 saatin altında düşmemesi konusunda uyarıda bulunuyor. Günde 7 saatten az uyuyan kişilerin, 3 kata kadar daha fazla hasta olma ihtimali bulunduğunu belirten Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak, Burun, Boğaz Bölümü Uzmanı ve Uyku Merkezi sorumlusu Prof. Dr. Vural Fidan, “Yurt dışında da yapılan çatışmalarda, 7 saatin altında uyuyan kişilerin, hastalığa yakalanma ihtimali 3 kat daha fazladır” dedi.<br />
<br />
<strong>“7 saatten az uyuyan kişilerin vücut dirençleri düşüyor”</strong></p>

<p>Sağlıklı uyku ile bireylerin hastalıklardan korunabileceğini ve tedavi sürecini hızlandırabileceğini belirten Prof. Dr. Vural Fidan, “Pandemi döneminde çok büyük bir tecrübe kazandık. Tedavisi konusunda zorlandığımız bazı hastalıklar, özellikle viral hastalıklar konusunda bizim yapmamız gereken vücut sağlığımızı yani immün sistemimizi korumak. Bu immün sistemi korumak için beslenmenin yanı sıra uyku düzeni de çok önemlidir. Yurt dışında da yapılan çatışmalarda da belirtilmiştir, 7 saatin altında uyuyan kişilerin immün sistemleri yani vücut dirençleriyle ilgili çok ciddi bir azalma oluyor. Aynı mikroplara maruz kalsalar bile uyku süresi ne kadar kısalırsa 3 kat daha fazla hasta olmaları mümkün. Tabii bu bir kısır döngü. Solunum yolu enfeksiyonları, hava yolu tıkanmasıyla beraber hastanın gece boyunca uykusunun bölünmesine ve uykuyu devam ettirmede zorluklara yol açıyor. Bu da hastaların derin uykuya geçememelerine yol açıyor. Ne yazık ki immün sistemin regülasyonu yani vücut direncinin organizasyonu aşamalarını kişi göremiyor. Burun tıkanıklığı veya hava yol tıkanıklığı arttıkça uykusu bozuluyor. Uykusu bozuldukça vücut direnci düşüyor. Tabii bunu kırabilmek için veya bir düzene sokabilmek için mutlaka kişilerin üst hava yollarını açık tutmalarını tavsiye ediyoruz. Yatmadan önce burun temizliği çok önemli bir aşaması. Çünkü hava yolumuzu burnumuzdan almış olduğumuz nefesi ağzımızdan vererek kullanmamız gerekiyor normalde. Bunu da sağlayabilmeleri için mutlaka burun açılması ve açık tutulması gerekiyor” dedi.<br />
<br />
<strong>“Birçok hormon gece uykusu esnasında salgılanıyor”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günlük 7 saat uykunun gece saatlerinde olmasının da büyük önem taşıdığını fakat mecburiyet durumlarında gündüz de tamamlanabileceğini belirten Prof. Dr. Fidan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Uyku dediğimiz süreç, normal bireylerde gece yaşanan bir süreçtir. Ancak gece çalışması gereken veya gece uyuyamayan kişilerin bu uykularını gündüz tamamlamaları mümkündür. Fakat gündüz uykusunun hiçbir zaman gece uykusu gibi olmadığını bilmemiz gerekiyor. Çünkü vücudumuzun çalışma prensibi ,homeostatik sistemimizin çalışma prensibi gece bunun aktif olmasını sağlıyor. Yani vücudumuzun hem büyüme hormonu, hem mutluluk hormonu dediğimiz farklı hormonlar ve vücut direncimizin sağlanmasını sağlayacak kortizon hormonları gibi çeşitli hormonların gece yarısında sabaha doğru salgılandığını biliyoruz. Gündüz uykusu gece uykusunun aslında yerine geçmez. Ama mecbur kalırsak tabii ki gece uykusunu gündüz kapatmamız mümkün olur.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/7-saatten-az-uyuyan-bireylerin-hastalik-orani-3-kat-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jan 2024 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/01/aw130075-01.jpg" type="image/jpeg" length="85816"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migren ağrılarında botoks tedavisi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/migren-agrilarinda-botoks-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/migren-agrilarinda-botoks-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Rabia Sedef Üre, migren ağrısının tedavisinde kullanılan botoks uygulaması hakkında bilgilendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Migreni; kişilerin günlük yaşam kalitesini oldukça olumsuz etkileyebilen bir primer başağrısı olarak tanımlayan Dr. Üre, “Bununla birlikte, Migren ilerleyen dönemlerde kronik ağrılara yol açabilecek düzeylere ulaşmaktadır. Migren ağrısından şikayetçi olan kişilerin Mutlaka nöroloji uzmanları tarafından kontrol edilmesi ve uygun tedavi yönteminin bulunması gerekmektedir.” dedi.<br />
<br />
<strong>Belirtiler herkeste farklı olabilir</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Migren hastalığının herkesteki belirtilerinin farklı olabileceğine dikkat çeken Dr. Üre, “Her hastada tüm belirtiler olmayabilir. Migren atakları 4 ile 72 saat sürebilmektedir.” diye konuştu. Ağrının, şiddetli ya da orta düzeyde olabileceğini aktaran Üre, şunları söyledi:</p>

<p>“Bununla birlikte, kusma ya da bulantı görülebilir. Ayrıca ses ve ışık rahatsızlık vermektedir. Fiziksel aktivite ve baş hareketleri ile ağrının şiddeti daha çok artmaktadır. Ağrılı bir migren atağında görme bozukluğu, kırık ışık, bulanık görme gibi şikayetler ortaya çıkmaktadır.”<br />
<br />
<strong>Migren botoksu ne zaman devreye girer</strong></p>

<p>Migrenlerin atak sıklığı ve süresine göre Kronik migren ve Epizodik migren olmak üzere ikiye ayrıldığını belirten Dr. Sedef Üre, migren botoksuyla ilgili şöyle konuştu:</p>

<p>“Migren belli bir atak sayısına kadar atak tedavileri ile, atak sayısı arttığında ise önleme tedavileri ile tedavi edilmektedir. Kronikleşmiş migrende düzenli ilaç tedavisine yanıt vermeyen ya da düzenli ilaç tedavisini kullanamayacak olgularda migren botoksu bir tedavi seçeneğidir. Clostridium Botulinum bakterisinin ürettiği Botulinum toksin yani halk arasında bilinen ismiyle botoks estetik uygulamalar başta olmak üzere birçok rahatsızlığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Migren botoksu migren ataklarını önlemede etkili bir tedavi olarak uzun zamandır kullanılmaktadır.”<br />
<br />
<strong>Migren botoksu kimler için uygun?</strong></p>

<p>Migren botoksu kronik hale gelen ve ilaç tedavisine yanıtsız migren ataklarının tedavi edilmesinde ve yaşam standartlarının iyileştirilmesinde oldukça etkili bir yöntem olduğunu ifade eden Dr. Üre, şu bilgileri aktardı:</p>

<p>“Ancak işlemin yapılması için öncelikle nöroloji uzmanının kontrolü gerekir. Fiziksel muayene, kan tahlili ve MR taraması gibi çeşitli tetkiklerden sonra uygun hastalarda gerekirse tedaviye başlanabilir. Migren botoksu hamilelere, belirli sağlık problemi olan hastalara ve emzirme dönemindeki annelere yapılmaz. Migren botoksu tedavisinin her bir uygulaması yaklaşık 1 saat sürmektedir. Migren botoksu uygulamasının ektilerini göstermesi kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Bunda atakların şiddeti ve kişinin tedaviye vereceği yanıt etkilidir. Ancak genel olarak migren botoksu tedavisi uygulamadan 15 gün sonra etkisini göstermektedir.”<br />
<br />
<strong>Kaç seans yapılması gerekir?</strong></p>

<p>Migren botoksu tedavisinin; standart olarak ilk yıl 4 ayda bir olmak üzere senede 3 seans uygulandığını dile getiren Dr. Sedef Üre, şöyle konuştu:</p>

<p>“İlk uygulamadan sonra 4-6 aylık süre içerisinde ikinci uygulama yapılmaktadır. Daha sonra hastanın ihtiyacına göre 4-6 ay ya da daha uzun sürelerde tekrarı yapılabilir. Migren botoksu tedavisinin etkileri kişiden kişiye değişebilmektedir. Yaşanan migren ataklarının yoğunluğu ve şiddeti migren botoksunun etkinliğinde önemli rol oynamaktadır. Genel olarak migren botoksu tedavisinin etkisi ortalama 4 ile 6 ay kadar sürmektedir. Migren kaynaklı ağrıların kontrol altına alınmasında başarı oranı çok yüksektir.”<br />
<br />
<strong>Migren botoksunun yan etkileri var mı?</strong></p>

<p>Migren botoksu uygulamasının konusunda uzman ve bu konuda deneyimli doktorlar tarafından yapılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Üre, görülebilecek yan etkileri şu şekilde sıraladı:</p>

<p>“Enjeksiyon yapılan bölgede alerjik reaksiyon, enjeksiyon bölgesinde hafif ağrı ya da kanama görülebilir. Migren botoksu uygulamasının uzun süreli sık kullanımlarında vücut botoksa karşı antikor üretebilmektedir. Bu da tedavinin etkinliğini zaman içeresinde azaltabilmektedir. Migren botoksu uygulaması sonrasında kişide yan etkiler gözlemleniyorsa doktora başvurulmalıdır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/migren-agrilarinda-botoks-tedavisi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jan 2024 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/01/migren-agrilarinda-botoks-tedavisi.png" type="image/jpeg" length="49869"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
