Tiroid nodülleri ne zaman tehlikeli oluyor?

Toplumda çok sık rastlanan tiroid bezi nodülleri genellikle iyi huylu (kanser olmayan) bir yapıya sahiptir. Ancak bu nodüller büyüdükçe hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürüyor. Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, büyüyen nodüllerin ve guatrın yol açtığı şikayetleri şöyle sıraladı:

  • Boyunda dışarıdan fark edilen şişlik ve estetik kaygılar

  • Yutkunma ve nefes alma güçlüğü

  • Ses kısıklığı ve boğazda sürekli baskı hissi

Ameliyat her zaman tek seçenek değil

Geleneksel yöntemde bu tarz şikayetleri olan hastalar için en yaygın çözüm cerrahi müdahale, yani ameliyatla tiroid bezinin alınmasıdır. Kanser şüphesi olan ya da göğüs kafesine doğru aşırı büyümüş guatrlarda ameliyat hala en doğru seçenektir.

Ancak gelişen teknolojiyle birlikte girişimsel radyoloji yöntemleri, ameliyata çok güçlü birer alternatif haline geldi. Genel anestezi (narkoz) gerektirmeyen ve boyunda iz bırakmayan bu yöntemler, hastaların günlük hayatlarına hemen dönmesini sağlıyor.

Prof. Dr. Küçükay, ESOGÜ Girişimsel Radyoloji bölümünde uyguladıkları ve başarıları uluslararası bilimsel dergilerde de yayımlanan iki modern ameliyatsız yöntemin detaylarını paylaştı:

1. Mikrodalga Ablasyon (MWA) - Isı ile eritme yöntemi: Bu yöntemde, ultrason cihazı rehberliğinde iğne inceliğinde özel bir cihazla doğrudan nodülün içine girilir. Cihazın ucundan verilen mikrodalga enerjisiyle nodül dokusu ısıtılarak etkisiz hale getirilir. Zamanla küçülen nodül, vücut tarafından doğal yollarla emilerek yok olur. İşlem sırasında hasta uyutulmaz, sadece boyun bölgesi uyuşturulur. Kesi ve dikiş olmadığı için boyunda hiçbir iz kalmaz ve sağlıklı tiroid dokusu zarar görmez.

2. Tiroid Arter Embolizasyonu (TAE) - Damar tıkama yöntemi: Özellikle çok sayıda nodülü olan büyük guatrlarda tercih edilen bu yöntemde, tıpkı anjiyo yapar gibi kasıktan veya koldan ince bir boruyla (kateter) girilir. Tiroid bezini besleyen atardamarlara ulaşılarak bu damarlar küçük parçacıklarla tıkanır. Kan akışı azalan guatr, beslenemediği için zamanla küçülür ve hastanın nefes alma, yutkunma gibi baskı şikayetleri ortadan kalkar.

Bu tedaviler kimler için uygundur?

Ameliyatsız guatr ve nodül tedavileri; biyopsi sonuçlarında iyi huylu olduğu kanıtlanmış, ancak büyüklüğü nedeniyle hastaya rahatsızlık veren durumlarda uygulanabiliyor.

Önemli Not: Her hasta ve her nodül bu yöntemler için uygun olmayabilir. Tedavi kararı; nodülün boyutuna, yerine, hormon düzeylerine ve hastanın genel sağlık durumuna göre tamamen "kişiye özel" olarak hekim tarafından verilir. Kanser şüphesi taşıyan vakalarda cerrahi seçenek önceliklidir.

Bu yenilikçi tedaviler hakkında detaylı bilgi ve randevu almak isteyen vatandaşlar, ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji Bölümüne veya girişimsel radyoloji birimi bulunan tam teşekküllü hastanelere başvurabilirler.