Umut olduğu sürece engellilerin yapamayacağı hiçbir şey yok

Eskişehir'de doğuştan cam kemik hastası olan 28 yaşındaki Burak Sakçı, 7 yıl boyunca 5 kez ameliyat geçirip, yaklaşık 1500 seans fizik tedavi görmesinin ve destekle yürümeye başlamasının ardından otomobil kullanmayı öğrenerek ehliyet sahibi oldu.

Cam kemik hastası olarak 1992 yılında dünyaya gelen Burak'a bir yaşında hastalığının teşhisi konuldu. Ailesinin koruyup kollamasına karşın defalarca vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluşan Sakçı, ilk ve ortaokulu örgün öğretimle, liseyi ise açık öğretimle bitirdi. Tekerlekli sandalyeyle yaşamını sürdüren ancak "Yürüyemezsin" diyenlere inat ayağa kalkmak için mücadele veren gencin hayatı, Ankara Üniversitesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesinde görev yapan Prof. Dr. Hakan Kınık ile tanışmasıyla değişti. 

Kınık'ın ameliyatlarını gerçekleştirmeyi kabul ettiği Sakçı'nın karşısına bu kez de maddi sıkıntılar çıktı. Ameliyat için gerekli parayı bulmakta güçlük çeken Sakçı, 2013 yılında Başbakan olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Eskişehir ziyaretinde kendisiyle görüşme fırsatı buldu. Dileğini ifade ettiği Erdoğan'ın desteğiyle 2 yılda 5 ameliyat geçiren Burak Sakçı, 2013 yılından beri gördüğü yaklaşık 1500 seans fizik tedavi sürecinin ardından yürüteç desteğiyle yürümeye başladı.

Eskişehir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Bilgi İşlem Departmanında 2018 yılında çalışmaya başlayan genç, araç kullanamayacağına dair genel kanaatin aksine önce ehliyetini sonra da arabasını aldı. Kendi gibi cam kemik hastalarına umut olmak için hayatından ve tedavi süreçlerinden kesitler içeren "Umutlar Kırılmaz" adlı bir de kitap yazan Sakçı, şimdilerde desteksiz yürümek için tedavisine devam ediyor.

- "Hayat şartlarımı maksimum seviyeye getirmek için çaba sarf ettim"

Burak Sakçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cam kadar hassas kemik yapısıyla dünyaya geldiğini belirterek yaşıtları sokakta koştururken kendisinin tekerlekli sandalyeye mahkum bir hayat sürdüğünü söyledi. 14 yaşından sonra kemiklerinde kırılmaların azaldığını ifade eden Sakçı, "Bundan sonra ayağa kalkmak için doktor arayışlarına başladım. Ancak gittiğim birçok kapıdan cam kemik rahatsızlığımı öğrenmeleri üzerine ellerim boş döndüm. Engelli bir birey olarak hayatımı tekerlekli sandalyede sürdürebileceğimi, yaşamdan böyle zevk almamı söylediler. Hayat şartlarımı maksimum seviyeye getirmek için çaba sarf ettim." diye konuştu.

Sakçı, Prof. Dr. Hakan Kınık ile tanıştıktan sonra hayatının adeta değiştiğine değinerek şunları anlattı:

"Tedavi süreci öncesinde ciddi mali yükümlülükler getiren ameliyatları olmam gerekiyordu. Eskişehir ziyaretinde görüşme fırsatı bulduğum Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın destekleri sayesinde ameliyatlarım gerçekleşti. 5 kez ameliyat geçirdim. Ayağımdaki şekil bozukluğu düzeltildi. 2013 yılında ilk kez fizik tedaviye başladım. Senede yaklaşık 200-250 seans fizik tedavi görüyorum. Meyvelerini almaya başladım. Destekle yürüyebiliyorum. Hedefim desteksiz bir şekilde yürümek. Uzun ve meşakkatli bir yol beni bekliyor."

- "Umutlar nefes aldığımız sürece devam ediyor"

Eskişehir Gençlik ve Spor Müdürlüğünün Bilgi İşlem Departmanında çalıştığını dile getiren Sakçı, kendisine destek olan Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu'na ve İl Gençlik ve Spor Müdürü Ali Osman Tatlısu'ya da teşekkür etti.

Cam kemik hastalığıyla verdiği mücadeleyi engellilerin yaşama daha sıkı bağlanması ve onlara umut olmak için kaleme aldığına değinen Sakçı, şunları kaydetti:

"Gazeteci Aytaç Ersoy da bana kitabın editörlüğünde yardımcı oldu. Kitabımı tedavimde bana ön ayak olan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etmek istiyorum. Hayatta her şey kırılabiliyor ancak umutlar nefes aldığımız sürece devam ediyor. Sadece ölüme çare yok. Umut olduğu sürece engellilerin yapamayacağı hiçbir şey yok. Bana 'Ehliyet alamazsın.' dediler. Pes etmedim. Hayallerimin peşinden koştum. İlk sınavda ehliyetimi aldım. Arabamı da aldım."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.