<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Haber - Son Dakika Eskişehir Haberleri</title>
    <link>https://www.eskisehirhaber26.com</link>
    <description>Eskişehir haber, Güncel Eskişehir haberleri, Son dakika Eskişehir yerel haberleri, Eskişehirspor gelişmeleri ve Eskişehir iş ilanları Eskişehir Haber 26'da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eskisehirhaber26.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2025. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 14:26:38 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de ebelerden anne adaylarına evde tam destek]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-ebelerden-anne-adaylarina-evde-tam-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-ebelerden-anne-adaylarina-evde-tam-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, anne ve bebek sağlığını korumak amacıyla başlattığı ebelerin ev ziyareti uygulamasıyla fark yaratıyor. Gebelik döneminden lohusalık sürecine kadar süren bu yakın takip sayesinde, anne adayları hastaneye gitmeye gerek kalmadan kendi yaşam alanlarında uzman desteği alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Uzman takibi kapıya kadar geliyor</h2>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, bizzat katıldığı ev ziyaretlerinde sistemin işleyişini yerinde inceledi. Saha çalışmalarının önemine dikkat çeken Bildirici, sağlık profesyonellerinin ev ortamında yaptığı incelemelerin olası riskleri önceden tespit etmede hayati bir rol oynadığını vurguladı. Bu yöntemle sadece fiziksel sağlık değil, anne adayının psikolojik süreci de yakından gözlemleniyor.</p>

<h3>Dijital rehber: Annelik Yolculuğu uygulaması</h3>

<p>Saha ziyaretlerini teknolojiyle birleştiren İl Sağlık Müdürlüğü, <strong>“Annelik Yolculuğu”</strong> isimli mobil uygulamayı da sürece dahil etti. Anne adayları bu uygulama sayesinde:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Haftalık gelişim takibi yapabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Güvenilir tıbbi bilgilere anında ulaşıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Beslenme ve bebek bakımı gibi konularda rehberlik alıyor.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Ebelerden birebir eğitim ve danışmanlık</h3>

<p>Ev ziyaretleri sırasında ebeler; doğru emzirme teknikleri, lohusalık bakımı, bebek banyosu ve uyku düzeni gibi kritik konularda uygulamalı eğitimler veriyor. Bu birebir rehberlik, özellikle ilk kez anne olacak kadınların yaşadığı kaygıları en aza indiriyor.</p>

<h3>"İlk gebeliğimdeki tedirginliği bu hizmetle aştım"</h3>

<p>Hizmetten yararlanan anne adaylarından Hatice Nur Tunç, uygulamanın sağladığı konforu şu sözlerle özetledi: <em>"İlk gebeliğim olduğu için çok fazla soru işareti ve tedirginliğim vardı. Ebelerimizin evime kadar gelip beni bilgilendirmesi sayesinde süreci çok daha bilinçli ve güvende hissederek geçiriyorum."</em></p>

<h3>Hedef: Her gebeye bir ebe</h3>

<p><strong>“Her Gebeye Bir Ebe”</strong> vizyonuyla hareket eden Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, hem sahada hem de dijital platformlarda kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor. Bu kapsamlı takip sistemi, Eskişehir’de sağlıklı nesillerin temellerini evlerde atıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-ebelerden-anne-adaylarina-evde-tam-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/05/whatsapp-image-2026-05-04-at-141354.jpeg" type="image/jpeg" length="54225"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Migrenle başa çıkmanın yolu tetikleyicileri keşfetmekten geçiyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/migrenle-basa-cikmanin-yolu-tetikleyicileri-kesfetmekten-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/migrenle-basa-cikmanin-yolu-tetikleyicileri-kesfetmekten-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, migrenin sadece bir baş ağrısı değil, yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren bir sağlık sorunu olduğunu belirterek hastaları tetikleyici unsurlara karşı uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Her baş ağrısı migren değildir</h2>

<p>Hastalığın yönetiminde doğru tanının hayati önem taşıdığını ifade eden Dr. Nuray Can Uluğ, her baş ağrısının migren olarak sınıflandırılmaması gerektiğini vurguladı. Tanı sürecinde damarsal hastalıklar gibi migreni taklit edebilecek durumların titizlikle araştırılması gerektiğini belirten Uluğ, tanı aşamasında kan tahlilleri ve görüntüleme yöntemlerinden yararlanıldığını ifade etti.</p>

<h3>Atak sıklığına göre kişiye özel tedavi</h3>

<p>Tedavi planlamasının hastanın atak sıklığına göre şekillendiğini söyleyen Dr. Uluğ, şu detayları paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Ayda bir-iki kez gelen seyrek ataklarda sadece ağrıyı dindirmek yeterli olabilir. Ancak ağrılar haftada birkaç güne yayılıyor ve hastayı sık sık acil servise gitmek zorunda bırakıyorsa, koruyucu ve kapsamlı bir tedavi planı şarttır."</p>
</blockquote>

<h3>Migren botoksu ve aşı dönemi</h3>

<p>Modern tıp imkanlarıyla migren tedavisinde yeni bir döneme girildiğini kaydeden Dr. Uluğ, halk arasında <strong>"migren aşısı"</strong> olarak bilinen uygulamalar ile <strong>migren botoksunun</strong> artık rutin tedaviler arasında yer aldığını ve yüksek başarı oranları sağladığını belirtti. Migrenin ışığa hassasiyet, kusma ve halsizlik gibi belirtilerle sosyal yaşamı felç edebildiğini hatırlatan uzman, bu yöntemlerin hastalar için umut verici olduğunu söyledi.</p>

<h3>Lodos ve şekerli gıdalar atağı tetikleyebilir</h3>

<p>Atakları tetikleyen çevresel ve biyolojik faktörlere dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Dr. Nuray Can Uluğ, hastaların kendi vücutlarını tanıması gerektiğini belirterek şu uyarıları yaptı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Çevresel Faktörler:</strong> Lodoslu hava ve ani hava değişimleri.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beslenme Hataları:</strong> Uzun süreli açlık, mayalı içecekler ve yoğun aromalı gıdalar.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Gizli Tehlike:</strong> Şeker tüketimi ile migren atakları arasında doğrudan bir bağlantı bulunmaktadır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Biyolojik Süreçler:</strong> Kadınlarda özellikle adet dönemleri hassasiyeti artırabilir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Dr. Uluğ, tedavideki temel amacın hastaların bu tetikleyicileri fark ederek kendi yaşam tarzlarını bu doğrultuda yönetmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/migrenle-basa-cikmanin-yolu-tetikleyicileri-kesfetmekten-geciyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 22:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/05/migren-5152-2843.png" type="image/jpeg" length="93724"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şehir Hastanesi'nde kapalı yöntemle kanser ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/sehir-hastanesinde-kapali-yontemle-kanser-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/sehir-hastanesinde-kapali-yontemle-kanser-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi, tıp dünyasında sayılı merkezde gerçekleştirilebilen zorlu bir operasyona imza attı. Kasık fıtığı şikayetiyle hastaneye başvuran 67 yaşındaki Yahya Adıgüzel'in tetkikleri sırasında kalın bağırsağında kanserli doku tespit edildi. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. İsmail Zengin ve ekibi tarafından gerçekleştirilen ve yaklaşık 4,5 saat süren kapalı (laparoskopik) ameliyatla, kanserli bölge başarıyla temizlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Tesadüfen bulunan kanserli dokuya anında müdahale</h2>

<p>Hastaneye fıtık şikayetiyle gelen hastada yapılan detaylı taramalar, hayati bir gerçeği ortaya çıkardı. Sağ kalın bağırsakta bulunan tümör, Dr. İsmail Zengin’in dikkati sayesinde erken evrede yakalandı. Standart prosedürlerde genellikle açık cerrahi ile müdahale edilen bu riskli bölgeye, uzman ekibin tecrübesi sayesinde kapalı yöntemle müdahale edilmesine karar verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>4,5 saatlik hassas operasyon ve hızlı iyileşme süreci</h3>

<p>Dünya genelinde sadece donanımlı merkezlerde yapılabilen bu zorlu cerrahi işlem, sadece birkaç küçük delikten girilerek tamamlandı. Ameliyat hakkında bilgi veren Dr. İsmail Zengin, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Hayati riski yüksek olduğu için genellikle açık cerrahinin tercih edildiği bu bölgede, laparoskopik yöntemi başarıyla uyguladık. Tümörü yaklaşık 3 santimlik küçük bir kesiden dışarı çıkardık. Kapalı cerrahi, hastaya ameliyat olmamış gibi bir konfor sunuyor ve iyileşme sürecini ciddi oranda hızlandırıyor."</p>
</blockquote>

<h3>Eskişehir bölgenin sağlık üssü olma yolunda</h3>

<p>Eskişehir Şehir Hastanesi'nin gerek yanık merkezi gerekse genel cerrahi alanında bir bölge hastanesi vizyonuyla hareket ettiğini belirten Zengin, hastane yönetiminin ve klinik şeflerinin bu tür ileri teknoloji gerektiren operasyonlara büyük destek verdiğini vurguladı. Operasyon sonrası 7 gün müşahede altında tutulan hasta, sağlığına kavuşarak onkolojik tedavi sürecine başlamak üzere taburcu edildi.</p>

<h3>"Büyük bir dertten kurtuldum"</h3>

<p>Sağlığına kavuşan Yahya Adıgüzel, operasyon sonrası yaşadığı süreci anlatırken doktorlarına ve hastane çalışanlarına teşekkür etti. Fıtık için gelip kanserden kurtulduğunu belirten Adıgüzel, "Hastalığımın ne olduğunu bilmiyordum, İsmail Hocam beni büyük bir dertten kurtardı. Şimdi kemoterapi sürecim başladı, kendimi çok daha iyi hissediyorum" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/sehir-hastanesinde-kapali-yontemle-kanser-ameliyati-basariyla-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 12:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w687132-01.jpg" type="image/jpeg" length="91215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehirli İş İnsanlarından Anlamlı Dokunuş]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirli-is-insanlarindan-anlamli-dokunus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirli-is-insanlarindan-anlamli-dokunus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Müteşebbis İş İnsanları Derneği (ESMİAD), sosyal sorumluluk projeleri kapsamında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Bölümü’ne modern donanımlı 3 yeni hasta odası kazandırdı. Odalar, zorlu tedavi süreçlerinden geçen hastalara daha konforlu bir ortam sunacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Onkoloji Hastaları İçin Modern ve Konforlu Alanlar</h2>

<p>ESMİAD tarafından tefrişatı tamamlanan odalar, modern yapıları ve fonksiyonel donanımlarıyla dikkat çekiyor. Uzun süreli tedavi gerektiren onkoloji hastalarının hem fiziksel hem de psikolojik ihtiyaçları düşünülerek hazırlanan bu yeni alanların, hasta memnuniyetini ve tedavi motivasyonunu artırması hedefleniyor.</p>

<h3>"Eskişehir’de Kazananın Bu Şehre Borcu Var"</h3>

<p>Açılış töreninde konuşan ESMİAD Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Oğuz Sinlenmez</strong>, iş dünyasının sadece ekonomiye değil, toplumsal hayata da dokunması gerektiğini vurguladı. Sinlenmez, "Bu şehirde büyüyen her iş insanının Eskişehir’e borcu olduğuna inanıyoruz. Bugün burada sadece oda açmıyoruz, hastalarımızın tedavi sürecine umut katıyoruz. Projelerimiz artarak devam edecek" ifadelerini kullandı.</p>

<h3>Sağlık ve İş Dünyasından Güçlü İş Birliği</h3>

<p>Törene katılan protokol üyeleri, kamu kurumları ile iş dünyası arasındaki bu tür dayanışmaların sağlık hizmet kalitesini yukarı taşıdığına dikkat çekti. Açılışa; ESOGÜ Genel Sekreteri Harun Yoldaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Atilla Özcan Özdemir ve Hastane Başhekimi Prof. Dr. Haluk Hüseyin Gürsoy gibi üst düzey isimler katılarak ESMİAD üyelerine teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Açılışa Katılan İsimler</h3>

<p>Geniş bir katılımla gerçekleşen törende; Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Bülent Yıldız ve bölüm öğretim üyeleri ile hastane yönetimi de hazır bulundu. Dernek yetkilileri, Eskişehir’in sağlık altyapısına destek vermeye devam edeceklerinin altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirli-is-insanlarindan-anlamli-dokunus</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w684071-01.jpg" type="image/jpeg" length="83096"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir’de 76 Yaşındaki Hastaya Ameliyatsız Şah Damarı Müdahalesi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-76-yasindaki-hastaya-ameliyatsiz-sah-damari-mudahalesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-76-yasindaki-hastaya-ameliyatsiz-sah-damari-mudahalesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Batıkent Hastanesi’nde, şah damarında ileri derecede darlık bulunan 76 yaşındaki bir hasta, felç riskine karşı uygulanan modern bir yöntemle sağlığına kavuştu. "Karotis arter stentleme" adı verilen işlem sayesinde, hasta açık cerrahiye gerek kalmadan kısa sürede ayağa kalktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Kasıktan Girilerek Beyne Giden Yol Açıldı</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Kardiyoloji Uzmanı <strong>Doç. Dr. Hakan Göçer</strong>, hastanın boyun bölgesindeki daralmanın hayati risk taşıdığını tespit etti. Müdahale süreci hakkında bilgi veren Göçer, "Açık ameliyat yerine kasıktan girilerek yapılan endovasküler yöntemi tercih ettik. İşlem sırasında hastamızın bilinci açıktı. Kateter yardımıyla daralan bölgeye ulaşıp stent yerleştirerek kan akışını normale döndürdük," dedi.</p>

<h3>Sadece 45 Dakikada Felç Riski Ortadan Kalktı</h3>

<p>Şah damarı darlığının beyne giden kanı azaltarak inme (felç) riskini tetiklediğini belirten Doç. Dr. Göçer, işlemin detaylarına dair şunları paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İşlem Süresi:</strong> Yaklaşık 30-45 dakika sürdü.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yöntem:</strong> Kesi yapılmadan, stentleme yoluyla damar açıklığı sağlandı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sonuç:</strong> Müdahale sonrası hastanın nörolojik durumu stabil kalarak kan akımı normale ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<h3>Bu Belirtilere Dikkat: Erken Tanı Hayat Kurtarıyor</h3>

<p>Hastaneden kısa sürede taburcu olan hastanın genel durumunun iyi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Hakan Göçer, inme riskine karşı vatandaşları uyardı. Özellikle şu belirtileri yaşayanların vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerektiğini vurguladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Baş dönmesi ve geçici konuşma bozukluğu,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Aniden gelişen görme kaybı,</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kol veya bacaklarda hissedilen ani güçsüzlük.</strong></p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehirde-76-yasindaki-hastaya-ameliyatsiz-sah-damari-mudahalesi</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 19:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w684070-01.jpg" type="image/jpeg" length="68107"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından İşitme Cihazı Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/uzmanindan-isitme-cihazi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/uzmanindan-isitme-cihazi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İşitme cihazları, dış dünyadaki sesleri toplayıp işleyerek kulak kanalına ileten ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen teknolojik araçlardır. Ancak bu cihazların rastgele seçilmemesi gerektiğini belirten Odyometrist Ahmet Avcı, doğru cihazın ancak bir uzman denetiminde belirlenebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Cihaz Seçiminde Kişisel Özellikler Belirleyici Oluyor</h2>

<p>İşitme cihazı belirlenirken sadece ses seviyesine bakılmadığını ifade eden Avcı; hastanın yaşı, kulak yapısı, mevcut hastalıkları ve hatta kullandığı ilaçların bile hesaplamaya dahil edildiğini söyledi. Özellikle iki kulakta da kayıp varsa, ses dengesinin sağlanması ve gürültülü ortamlarda kelimelerin seçilebilmesi için çift cihaz kullanımının önemine değindi.</p>

<h3>Ses Yükselticiler İşitme Sağlığını Tehdit Ediyor</h3>

<p>Vatandaşların sıkça sorduğu "Ses yükseltici kullansam olur mu?" sorusuna net bir dille yanıt veren Ahmet Avcı, şu uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"İşitme cihazları kişiye özel programlanan medikal ürünlerdir. Ses yükselticiler ise sadece sesi gelişigüzel artıran, işitme uzmanı tarafından ayarlanmayan cihazlardır. Uygun olmayan bir cihaz kulağa fayda sağlamak bir yana, işitme yetisine ciddi zararlar verebilir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h3>İşitme Cihazı Kullanırken Bunlara Dikkat Edin</h3>

<p>Cihazın ömrünü uzatmak ve kulak sağlığını korumak için bakımın şart olduğunu belirten uzman, kullanıcılar için şu altın kuralları sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Sıvıdan Uzak Tutun:</strong> Cihazınızı ter, su ve tozdan mutlaka koruyun.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Isı Kontrolü:</strong> Yüksek ısı kaynaklarından uzak tutun.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Uyku Düzeni:</strong> Cihazlar yatarken kesinlikle takılmamalıdır.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Düzenli Bakım:</strong> Periyodik temizlik ve ayarlar için uzman desteği alınmalıdır.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/uzmanindan-isitme-cihazi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w683094-01.jpg" type="image/jpeg" length="34596"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Demans Bakımında Altın Kurallar]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/demans-bakiminda-altin-kurallar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/demans-bakiminda-altin-kurallar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Nuray Can Uluğ, demans sürecinin sadece hastayı değil, tüm aileyi kapsayan uzun bir yolculuk olduğunu vurguladı. Hastalığın evrelerine göre hazırlıklı olunması gerektiğini belirten Uluğ, bakım verenlerin tükenmişlik yaşamaması için hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Alzheimer ve Demans Sürecinde Evreler: Ne Beklemeli?</h2>

<p>Demansın en yaygın türü olan Alzheimer, farklı evrelerle ilerleyen bir yapıya sahip. Dr. Uluğ, her evrenin ortalama <strong>4-5 yıl</strong> sürebileceğini hatırlatarak, ailelerin hem maddi hem de manevi bir hazırlık içinde olması gerektiğini belirtti:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İlk Evre:</strong> Hasta büyük ölçüde bağımsızdır ancak kaybolma ve dolandırılma gibi risklere karşı denetlenmelidir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Orta Evre:</strong> Ev içi güvenlik en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Sadece kapıyı kilitlemek yeterli olmayabilir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İleri Evre:</strong> Hasta tamamen bakıma muhtaç hale gelir ve 24 saat gözetim gerektirir.</p>
 </li>
</ul>

<h2>Aile İçi İş Bölümü Hayati Önem Taşıyor</h2>

<p>Bakım sürecinin on yılı aşan bir sürece yayılabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Nuray Can Uluğ, tüm yükün tek bir kişiye yüklenmemesi gerektiğini söyledi. Aile bireyleri arasında görev paylaşımı yapılması, bakım verenin psikolojik sağlığını korumak için en temel şart olarak öne çıkıyor.</p>

<h2>Demans Hastasıyla İletişimin Anahtarı: Sade ve Sabırlı Dil</h2>

<p>Hastaların zamanla karmaşık cümleleri anlamakta zorlandığını belirten Uluğ, iletişimde şu stratejilerin izlenmesini öneriyor:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p><strong>Kısa ve net cümleler</strong> kurun.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Hastayı zorlamaktan ve tartışmaktan kaçının.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sabırlı ve şefkatli bir yaklaşım sergileyin.</p>
 </li>
</ol>

<h2>"Bakım Veren Kişi Kendi Sağlığını İhmal Etmemeli"</h2>

<p>Sürecin oldukça yıpratıcı olduğunu hatırlatan Dr. Uluğ, bakım verenlerin kendi fiziksel ve ruhsal sağlıklarını ikinci plana atmaması gerektiğini vurguladı. Bakım veren kişi çöktüğünde hastaya faydalı olamayacağına dikkat çeken Uluğ, gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinilmemesi gerektiğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/demans-bakiminda-altin-kurallar</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/demans-bunama-28105-45181-b.jpg" type="image/jpeg" length="23608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Bilim İnsanlarından Dünyada Bir İlk: Enfeksiyonu Bitiren Yapay Kemik!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/turk-bilim-insanlarindan-dunyada-bir-ilk-enfeksiyonu-bitiren-yapay-kemik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/turk-bilim-insanlarindan-dunyada-bir-ilk-enfeksiyonu-bitiren-yapay-kemik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’deki iki köklü üniversitenin 20 yıl süren ortak çalışması, tıp dünyasında devrim yaratacak bir başarıyla sonuçlandı. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Anadolu Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen antibakteriyel yapay kemik grefti, dünyada enfeksiyonlu bölgede kullanılabilen ilk ürün olma özelliğini taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>20 Yıllık Sabrın Bilimsel Zaferi</h2>

<p>Prof. Dr. Nusret Köse liderliğinde yürütülen çalışmalar, yaklaşık 20 yıl önce laboratuvar ortamında başladı. Anadolu Üniversitesi'nden Prof. Dr. Aydın Doğan ile el ele veren ekip; kalsiyum fosfat bazlı, antimikrobiyal özellikli ve vücuttaki mikrobu öldürme yeteneğine sahip bir teknoloji geliştirdi. Bu süreçte 2 doktora ve 4 tıpta uzmanlık tezi hazırlanarak projenin akademik temelleri sapasağlam atıldı.</p>

<h2>"Dünyada Benzeri Yok!"</h2>

<p>Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nusret Köse, geliştirilen teknolojinin farkını şu sözlerle özetledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bizim geliştirdiğimiz teknolojinin en büyük özelliği, enfekte ortamda kullanılabilir olmasıdır. Bu yönüyle dünyada bir ilktir ve benzeri başka bir ürün bulunmamaktadır."</p>
</blockquote>

<h2>78 Hastada Başarıyla Uygulandı</h2>

<p>TÜBİTAK desteğiyle hayata geçirilen proje, hayvan deneylerinin ardından klinik aşamaya geçti. Geliştirilen yapay kemik grefti, bugüne kadar <strong>78 hasta üzerinde</strong> kullanıldı ve son derece başarılı sonuçlar elde edildi. Çalışmanın başarısı uluslararası tıp dergilerinde makale olarak yayımlanarak dünya literatürüne girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Seri Üretim ve İhracat İçin Geri Sayım</h2>

<p>Savunma sanayiindeki yerli ve milli başarıların bir benzerini tıbbi cihaz sektöründe sergilemeyi hedefleyen proje, şu an seri üretim öncesi son aşamada. Avrupa ve Türkiye'deki yeni regülasyonlar (MDR süreçleri) kapsamında belgelendirme çalışmaları devam ediyor. Bu süreç tamamlandığında, Eskişehir’de üretilen bu teknoloji tüm dünyaya ihraç edilebilecek.</p>

<h3>Bu Teknoloji Neleri Değiştirecek?</h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>İmplant Enfeksiyonlarına Son:</strong> Ortopedide kullanılan metalik implantların yüzeyine uygulanabilen seramik kaplamalar sayesinde enfeksiyon riski ortadan kalkacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Zorlu Ameliyatlarda Kolaylık:</strong> Kemik enfeksiyonu olan bölgelerde bile güvenle kullanılabilecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Milli Ekonomi:</strong> Türkiye, yüksek katma değerli tıbbi cihaz üretiminde dünya devleriyle yarışır hale gelecek.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/turk-bilim-insanlarindan-dunyada-bir-ilk-enfeksiyonu-bitiren-yapay-kemik</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/04/a-w677106-02.jpg" type="image/jpeg" length="68876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vertigo ciddi hastalıkların habercisi olabilir]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/vertigo-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/vertigo-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Dr. Nargız Salahova, ani baş hareketleriyle tetiklenen baş dönmesinin vertigonun ilk işareti olabileceği konusunda uyardı. Şiddetli denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerde vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiği vurgulandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Vertigo nedir ve belirtileri nelerdir?</h2>

<p>Vertigo, kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissettiği bir illüzyon olarak tanımlanıyor. Günlük yaşamı kısıtlayan bu duruma genellikle mide bulantısı ve dengesizlik eşlik ediyor. Tanı sürecinde hastanın öyküsünün kritik olduğunu belirten Dr. Salahova, "Baş dönmesinin ne kadar sürdüğü ve nasıl tetiklendiği, sorunun kaynağını bulmamızda bize yol gösteriyor," dedi.</p>

<h3>Kulak kristalleri mi oynadı yoksa neden beyin kaynaklı mı?</h3>

<p>Baş dönmesinin kaynağı her zaman kulak olmayabiliyor. Dr. Salahova, vertigoyu iki ana gruba ayırıyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Kulak Kaynaklı (KBB):</strong> En sık görülen türdür. Halk arasında "kulak kristallerinin oynaması" (BPPV) olarak bilinir. Genellikle yatakta dönme veya başı yukarı kaldırma gibi ani hareketlerle tetiklenir.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Beyin Kaynaklı (Santral):</strong> Şiddetli yürüme güçlüğü, çift görme ve konuşma bozukluğu gibi nörolojik belirtiler eşlik eder. Bu durumda hastalar doğrudan nöroloji uzmanına yönlendirilir.</p>
 </li>
</ul>

<h3>İlaçsız tedavi mümkün: Manevra yöntemi</h3>

<p>Özellikle 50 yaş üstü kadınlarda daha sık görülen kristal oynaması (BPPV) durumunda, tedavi için ilaçtan ziyade özel manevralar tercih ediliyor. Dr. Salahova, "Uyguladığımız manevralarla kulak içindeki kristalleri doğru konuma yönlendirerek baş dönmesini ortadan kaldırmayı hedefliyoruz," diyerek denge egzersizlerinin de önemine dikkat çekti.</p>

<h3>"Başım döner" korkusuyla hareketsiz kalmayın</h3>

<p>Vertigo hastalarının en büyük hatasının, atak korkusuyla hareketten kaçınmak olduğunu belirten Salahova, tam tersine hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmenin tedavinin bir parçası olduğunu vurguladı. Hareketsizlik, vücudun denge sisteminin tembelleşmesine neden olabiliyor.</p>

<h3>Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeyin</h3>

<p>Aşağıdaki durumlarda mutlaka bir uzmana danışılması öneriliyor:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Uzun süren ve şiddetli baş dönmesi,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yürüme ve denge kurmada zorluk,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Çift görme veya konuşmada bozukluk,</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şiddetli mide bulantısı.</p>
 </li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/vertigo-ciddi-hastaliklarin-habercisi-olabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 14:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/03/ekran-goruntusu-2026-03-29-141236.png" type="image/jpeg" length="44287"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir sağlıkta merkez üssü oluyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehir-saglikta-merkez-ussu-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehir-saglikta-merkez-ussu-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir, Türkiye’nin sayılı merkezlerinden biri olacak dev bir sağlık yatırımına ev sahipliği yapıyor. İl Sağlık Müdürlüğü bünyesinde kurulan Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı törenle açılırken, kentin sağlık altyapısını güçlendirecek SMA laboratuvarı da hizmete girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Türkiye'nin sayılı merkezlerinden biri Eskişehir'de</h2>

<p>Eskişehir Halk Sağlığı Laboratuvarı bünyesinde hayata geçirilen <strong>Düzey III Tüberküloz Laboratuvarı</strong>, ileri düzey tanı hizmetleriyle bölgeye nefes aldıracak. Türkiye’de sınırlı sayıda bulunan bu merkez sayesinde, tüberküloz (verem) hastalığının teşhis ve tedavi süreçleri artık çok daha hızlı ve kapsamlı bir şekilde Eskişehir’de yürütülecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>SMA taramalarında stratejik adım: Türkiye'nin 4. laboratuvarı</h3>

<p>Açılış programı kapsamında protokol üyeleri, Türkiye'nin 4. SMA Laboratuvarı’nı da ziyaret etti. Genetik hastalıkların erken teşhisi ve takibi noktasında kritik bir rol üstlenen bu merkez, özellikle yeni doğan taramaları ve genetik danışmanlık süreçlerinde hayati önem taşıyor. Vali Dr. Erdinç Yılmaz, bu yatırımların toplum sağlığını korumadaki stratejik rolüne dikkat çekerek çalışmalar hakkında yetkililerden bilgi aldı.</p>

<h3>"Ülkemiz adına büyük bir kazanım"</h3>

<p>Törende konuşan Vali Yılmaz, güçlü bir sağlık altyapısının erken tanı ve etkin tedavi için şart olduğunu vurguladı. Halk Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Muhammed Nur Öğün ise Eskişehir’deki bu kapasite artışının tüberkülozla mücadelede Türkiye adına önemli bir kazanım olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/eskisehir-saglikta-merkez-ussu-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 17:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/03/a-w671072-01.jpg" type="image/jpeg" length="28284"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İl Sağlık Müdürlüğü’nden Deprem Haftası Mesajı: “Afetlere Hazırız”]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/il-saglik-mudurlugunden-deprem-haftasi-mesaji-afetlere-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/il-saglik-mudurlugunden-deprem-haftasi-mesaji-afetlere-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[1-7 Mart Deprem Haftası dolayısıyla açıklama yapan Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, tam donanımlı araç filosu ve uzman ekipleriyle olası afet ve kriz durumlarına karşı teyakkuz halinde olduklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mobil Komuta Tırı ve UMKE Araçları Sahada</p>

<p>Müdürlük envanterinde yer alan “Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi” tırı ile Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) araçları, afet yönetiminde operasyonel gücün en önemli unsurları arasında gösterildi.</p>

<p>Daha önce Valilik nezdinde tanıtımı yapılan ve kapsamlı restorasyon sürecinin ardından yenilenerek hizmete alınan Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırının, olası bir afet anında kriz yönetiminin merkezi olacağı belirtildi. Uydu bağlantısı ve gelişmiş haberleşme sistemleriyle donatılan araç sayesinde sağlık operasyonlarının doğrudan olay yerinden yönetilebildiği ifade edildi.</p>

<p>Zorlu arazi koşullarında görev yapabilen UMKE araçlarının ise ekiplerin hızlı ve etkin müdahale kapasitesini artırdığı kaydedildi.</p>

<h2>“Kesintisiz İletişim Hayat Kurtarır”</h2>

<p>İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, Deprem Haftası kapsamında yaptığı değerlendirmede, afetlere hazırlığın süreklilik gerektiren bir devlet politikası olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bildirici, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yaşamayı öğrenmesi gerektiğini vurgulayarak, 1-7 Mart Deprem Haftası’nın eksiklerin gözden geçirildiği ve kapasitenin test edildiği önemli bir dönem olduğunu ifade etti.</p>

<p>Mobil Komuta ve Koordinasyon Merkezi tırı ile tam donanımlı UMKE araçlarının aktif görevde olduğunu belirten Bildirici, afet anında en kritik unsur olan kesintisiz iletişimin 112 acil istasyonları ve hastanelerle doğrudan olay yerinden sağlanabildiğini dile getirdi.</p>

<h2>Eğitim ve Tatbikatlar Sürecek</h2>

<p>Açıklamada, Deprem Haftası boyunca İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda sağlık personeline yönelik eğitim, tatbikat ve saha çalışmalarının aralıksız devam edeceği bildirildi.</p>

<p>Yetkililer, geçmiş depremlerde hayatını kaybeden vatandaşları rahmetle anarak, ülke genelinde afet bilincinin artırılmasının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/il-saglik-mudurlugunden-deprem-haftasi-mesaji-afetlere-haziriz</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 12:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/03/whatsapp-image-2026-03-02-at-125634.jpeg" type="image/jpeg" length="97511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sahur atlanmadığı ve hafif beslenildiği takdirde Ramazan ayı kilo vermek için bir fırsat]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/sahur-atlanmadigi-ve-hafif-beslenildigi-takdirde-ramazan-ayi-kilo-vermek-icin-bir-firsat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/sahur-atlanmadigi-ve-hafif-beslenildigi-takdirde-ramazan-ayi-kilo-vermek-icin-bir-firsat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, Ramazan ayında doğru planlanan bir beslenme düzeniyle hem sağlıklı bir oruç süreci geçirilebileceğini hem de kilo kontrolünün sağlanabileceğini belirterek, "Yanlış yapılan iftar ve atlanan sahur, sağlık sorunlarına neden olabilir" uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayında en sık yapılan hatalardan birinin, bütün gün aç kalan mideye aniden ağır ve yüksek karbonhidratlı yemeklerle yüklenmek olduğunu ifade eden Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ekin Sayer, bunun kan şekerinde ani yükselme ve düşmelere yol açtığını söyledi. Kilo vermek isteyenler için Ramazan ayının dengeli beslenildiğinde bir fırsat olduğuna değindi. Sahurun atlanmaması gerektiğine dikkat çeken Uzman Diyetisyen Sayer, protein ağırlıklı beslenilmenin önemine vurgu yaptı.<br />
<br />
"Sahuru atlamak ciddi kalori açığı oluşturur"<br />
Oruç açarken acele edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sayer, şu önerilerde bulundu:<br />
"İlk olarak su ve bir adet hurmayla oruç açılabilir. Ardından hafif bir çorba ve salata tercih edilmelidir. Bu sayede gün boyu boş kalan mide ve bağırsak sistemi daha yumuşak bir geçiş yapar. Ayrıca lif tüketimi Ramazan'da sık görülen kabızlık sorununa da destek olur. Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika beklemek sindirimi kolaylaştırır ve kan şekerinin daha dengeli yükselmesini sağlar. Sahuru atlamak aslında bir ana öğünü tamamen devre dışı bırakmaktır. Uzun süre ihtiyacımızdan düşük kaloride beslenirsek metabolizma buna adapte olur ve yavaşlar. Bu durum kilo vermeyi zorlaştırabilir, hatta kilo alımına eğilim oluşturabilir. Ayrıca yetersiz protein alımı kas kaybına yol açabilir."<br />
<br />
"Pide ve tatlı tüketiminde porsiyon kontrolü şart"<br />
Sahurda tüketilen besinlerin en az sahur yapmak kadar önemli olduğunu vurgulayan Sayer, "Yumurta, peynir, ayran ve yoğurt gibi protein kaynakları sahurda mutlaka yer almalı. Buna lif grubu ve sağlıklı yağlar da eklendiğinde gün boyunca daha uzun süre tok kalınabilir. Ayrıca bu denge, stres hormonu olarak bilinen kortizolün daha kontrollü seyretmesine yardımcı olur. Yanlış iftar, sahurun atlanması ve aşırı karbonhidrat tüketimi kilo artışına neden olabilir. Ancak doğru kalori dengesi sağlandığında ve protein yeterli miktarda alındığında Ramazan ayı kilo vermek için destekleyici bir dönem olabilir" ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sayer, Ramazan'da kişiye özel planlanan beslenme programlarının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirterek, bilinçli ve dengeli bir yaklaşımın önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/sahur-atlanmadigi-ve-hafif-beslenildigi-takdirde-ramazan-ayi-kilo-vermek-icin-bir-firsat</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/02/a-w650036-01.jpg" type="image/jpeg" length="72884"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnme riskini azaltmak için ameliyatsız müdahale]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/inme-riskini-azaltmak-icin-ameliyatsiz-mudahale</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/inme-riskini-azaltmak-icin-ameliyatsiz-mudahale" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnme riskine karşı 65 yaşındaki hastaya lokal anestezi yöntemi ile müdahale edilerek karotis stent uygulaması yapıldı ve hasta aynı gün taburcu edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br />
Eskişehir Özel Ümit Batıkent Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nde, 65 yaşındaki Fatma Selli isimli hastaya inme riskini azaltmaya yönelik karotis arter stentleme işlemi başarıyla gerçekleştirildi. İşlem, Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer tarafından uygulandı. Boyun bölgesindeki şah damarında (karotis arter) darlık tespit edilen hastaya, cerrahi ameliyat gerektirmeden, lokal anestezi altında ve minimal invaziv yöntemle müdahale edildi.<br />
<br />
Ameliyatsız ve aynı gün taburcu<br />
Karotis stentleme işlemi sırasında hastanın bilinci açık tutulurken, daralan damar bölgesine kateter aracılığıyla ulaşıldı. Damar içindeki plak oluşumunun bulunduğu alana yerleştirilen stent sayesinde kan akışı yeniden düzenlendi. Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Göçer, bu yöntemin özellikle yüksek cerrahi risk taşıyan hastalar için güvenli ve etkili bir alternatif sunduğunu belirtti. Göçer, işlem sonrası hastanın kısa sürede mobilize olduğu ve aynı gün içerisinde taburcu edilebildiğini kaydetti.<br />
<br />
İnme riskine karşı etkili müdahale<br />
Göçer, "Karotis arterlerde meydana gelen darlıklar, beyne giden kan akışını azaltarak inme (felç) riskini artırabiliyor. Endovasküler kateter sistemi kullanılarak yapılan stent uygulaması sayesinde, damar içindeki daralma açılarak beyne yeterli kan akışı sağlanıyor."dedi.<br />
Modern anjiyografi altyapısı ve deneyimli kadrosuyla girişimsel kardiyoloji alanında hizmet veren hastane yetkilileri, bu tür işlemlerin bölge halkı için önemli bir sağlık avantajı sunduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/inme-riskini-azaltmak-icin-ameliyatsiz-mudahale</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/02/inme-2240126.jpg" type="image/jpeg" length="31745"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Doç. Dr. Gökhan Karademir ile Ortopedide Güven ve Modern Cerrahi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/acibadem-maslak-hastanesinde-doc-dr-gokhan-karademir-ile-ortopedide-guven-ve-modern-cerrahi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/acibadem-maslak-hastanesinde-doc-dr-gokhan-karademir-ile-ortopedide-guven-ve-modern-cerrahi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kas-iskelet sistemi hastalıkları, günlük yaşam konforunu ve hareket özgürlüğünü doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alır. Omuz ve diz problemleri, spor yaralanmaları ve bağ hasarları gibi ortopedik rahatsızlıklarda doğru hekimi seçmek tedavinin başarısını belirleyen en kritik adımdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kas-iskelet sistemi hastalıkları, günlük yaşam konforunu ve hareket özgürlüğünü doğrudan etkileyen önemli sağlık sorunları arasında yer alır. Omuz ve diz problemleri, spor yaralanmaları ve bağ hasarları gibi ortopedik rahatsızlıklarda doğru hekimi seçmek tedavinin başarısını belirleyen en kritik adımdır. Özellikle <a href="https://gokhankarademir.com/acibadem-hastanesi-en-iyi-ortopedi-doktorlari/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>Acıbadem ortopedi doktorları</strong></span></a> arasında tercih yaparken, uzmanlık alanı, cerrahi deneyim ve hasta memnuniyeti büyük önem taşır.</p>

<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nde görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökhan Karademir</strong>, modern cerrahi teknikleri ve hasta odaklı yaklaşımıyla ortopedi alanında öne çıkan isimlerden biridir.</p>

<p><strong>Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Gelişmiş Ortopedi Altyapısı</strong></p>

<p>Acıbadem Maslak Hastanesi, ileri görüntüleme sistemleri ve modern ameliyathane donanımıyla ortopedik cerrahide yüksek standartlar sunmaktadır. Bu güçlü teknik altyapı, özellikle artroskopik (kapalı) ameliyatlarda hassas ve başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlar.</p>

<p>Acıbadem ortopedi doktorları arasında yer alan Doç. Dr. Gökhan Karademir, hastalarını detaylı muayene ve gelişmiş görüntüleme yöntemleriyle değerlendirerek tanıyı netleştirir. Her hasta için bireysel bir tedavi planı oluşturulur ve süreç şeffaf şekilde planlanır.</p>

<p><strong>Omuz Cerrahisinde Artroskopik (Kapalı) Yöntemler</strong></p>

<p>Omuz tendon yırtıkları, <a href="https://gokhankarademir.com/tedaviler/tekrarlayan-omuz-cikigi-cerrahisi-bankart-onarimi/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>omuz çıkıkları</strong></span></a> ve sıkışma sendromları en sık karşılaşılan ortopedik problemler arasındadır. Doç. Dr. Gökhan Karademir, Acıbadem Maslak Hastanesi’nde artroskopik omuz ameliyatlarını etkin şekilde uygulamaktadır.</p>

<p>Kapalı yöntem sayesinde:</p>

<ul>
 <li>Daha küçük kesi izleri</li>
 <li>Daha az ameliyat sonrası ağrı</li>
 <li>Daha hızlı iyileşme</li>
 <li>Günlük yaşama erken dönüş</li>
</ul>

<p>gibi önemli avantajlar sağlanmaktadır.</p>

<p>Bu modern yaklaşım, hastaların konforunu artırırken tedavi başarısını da yükseltmektedir.</p>

<p><strong>Diz Cerrahisinde Fonksiyon Odaklı Tedavi</strong></p>

<p>Menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ kopmaları ve kıkırdak hasarları diz cerrahisinin en sık görülen nedenlerindendir. Özellikle spor yapan bireylerde doğru müdahale büyük önem taşır.</p>

<p><a href="https://gokhankarademir.com/" rel="dofollow"><span style="color:#2980b9"><strong>Doç. Dr. Gökhan Karademir</strong></span></a>, diz artroskopisi başta olmak üzere modern cerrahi teknikleri uygulayarak hastalarının ağrısız ve güvenli şekilde hareket etmelerini hedefler. Ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci de titizlikle planlanır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Ortopedi Ameliyat Ücretleri Nasıl Belirlenir?</strong></p>

<p>Hastaların sıklıkla araştırdığı konuların başında ortopedi ameliyat ücretleri gelmektedir. Ancak ortopedik cerrahide fiyatlandırma sabit değildir. Ameliyatın türü, kullanılan teknoloji, implant gereksinimi, operasyon süresi ve hastanın genel sağlık durumu fiyatlandırmayı etkileyen faktörler arasındadır.</p>

<p>Acıbadem Maslak Hastanesi’nde Doç. Dr. Gökhan Karademir tarafından yapılan detaylı değerlendirme sonrasında kişiye özel bir tedavi planı oluşturulur. Bu plan doğrultusunda süreç ve maliyet hakkında açık bilgilendirme yapılır. Bu şeffaf yaklaşım, hastaların bilinçli ve güvenli karar vermesini sağlar.</p>

<p><strong>Spor Yaralanmalarında Güvenli Spora Dönüş</strong></p>

<p>Spor yaralanmaları yalnızca akut bir sorun değil, uzun vadeli performansı etkileyebilecek ciddi durumlardır. Bu nedenle tedavi süreci yalnızca ameliyatla sınırlı kalmaz; kontrollü rehabilitasyon ve spora güvenli dönüş planlaması da büyük önem taşır.</p>

<p>Doç. Dr. Gökhan Karademir, spor yaralanmalarında cerrahi başarı kadar hastanın eski performansına sağlıklı şekilde dönmesini de hedefler.</p>

<p>Omuz ve diz cerrahisi başta olmak üzere ortopedik hastalıklarda doğru uzman ve doğru hastane seçimi büyük önem taşır. <strong>Acıbadem ortopedi doktorları arasında öne çıkan isimlerden biri olan Doç. Dr. Gökhan Karademir</strong>, modern cerrahi teknikleri ve hasta odaklı yaklaşımıyla güven veren bir uzmandır.</p>

<p>Acıbadem Maslak Hastanesi’nin güçlü altyapısı ile birleşen bu uzmanlık, hastalara hem tıbbi hem de iletişim açısından güvenli bir tedavi süreci sunmaktadır. Amaç yalnızca ağrıyı gidermek değil; hastaların <strong>hareket özgürlüğünü kalıcı şekilde yeniden kazanmalarını sağlamaktır</strong>.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/acibadem-maslak-hastanesinde-doc-dr-gokhan-karademir-ile-ortopedide-guven-ve-modern-cerrahi</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 23:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/02/go-khan-karademir.jpg" type="image/jpeg" length="76442"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyetisyen Deniz Mutluer: "Lipödeme karşı Akdeniz tipi beslenin"]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/diyetisyen-deniz-mutluer-lipodeme-karsi-akdeniz-tipi-beslenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/diyetisyen-deniz-mutluer-lipodeme-karsi-akdeniz-tipi-beslenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Özel Ümit Vişnelik Hastanesi Diyetisyeni Deniz Mutluer, "Lipodem, özellikle bacaklarda yağlanma ve ödemle ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Akdeniz tipi ve ketojenik beslenme tedaviyi desteklerken, rafine şeker ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyetisyen Deniz Mutluer, özellikle kadınlarda sık görülen lipodem hastalığına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Lipodemin genellikle bacaklarda belirgin yağlanma ve ödemle ortaya çıkan kronik inflamatuvar bir hastalık olduğunu belirten Diyetisyen Mutluer, beslenmenin hastalığın yönetiminde kritik rol oynadığını ifade etti. Hastalıkta temel hedefin vücuttaki inflamasyonu azaltmak olduğuna dikkat çeken Mutluer, doğru beslenme planının tedavi sürecini nasıl desteklediğini anlattı.<br />
<br />
"Doğru beslenme inflamasyonu azaltıyor"<br />
Akdeniz diyetinin lipodemli bireyler için önemli bir beslenme modeli olduğunu vurgulayan Diyetisyen Deniz Mutluer, "Zeytinyağı, omega-3 yağ asitleri, taze sebze ve meyveler, kurubaklagiller ve lif açısından zengin olan Akdeniz tipi beslenme, inflamasyon belirteçlerinin azalmasına yardımcı olur. Ketojenik beslenme de düşük karbonhidrat ve yüksek sağlıklı yağ içeriği sayesinde vücutta ketozis sürecini başlatır. Bu durumun yağ yakımını destekler ve inflamatuvar sürecin azaltılmasında etkili olabilir" şeklinde konuştu.<br />
<br />
Bu besinlerden uzak durulmalı<br />
Lipodemi olan bireylerin özellikle rafine şeker, alkol, paketli ve işlenmiş gıdalar ile aşırı tuz tüketiminden kaçınması gerektiğini belirten Diyetisyen Mutluer, kişiye özel planlanan bir beslenme programının hastalığın kontrol altına alınmasında önemli bir destekleyici unsur olduğunu vurguladı. Mutluer, sözlerinin devamında şu ifadeleri kullandı:<br />
"Lipodemin erken dönemde fark edilmesi, hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak açısından son derece önemli. Bu süreç yalnızca beslenmeyle değil; hekim, diyetisyen ve gerektiğinde fizyoterapist iş birliğiyle yürütülmelidir. Multidisipliner bir yaklaşımla inflamasyonun azaltılması, ödemin kontrol altına alınması ve kilo yönetiminin sağlanması mümkündür. Doğru planlama yapıldığında hastalarımızın ağrı şikâyetleri azalır, hareket kabiliyetleri artar ve günlük yaşam kalitelerinde belirgin bir iyileşme sağlanır."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/diyetisyen-deniz-mutluer-lipodeme-karsi-akdeniz-tipi-beslenin</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Feb 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/02/adsiz-tasarim-1-3.png" type="image/jpeg" length="73020"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[170 kilodan 95'e düşen genç: "Abur cuburdan kesinlikle uzak durun"]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/170-kilodan-95e-dusen-genc-abur-cuburdan-kesinlikle-uzak-durun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/170-kilodan-95e-dusen-genc-abur-cuburdan-kesinlikle-uzak-durun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir'de geçirdiği tüp mide operasyonu ve uyguladığı sıkı diyet sonrasında 170 kilodan 95 kiloya düşen 23 yaşındaki Umut Kaya Kamacı, abur cubur yediğine pişman olduğunu ve çocuklara da paketli gıdalardan uzak durmaları gerektiği konuda tavsiyelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eskişehir'de yaşayan Umut Kaya Kamacı, 1 buçuk yıl önce 170 kilo iken bu durumdan duyduğu rahatsızlık sonrası zayıflamak için harekete geçti. 170 kiloyken nefes alırken dahi yorulan genç, daha kaliteli yaşamak için uzman bir görüşten yardım almak istedi. Özel Ümit Batıkent Hastanesi'ne giden Umut Kaya Kamacı, hastanenin Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Emre Danış, ile tanıştı. Yapılan tetkikler sonrasında Kamacı'ya tüp mide ameliyatını uygulanmasına karar verildi. 15 ay önce yapılan ameliyat sonrasında, Op. Dr. Yunus Emre Danış'ın verdiği diyet ve spor programına sıkı sıkıya uyan Umut Kaya Kamacı, yüzde 90'nı yağdan olarak 75 kilo vermeyi başardı. Bu sürede neredeyse hiç kas kaybı yaşamayan Kamacı, 95 kilo olarak hayatına devam ediyor.<br />
<br />
Gençlere sağlık beslenme tavsiyesinde bulundu<br />
Duygu ve düşünce yapısından yaşayış biçiminin birçok noktada olumlu bir şekilde ameliyattan etkilediğini belirten Umut Kaya Kamacı, sağlıklı hayatı herekse tavsiye ediyor. Geçmişte cips, kola ve birçok sağlık gıdayı sıkça tükettiğini belirten Kamacı, gençlere kötü tecrübelerinden yola çıkarak tavsiyelerde bulundu. Ambalajlı gıdaların kesinlikle gençlerin uzak durması gerektiğine değinen Umut Kaya Kamacı, sağlık hayat için meyve ve spor önerisinde bulundu.<br />
<br />
"Yaklaşık 75 kilo kaybımız var"<br />
Konuyla alakalı konuşan Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yunus Emre Danış, "Umut, yaklaşık 15 ay önce ameliyat ettiğimiz bir hastamız. Kendisini yaklaşık 170 kiloyken ameliyat ettik ve Umut'a 'sleeve gastrektomi' dediğimiz tüp mide ameliyatını uyguladık. Umut, hikayesiyle de gerçekten çok başarılı bir hasta; çok dramatik bir değişiklik yaşadı. Yaklaşık 75 kilo kaybımız var ancak bu kaybın neredeyse yüzde 90'ını yağdan verdik. Süreci hiç kas kaybı yaşamadan tamamladı; bu da tamamen Umut'un başarısıdır. Obezite cerrahisinde sonuçlar aslında çok çarpıcı oluyor. Halkın ve toplumun bildiğinin aksine, bu ameliyatlardan sonra çok ciddi değişimler yaşıyoruz. Tabii burada hasta uyumu da çok önemli; Umut da bu uyumun en güzel örneklerinden biri. Kendisini ayrıca tebrik ediyorum. Her hastada olduğu gibi sonuçta bu ciddi bir ameliyat olduğu için bir korku yaşanıyor, Umut'ta da bu korku vardı. Ancak hastalar kilo verdiklerini ve sarf ettikleri çabanın karşılığını aldıklarını gördükçe öz güvenleri kesinlikle yerine geliyor. Umut'ta da bu değişikliği çok ciddi bir şekilde gördük. Şu anda gördüğünüz gibi zaten gayet genç bir delikanlı ve hayatından mutlu bir hastamız var" dedi.<br />
<br />
"Vücut kitle endeksinin 40'ın üzerinde olması gerekiyor"<br />
Tavsiyelerde bulunan Op. Dr. Yunus Emre Danış şöyle devam etti;<br />
"Obezite cerrahisinin bütün dünyada ve ülkemizde çok net kuralları mevcut. Bu kurallar Sağlık Bakanlığı'nın yönetmeliği tarafından çerçevelenmiş durumda. Ek hastalığı olmayan obezite hastaları için vücut kitle endeksinin 40'ın üzerinde olması gerekiyor. Eğer tansiyon, şeker, kolesterol veya uyku apnesi gibi yandaş bir hastalık varsa bu kriter 35'in üzeridir. Biz de bu kriterlerle hareket ediyoruz. Ameliyat sonrası, özellikle sleeve gastrektomi sonrası protein odaklı beslenme bizim için çok önemli. Bu geçici bir dönem değil, ömür boyu devam etmesi gereken bir beslenme şeklidir. Umut'ta da şu an bunu devam ettiriyoruz. Hastalar bu ameliyattan sonra zaten 4-5 lokmayla doydukları için günde 7-8 öğün şeklinde besleniyorlar. Günde mutlaka 35-40 grama kadar protein tüketmesi gerekiyor. Umut'un rutin kontrolünü bitirdik ama bundan sonra da yılda bir kez hem beslenme hem de kilo takibi açısından kendisini izlemeye devam edeceğiz."<br />
<br />
"İçimden bir Umut daha çıktı diyebiliriz"<br />
170 kilodan 95 kiloya düşen Umut Kaya Kamacı süreçle alakalı, "Önceden geceleri uykum olmadığı için çok yorucu bir hayatım vardı. Bu nedenle ameliyat olmaya karar verdim ve şu anda artık her şey düzelmiş durumda. Eskiden yürürken bir adım atınca bile yoruluyor, ter içinde kalıyordum; nefes alamadığım için gece uykularım yoktu. Şu anda hepsini düzeltmiş durumdayız. İnsanların bakışı eskiden farklıydı, değişik bakıyorlardı. Kilodan dolayı artık bunalıma girmiştim ve bundan çıkmam gerektiğini düşünüyordum. Ameliyat olup 75 kilo verdim; şu anda içimden bir Umut daha çıktı diyebiliriz" diye konuştu.<br />
<br />
"Kola, cips ve çikolata gibi şeyleri kesinlikle yememelerini öneririm"<br />
Gençlere tavsiyelerde bulunan Kama, "Ameliyat olduktan sonra doktorumuzun dediği her şeyi uyguladım. Diyetime sadık kaldım, sporumu hiç bırakmadım ve hâlâ da devam ediyorum. Bu süreçte bunlar çok önemli. Gençler olarak paketli gıdaları çok yiyor, fazla şekerli ve kalorili besleniyoruz. Bunları azaltmak ve doğal gıdalarla beslenmek gerekiyor. Sporu kesinlikle aksatmamalıyız; herkese bunlara dikkat etmelerini tavsiye ediyorum. Kola, cips ve çikolata gibi şeyleri kesinlikle yememelerini öneririm. Ben 15 aydır ağzıma bunları sürmedim. Bir yerden sonra vücut zaten bunları istemiyor. Artık meyve yiyorum, ayran ve süt içiyorum; daha doğal şeylerle besleniyorum" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/170-kilodan-95e-dusen-genc-abur-cuburdan-kesinlikle-uzak-durun</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Feb 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/02/ekran-goruntusu-2026-02-22-135306.png" type="image/jpeg" length="89224"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Zayıflama İğnesi Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/uzmandan-zayiflama-ignesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/uzmandan-zayiflama-ignesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir’de görev yapan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Tektaş, son dönemde yaygınlaşan zayıflama iğneleriyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Kilo vermeye yardımcı olabilen bu ilaçların bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Tektaş, tedavinin mutlaka hekim kontrolünde yürütülmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zayıflama İğneleri Nasıl Etki Ediyor?</p>

<p>Özel Ümit Vişnelik Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Tektaş, zayıflama iğnelerinin vücutta tokluk hormonu olarak bilinen GLP-1 benzeri bir etki oluşturduğunu belirtti.</p>

<p>Tektaş, “Bu ilaçlar iştahı baskılayarak kişinin daha uzun süre tok kalmasını sağlar. Mide boşalmasını yavaşlatır, metabolizmayı destekleyebilir ve insülin direncinin düzenlenmesine katkı sunabilir” dedi.</p>

<hr />
<h3>“Herkes İçin Uygun Değil”</h3>

<p>Her bireyin bu tedaviye uygun olmadığını vurgulayan Tektaş, kişinin genel sağlık durumunun ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>“Doktor kontrolü olmadan kesinlikle kullanılmamalıdır. Özellikle ailede pankreas hastalığı, pankreas kanseri ya da tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde dikkatli olunması gerekiyor” diyen Tektaş, kontrolsüz kullanımın ciddi riskler doğurabileceğini belirtti.</p>

<hr />
<h3>Yan Etkiler Görülebiliyor</h3>

<p>Zayıflama iğnelerinin en sık mide-bağırsak sistemiyle ilgili yan etkilere yol açtığını belirten Tektaş, şu bilgileri paylaştı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Karın ağrısı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Bulantı ve kusma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Şişkinlik</p>
 </li>
 <li>
 <p>İshal veya kabızlık</p>
 </li>
</ul>

<p>Hastaların yaklaşık yüzde 5-10’unun bu yan etkiler nedeniyle tedaviyi bıraktığını aktaran Tektaş, daha nadir fakat ciddi riskler arasında pankreatit (pankreas iltihabı) bulunduğunu söyledi. Ayrıca ailevi yatkınlığı olan kişilerde pankreas ve tiroid kanseri riskine ilişkin bildirimler bulunduğunu, bazı vakalarda optik nöropatiye bağlı görme sorunlarının rapor edildiğini ifade etti.</p>

<hr />
<h3>Kalıcı Kilo Kaybı İçin Yaşam Tarzı Değişikliği Şart</h3>

<p>Zayıflama iğnelerinin obeziteyi tek başına tedavi etmediğinin altını çizen Tektaş, “Obezite metabolik bir hastalıktır ve bütüncül yaklaşım gerektirir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tedavi sürecinde mutlaka şu durumların araştırılması gerektiğini belirtti:</p>

<ul>
 <li>
 <p>İnsülin direnci</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kontrolsüz diyabet</p>
 </li>
 <li>
 <p>Psikolojik kökenli yeme bozuklukları</p>
 </li>
 <li>
 <p>Cushing hastalığı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Tiroid hormon bozuklukları</p>
 </li>
</ul>

<p>Tektaş, “Bu sorunlar çözülmeden verilen kiloların geri alınma ihtimali yüksektir. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz olmadan kalıcı kilo kaybı mümkün değildir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Uzmanlar, sosyal medyada hızla yayılan zayıflama yöntemlerine karşı dikkatli olunması ve her tedavinin bireysel değerlendirme sonrası planlanması gerektiğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/uzmandan-zayiflama-ignesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 22:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2026/02/68a03f1f7d2348f8900e39b3.webp" type="image/jpeg" length="29198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Böbrek taşı sorunu için Özbekistan’dan geldi]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/bobrek-tasi-sorunu-icin-ozbekistandan-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/bobrek-tasi-sorunu-icin-ozbekistandan-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Böbrek taşı sorunuyla Özbekistan’dan gelen hastaya Özel Ümit Hastanesi Üroloji doktoru tarafından Endopyelotomi yöntemi ile gerçekleştirilen operasyon ile müdahale edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Zulkhumor Otaboboeva isimli hasta uzun süren böbrek taşı şikayetlerine çözüm bulamayınca, Eskişehir Özel Ümit Hastanesi’ne başvurdu. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul, tarafından Endopyelotomi cerrahi uygulaması, yapılan hasta sağlığına kavuştu. Uygulanan Endopyelotomi yöntemi hakkında bilgi veren Op. Dr. Erkul şunları aktardı: “Bu yöntem; endoskopik imkanlarla gerçekleştirilen kapalı böbrek darlığı cerrahi prosedürünü kapsamaktadır. Endopyelotomi işlemi anestezi koşulları altında gerçekleştirilmektedir. Endopyelotomi girişiminde cerrahi uygulama idrar kanalı üzerinden yollanan endoskopla başlamaktadır. Tamamen kapalı olarak gerçekleştirilen uygulama sadece ufak kesiler içerir, ve böylece çok sayıda cerrahi komplikasyonun önüne geçilmiş olur. Açık bir şekilde gerçekleştirilen geleneksel ameliyat yöntemleri büyük risk faktörü barındırdıkları gibi iyileşme hızını da büyük oranda düşürürler. Bunun sebebi büyük kesiler üzerinden operasyonların gerçekleştirilmesidir.”</p>

<p><strong>“Kapalı cerrahi hastanın iyileşmesini kolaylaştırır”</strong></p>

<p>Endopyelotomi yönteminin; geleneksel yöntemlerin aksine, direkt olarak idrar kanalı üzerinden hareket ettirilen endoskop yardımı ile gerçekleştirildiğini belirten Erkul, şöyle konuştu: “Böylece hastanın yaşadığı böbrek kanal darlığı problemi de kolaylıkla tedavi edilmiş olur ve geleneksel yöntemlerin yan etkilerinden bağımsız bir şekilde tedavi süreci tamamlanır. Endopyelotomi ile birlikte endoskopik, kapalı yöntemlerin cerrahide kullanılması, hastaların iyileşme sürelerini minimumda tutmaktadır. Böylece günlük yaşam düzenine hızlı bir şekilde geri dönebilen hastalar çok daha az komplikasyon riski sayesinde sıkıntısız bir dönem geçirerek sağlıklarına kavuşurlar.”</p>

<p><strong>“Operasyonun başarılı olması için ön tetkikler önemli”</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Endopyelotomi operasyonunun başarıya ulaşabilmesi için çeşitli ön tetkiklere ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekleyen Üroloji (Bevliye) Uzmanı Op. Dr. Aydın Erkul “İncelenmesi gereken bazı önemli noktalar vardır ve burada mevcut problemler söz konusu ise endoskop ile tedavi imkanı yani Endopyelotomi mümkün olmayabilir. Böbrekte şişme olup olmadığı ya da şişmenin derecesi, çapraz damar varlıkları, kanal darlığına eşlik eden taş, tortul yapıların varlığı, böbrek fonksiyonları ve renal fonksiyon durumu bu kapsamda önceden bilinmesi gereken durumlardır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/bobrek-tasi-sorunu-icin-ozbekistandan-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 03 Feb 2024 14:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/02/aw133995-01.jpg" type="image/jpeg" length="19306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vaka sayısında meme kanseri akciğer kanserini geride bıraktı]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Fuzuli Tuğrul, kanser vakalarının artmasının beklendiğini, buna karşılık yeni teknolojiler ile kanserin erkenden teşhis edilerek kişiye özel tedavilerle daha başarılı sonuçlar alınabileceğini ve genetik bilimi sayesinde kanser türlerinin önceden saptanabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir Acıbadem Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Dr. Fuzuli Tuğrul, dünya çapında önemli bir halk sağlığı sorunu olan kanserin dünyada ikinci önde gelen ölüm nedeni olduğunu belirterek 4 Şubat Dünya Kanser Günü vesilesiyle önemli bilgiler verdi. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı verilerine göre 2020 yılında 19,3 milyon olan yeni kanser vakasının 2040’ta 28,4 milyon olmasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Kadınlarda meme kanserinin en sık teşhis edilen kanser olarak akciğer kanserini geride bıraktığına dikkat çeken Dr. Tuğrul meme kanserini sırasıyla akciğer, kolorektal, prostat ve mide kanserlerinin takip ettiğini söyledi. Ölüm nedenlerine gelince akciğer kanserinin ilk sırada yer aldığını ve onu da kolorektal, karaciğer, mide ve kadın meme kanserlerinin izlediği bilgisini aktardı.<br />
<br />
<strong>“Erken teşhis 5 kategoriye ayrılır”</strong></p>

<p>Dr. Tuğrul neredeyse tüm kanserler için, hastalığın erken bir aşamada tespit, teşhis ve tedavi edilmesiyle hayatta kalma şansının önemli ölçüde arttığını ve erken teşhis araştırmalarının beş geniş kategoriye ayrıldığını söyledi.</p>

<p>İlk kategoride yıllık taramanın yer aldığını belirten Dr. Tuğrul bu taramaların pankreas, melanom gibi hızlı ve agresif şekilde gelişen kanserleri tespit edemeyebileceğini, bu agresif kanserler için yeni erken teşhis yöntemlerinin geliştirilmeye çalışıldığı aşamanın ‘erken kanserin biyolojisini belirleme’ ategorisi olduğunu dile getirdi. Riskli kişilerin belirlendiği ikinci kategoride kimlerin kansere yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ve dolayısıyla kimlere test yapılması gerektiğini ve testlerin nasıl rumlanıp bunlara göre hareket edilmesi gerektiğine karar vermede önemli zorluklar bulunduğunu anlattı. Görünüşte sağlıklı kişilerin test edildiği bu aşamanın mümkün olduğunca basit, düşük maliyetli ve minimum düzeyde yanlış negatif veya pozitif sonuç sağlaması gerektiğini vurgulayan Dr. Tuğrul meme kanseri için mamografi, rahim ağzı kanseri için Pap smear, kolorektal kanser için kolonoskopi ve akciğer kanseri için düşük doz bilgisayarlı tomografinin (BT) bu grupta yer aldığını ifade etti.<br />
<br />
<strong>“Küçük tümörleri bulmak samanlıkta iğne aramaya benzer”</strong></p>

<p>Erken tümörler çok küçük olduğu için bulunup doğrulanmasını, samanlıkta iğne aramaya benzeten Dr. Tuğrul kanserin erken teşhisi için biyobelirteçlerden faydalanıldığını söyledi. Biyobelirteçlerin bulunup doğrulanması kategorisine örnek olarak kandaki yüksek prostat spesifik antijeninin (PSA), prostat kanserinin erken teşhis biyobelirteçlerinden biri olduğunu kaydetti.<br />
Doğru teknolojilerin geliştirilmesinden bahseden Dr. Tuğrul “Bu belirteçleri tespit edecek kadar hassas veya önemsiz hastalıklar için aşırı tedaviyi önleyecek kadar isabetli teknolojilerin geliştirilmesi oldukça zordur. Örneğin MRI ve PET gibi görüntüleme teknolojileri erken tanı ve evreleme gerçekleştirebilir. Son olarak erken teşhis yaklaşımlarının uygun şekilde değerlendirilmesi de erken teşhisin beşinci kategorisini oluşturur. En büyük zorluk, yeni bir erken teşhis yaklaşımının kanserleri gerçekten erken tespit edebileceğini ve sonuçta hayat kurtarabileceğini göstermektir” diye konuştu.<br />
<br />
<strong>“Onkoloji kliniklerinde yapay zeka kullanılıyor”</strong></p>

<p>Erken teşhis yöntemleri ile kanser tedavisinde hızlı iyileşme sağlandığının altını çizen Dr. Tuğrul özellikle serviks (rahim ağzı) kanserini önlemek için geliştirilen human papillomavirus (HPV) aşısını örnek gösterdi. Tedavi sürecindeki yeni yaklaşım ve teknolojiler sayesinde hastaya özel teşhis ve tedavi planlanabildiğine işaret eden Dr. Tuğrul “Bunun için de yapay zeka programları sıklıkla onkoloji kliniklerinde kullanılmaya başlandı. Kemoterapi tedavisine ek olarak hedefe yönelik ajanlar ve immünoterapi ilaçlarıyla kanser tedavisinde büyük bir ilerleme sağlandı. Radyasyon onkoloji kliniklerinde de yüksek teknolojik cihazların kullanılmaya başlanmasıyla tedavi oranları oldukça arttı. İleride genomik radyoterapi tedavisi ile kişiye özel tedaviler planlanmaya başlanacaktır” dedi.<br />
<br />
<strong>“KETEM’de pek çok tarama testi yapılıyor”</strong></p>

<p>Ülkemizde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri’nin (KETEM) toplum tabanlı kanser tarama hizmeti verdiğini belirten Dr. Tuğrul bu kapsamda 40-69 yaş arası kadınlarda iki yılda bir mamografi ile, 30-65 yaş arası cinsel aktif kadınlarda beş yılda bir HPV-DNA ve pap smear testi ile, 50-70 yaş arası kadın ve erkeklerde iki yılda bir gaitada gizli kan testi ile taramalar yapıldığını söyledi. Yine Sağlık Bakanlığı’nın hastanelerde açtığı sigara bırakma poliklinikleri ile kanseri önlemeye yönelik hizmet verildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzde insan yaşam süresinin artmasıyla kansere yakalanma oranının da arttığına değinen Dr. Tuğrul “İleride genetik kliniklerinde kişiye özel gen haritaları oluşturulacak ve gelişecek kanser türü önceden belirlenebilecek. Bu yöntem gelişinceye kadar herkes erken teşhis için tarama programlarını yaptırmalı ve önleyici tedbir almalıdır” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Feb 2024 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/02/vaka-sayisinda-meme-kanseri-akciger-kanserini-geride-birakti.png" type="image/jpeg" length="76422"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nifty Testi Hastalık Teşhisleri İçin Uygulanan Yöntemler]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber26.com/nifty-testi-hastalik-teshisleri-icin-uygulanan-yontemler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber26.com/nifty-testi-hastalik-teshisleri-icin-uygulanan-yontemler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüm anne adayları gebelikleri boyunca en çok bebeğinin sağlık durumunu merak etmektedir. Özellikle genetik hastalıklar denildiğinde akıllara gelen Down Sendromu için tarama testleri arasında nifty testi bulunmaktadır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık alanında hastalıkların teşhis edilmesi için birçok yöntem kullanılmaktadır. Bunlardan biride <strong>alerji testi </strong>olarak bilinmektedir. Alerji testi ve daha birçok test, tıpta hastalıkların teşhisi için büyük bir rol oynamaktadır.</p>

<h2><strong>Nifty Testi Nedir?</strong></h2>

<p>Tüm anne adayları gebelikleri boyunca en çok bebeğinin sağlık durumunu merak etmektedir. Özellikle genetik hastalıklar denildiğinde akıllara gelen Down Sendromu için tarama testleri arasında <strong>nifty testi </strong>bulunmaktadır. Bu testler içerisinde güvenirliği en yüksek olan Nifty testi, anne adayından kan alınarak kolayca yapılmaktadır.</p>

<h2><strong>Nifty Testi Nasıl Yapılır? Ne Zaman Uygulanır?</strong></h2>

<p>Negatif ya da pozitif olarak sonuç veren Nifty testi, çıkan sonuca göre bebeğin sağlığı hakkında bilimsel bulgular sunmaktadır. Eğer testin soncu <a href="https://www.labistanbul.net/nifty-test/" rel="nofollow"><strong>nifty testi</strong></a> pozitif çıkarsa anne karnındaki bebeğe 99,9 oranında trizomi teşhisi konulmaktadır. Bu hastalık teşhisi erken konulduğu için tanı ve tedavi süreci daha hızlı ilerlemektedir.</p>

<h2><strong>Nifty Test Özellikleri Nelerdir?</strong></h2>

<p>Gebeliğin belirli bir süresinden sonra yapılan Nifty testi, kromozomlardaki trizomi hastalıklarının gebelik esnasında tespit edilmesini sağlamaktadır. Diğer yöntemlere göre daha güvenilir ve kesin sonuçlar sunan <strong>Nifty testi, </strong>hem anne adayına hem de doktora büyük kolaylıklar ve avantajlar sağlamaktadır. Bunların yanı sıra anne adayından alınan kan ile yapılan bu test, anne ve bebek sağlığı açısından herhangi bir tehlike oluşturmaktadır.</p>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Nedir?</strong></h2>

<p>Renkli doppler, yüksek frekanslı ses dalgaları ile yapılan, ulaşılması kolay ve invaiz olmayan bir görüntüleme yöntemidir. Normal bir ultrasonda görüntü gösterebilmek için ses dalgaları kullanılmaktadır, ancak <strong>renkli doppler </strong>uygulamasında olduğu gibi kan akışı bu durumda gözükmemektedir. Renkli doppler işleminde ise kan akışının yönü ve hızı net olarak görülmektedir.</p>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Nasıl Çekilir?</strong></h2>

<p>Bu işlem için özel bir hazırlık süreci bulunmamaktadır. Kişi muayene masasına uzanır ve doktor tarafından sürülen jel ve prob ile <a href="https://www.labistanbul.net/renkli-doppler-ultrasonografi/" rel="nofollow"><strong>renkli doppler</strong></a> çekimi başlamaktadır. Bu esnada ekran üzerinde mavi ve kırmızı renkler belirmektedir. Renkler, damarlardaki kanın akışını göstermektedir.</p>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Neden Yapılır?</strong></h2>

<p>Renkli doppler çekiminin kullanıldığı birçok alan bulunmaktadır. Bu alanlar ile ilgili bir sıralama yapacak olursak;</p>

<ol>
 <li>Gebelik süreçleri,</li>
 <li>Toplardamar ve atardamar hastalıkları,</li>
 <li>Böbrek incelemeleri,</li>
 <li>Boyun damarlarının incelenmesi.</li>
</ol>

<h2><strong>Renkli Doppler Ultrason Kaçıncı Haftada Yapılır?</strong></h2>

<p>Bu ultrason çeşidi birçok işlem için uygulanmaktadır. Bunlardan biride gebeliktir. Bebek bekleyen birçok aile <strong>renkli doppler </strong>uygulamasından haberdardır. Damarlardaki yeterli gelişme görüldükten sonra bu işlem yapılabilmektedir. Özellikle 11-13 ve 18-21 gibi haftalar, bu işlem için en uygun zamanlardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Alerji Testi Nedir? Nasıl Yapılır?</strong></h2>

<p>Alerji testi, vücudun herhangi bir yerinde meydana gelen reaksiyonların belirlenmesi için uygulanan bir testtir. Çoğu insanda reaksiyona neden olmayan maddeler, bazılarında bağışıklık sistemi tarafından tepki alabilmektedir. Bağışıklık sistemi, antikor adı verilen proteinlerden üretmektedir. Çoğunlukla zararsız olarak bilinen alerjenler, antikorlar tarafından zararlı olarak tanımlanabilmektedir.</p>

<h2><strong>Alerji Teşhisi Nasıl Konur?</strong></h2>

<p>Alerji teşhisi koyabilmek için çeşitli yöntemler izlenmektedir. Alerji testinin hangi duruma göre yapılacağı, işlemde değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin deri prick <a href="https://www.labistanbul.net/alerji-testi/" rel="nofollow"><strong>alerji testi</strong></a> alerji olunan gıdanın saptanmasını sağlamaktadır. Kandan yapılan alerji testi ise kan dolaşımındaki immünoglobilin olarak bilinen antikorların miktarını tespit etmektedir.</p>

<h2><strong>Alerji İçin Hangi Tahliller Yapılır?</strong></h2>

<p>Alerji için prik deri testi, intradermal deri testi ve patch testi bulunmaktadır. Prik testi, en sık kullanılan <strong>alerji testi </strong>olarak bilinmektedir. İntradermal testler daha çok ilaç alerjisi ve arı alerjisi için kullanılmaktadır. Yama testinde ise cildin çeşitli kimyasalların alerjisi olup olmadığına bakılmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber26.com/nifty-testi-hastalik-teshisleri-icin-uygulanan-yontemler</guid>
      <pubDate>Wed, 31 Jan 2024 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhaber26com.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber26-com/uploads/2024/01/nifty-testi-nasil-yapilir-ne-zaman-uygulanir.jpg" type="image/jpeg" length="98708"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
