AIDS Testi

AIDS, “Acquired Immune Deficiency Syndrome” (Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu)’un kısaltmasıdır. AIDS, HIV virusun neden olduğu bir hastalıktır.  Bu virus temelde CD4+ T lenfositi denen hücreleri yok ederek bağışıklık sisteminde baskılanmaya neden olmaktadır. Kişi bu virüsün vücudun bağışıklık sistemini zayıflatması sonucunda, fırsatçı infeksiyonlar adı verilen bazı infeksiyonlara ve diğer hastalıklara (kanser gibi) karşı daha duyarlı hale gelir.

Tüm testler ve merak edilen cevaplara bu siteden ulaşabilirsiniz. https://www.labistanbul.com.tr/

Virus, HIV-pozitif bireylerin kan, sperm, vagina salgısı ve anne sütünde bulunur. Bu virüs kişinin vücuduna, damar yoluyla, anüs, rektum, vagina, penis, ağız, göz ve burun gibi organların mukozalarından ya da derideki açık yara, kesik ve çatlaklardan girebilir.

HIV bulaşmalarının % 80-85’i korunmasız cinsel ilişki yoluyla olmaktadır. Korunmasız cinsel ilişkisi olan bireyler arasında (erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe veya kadından kadına) bulaş olabilir. Günümüzde alınan önlemlerle kan ve kan ürünleriyle bulaşma çok azalmıştır. Kan yoluyla bulaşma, daha çok infekte hastaların kanıyla kirlenmiş aletlerle yaralanma veya infekte kanın deri veya mukozalarla teması sonucunda; özellikle de sağlık çalışanlarında görülmektedir. HIV-pozitif erkek ve kadının cinsel organlarındaki kanamaların veya âdet kanının penise, vaginaya veya ağza temas etmesiyle de bulaşma olabilir.

Aids Testi Fiyatları

HIV; Tükürük, gözyaşı, ter, idrar, dışkı gibi vücut çıkartıları, tokalaşma, el ele tutuşma, sarılma, okşama, kucaklama, öpme, aynı kaptan yemek yeme ve içecek tüketme, ortak çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon kullanma, aynı tuvaleti, duş ve musluğu kullanma, aynı yüzme havuzunda yüzme, deniz, sauna, hamam gibi ortak alanları kullanma ve ortak kullanılan havlu ile bulaşmaz.

Virusun vücuda giriş şekli kişide hastalığın ortaya çıkışının ve hastalığın ilerlemesinin hızında değişikliğe neden olabilir. Cinsel ilişkiyle bulaşma olması, bulaştıran kişinin vücudundaki hastalığın durumu, mikrobun sayısı ve cinsel ilişki sırasında herhangi bir kanamanın olmasıyla yakından ilişkilidir.

Tedavi edilmemiş HIV infeksiyonu üç evrede seyreder ve 2-15 yılda son evre olan AIDS dönemine ilerler.

Birincil HIV infeksiyonu (akut infeksiyon): Virus, vücuda alındıktan 2-4 hafta sonra grip benzeri yakınmalar olarak nitelendirilen ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı, lenf düğümlerinde büyüme, döküntü, bulantı, kusma, ishal, kas ve eklem ağrısı gibi belirtiler görülebileceği gibi, hastaların bir bölümünde bu dönem, hiçbir belirti olmadan da geçirilebilir. Birkaç hafta sürebilen bu dönemde standard tarama testleriyle tanı koymak mümkün olmayabilir. Hastanın en bulaştırıcı olduğu dönem, akut infeksiyon dönemidir.

Sessiz dönem: Akut infeksiyon dönemi geçtikten sonra, virus vücutta hiçbir yakınmaya neden olmadan ortalama 8-10 yıl kadar taşınabilir. Lenf düğümlerinde büyümeler bu evrede görülebilir. Bu dönemde de kişinin bulaştırıcılığı halen devam eder. Belirtisiz dönem 1-2 yıl kadar kısa veya 10- 15 yıl kadar uzun sürebilir.

İleri dönem (AIDS): HIV infeksiyonunun en son evresi AIDS olarak adlandırılmaktadır. Virus, vücudun bağışıklık sistemini zamanla daha fazla zayıflattığından, bu döneme kadar hiçbir tedavi görmemiş hastalar, bu dönemde infeksiyonlara ve kanserlere karşı savunmasız hale gelirler. HIV’in hem kendisi hem de zemin hazırladığı fırsatçı infeksiyonlar ve kanserler birçok organda önemli ve ölümcül olabilen ciddi hastalıklara neden olabilirler.

Tanı için ilk yapılacak test ELISA testidir. ELISA testiyle yapılan inceleme pozitif bulunmazsa, kişide HIV infeksiyonuyla ilişkili bir bulgu yoksa, kişi risk grubunda değilse ya da son üç ay içinde riskli bir temas öyküsü yoksa, sonuç negatif olarak bildirilir. Riskli durumlarda ELISA testi 2-4 hafta içinde yinelenebilir. Bu test sonucu da negatifse HIV infeksiyonu olmadığı kabul edilir; ancak kesin negatif sonuç için testin üçüncü ayda tekrarlanması gerekir.

HIV infeksiyonundan yaklaşık 7-10 gün sonra ilk olarak HIV-RNA pozitifleşir ve bu kişide PCR testi yapılarak tanı konur. Ancak HIV/AIDS tanısı sıklıkla hastalığa neden olan virusa karşı vücutta gelişen antikorları veya antikorlarla birlikte antijenleri araştıran kan testleriyle konulur. Bağışıklık sistemi, virus vücuda girdikten 3-8 hafta sonra virusa karşı antikor oluşturmaya başlar. Hastaların %97’sinde virusun alınmasından sonraki ilk 3 ay içinde antikorlar oluşur. Ancak nadiren bazı hastalarda virusa karşı antikorların gelişmesi 6 ayı bulabilir. Bu antikorları tespit için 3. nesil ELISA testleri kullanılabilir. Ancak p24 antijenini ve antikoru birlikte saptayan testler, sadece antikoru araştıran testlere göre daha önce pozitifleşmeye başlar. Bu testlerle infeksiyondan sonra 3. haftadan itibaren pozitif test sonucu elde edilebilir. Bu nedenle laboratuvarlarda hem HIV spesifik antikorlarını hem de p24 antijenini beraber saptayan 4. nesil test (Combo Test) daha sıklıkla kullanılmaktadır.

AIDS’ten korunmada; eğer birden fazla cinsel partner var ise kişi mutlaka korunmalı cinsel ilişkiye girmeli, şüpheli bir cinsel temas sonrası ise HIV testlerini yaptırmalıdır.

Aids Testleri ve Fiyatları Hakkında Detaylı Bilgi İçin : https://www.labistanbul.com.tr/aids-testi-fiyati.html

Uzm Dr Gülhan Yağmur

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.