Cuma, 24 Kasım 2017
.
10
Eskişehir
.
Orhan Durmuş

Sokak Düğünleri Yasaklanmalı

Bu gün sizlere, son günlerde artan sokak düğünlerinin, olumsuz yanlarından bahsedeceğim. Gürültü kirliliği, her yıl daha fazla artıyor. Bunun çeşitli sebepleri var. Düğünler, inşaat çalışmaları, makinalar, ulaşım araçları, eğlence yerlerinden yükselen sesler gibi. Ama en başta geleni: Çoğunlukla yaz aylarında, sokak aralarında yapılan düğünler olmaktadır.

Zaman zaman hepimiz, bu durumdan şikâyet ederiz değil mi? Düşünün, günün yorgunluğuyla eve gittiğinizde, tam dinlenmeye başlayacağınız sırada, elektrosazların en yüksek sesleriyle, bozuk akortlarla ve de-tone seslerle başlayan “Ankara Havaları” çalarken, tüyleriniz diken diken oluyor değil mi?

GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ VE ETKİLERİ

Gürültü kirliliğinin (ses kirliliğinin) insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. Uzmanlar diyor ki:

  • Kişinin uzun süre gürültüye maruz kalması halinde, bağışıklık sistemi çöker. 
  • Kulaklarda uğuldama, çınlama, geçici ve kalıcı işitme kaybı yaşanabilir.
  • Hipertansiyona neden olur.
  • Yüksek stres, sinir, saldırganlık yapar.
  • İletişim sorunlarına neden olur.
  • Uyku sorunlarına neden olur.
  • İş veriminde düşüşlere neden olur.

Kişilerde meydana gelebilecek olumsuzluklar, bunlarla sınırlı değil elbette. Bazılarımızın hastası olabilir, bazılarımızın çocukları, yaşlıları uyku sorunu yaşıyor olabilir. Bu gibi nedenlerle, yüksek seslere olan tahammülümüz de azalıyor. Bu olumsuz sonuçları bertaraf edebilmek için bir an önce,  sokak düğünleri yasaklanmalıdır.

Şükürler olsun ki Eskişehir’de, düğün salonu açısından bir yetersizlik de yok. Bu amaçla yapılmış olan bir çok salon hizmet veriyor.

GÜVENLİK RİSKLERİ

Bir başka olumsuz tarafı da güvenlik endişeleri. Hatırlayınız geçen yıl, Gaziantep’de bir kına gecesi sırasında, terör saldırısı yapılmıştı ve 53 vatandaşımız hayatını kaybetmişti. Terör olaylarının her yerde ve her şekilde olabileceği ihtimali sebebiyle, sokak düğünlerine gelen vatandaşlarımız, maalesef açık hedef olmaktadır. Sokak düğünlerinin yasaklanması, bu riski de kısmen ortadan kaldıracaktır.

ŞEHİR KÜLTÜRÜ

Şehirlerde yaşamanın, bir kültür gerektirdiğini ve kişi haklarına saygının, medeniyet ve hukuk kurallarının bir gereği olduğunu unutmamalıyız.

 Ayrıca bizler, bireysel ve toplumsal edep ve kişi haklarına saygı konusunda, dünyaya örnek olan Osmanlı Medeniyeti’nin torunlarıyız ve devamıyız. Bakınız bununla ilgili olarak, geçmişte çok önemli ve örnek alınması gereken detaylar var. Örneğin; bir balkona sarı renkli çiçek konulursa, o evde hasta olduğunu belirtir ve oradan geçenler, daha dikkatli geçerlermiş ve sessiz olurlarmış. Bir başka çarpıcı örnek ise şöyle: Mescid-i Harâm’ın tamiri sırasında, çalışan ustalar, çekiçlerine ve gürültü çıkarabilecek olan aletlerine, çaput bağlarmış ki hem mabede hürmet, hem uhrevi duygular ve hem de manevi iklim gürültü ile bozulmasın.

Nereden nereye geldik değil mi?