adscode
adscode
adscode adscode adscode
adscode adscode
Eskişehir 13 °C
adscode
adscode
adscode
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca doktor adaylarıyla buluştu

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca doktor adaylarıyla buluştu

Koca; (TUS tercihleri) Özellikle riski düşük olan, hastayla fazla meşgul olunmayan cildiye, fizik tedavi ve radyoloji gibi branşların daha çok tercih edildiği ama beyin cerrahisi gibi kalp damar cerrahisi gibi kadın doğum gibi meşakkatli, sorunlu, adli sorunları da beraberinde olan branşların tercihinin daha aşağılarda olduğunu görüyoruz"


  • Facebookta Paylaş

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) sonuçlarına göre cildiye, fizik tedavi ve radyoloji gibi branşların daha çok, beyin, kalp damar cerrahisi ve kadın doğum gibi branşların ise daha az tercih edildiğini belirterek, mevcut performans uygulamasını doğru bulmadığını, bunun üzerinde çalışma yapıldığını bildirdi.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi öğrencileriyle bir araya gelen Bakan Koca, doktor adaylarıyla tıp eğitimi, sağlık politikaları, bilimsel araştırmalarda yeni hedefler ve yerli üretimle ilgili son gelişmeler konusunda sohbet etti.

Koca, bir öğrencinin "Cerrahlığa asistan bulunamıyor mu şu an? Bunun sebebi sizce ne? Neden tıptan mezun olanlar hastaları daha az görecekleri bölümleri tercih ediyor? Bununla ilgili bir politikanız olacak mı?" sorularını şöyle yanıtladı:

"Bunun çözümü aslında sizlerde. Bu noktada kadroları açan bizleriz. Geçen TUS'ta sıralamayı söyleyeyim size. Birinci sırada tercih edilen dermatoloji, ikinci sırada tercih edilen plastik cerrahi, üçüncü sırada tercih edilen radyoloji, dördüncü sırada tercih edilen radyasyon onkolojisi, beşinci sırada göz, altıncı sırada çocuk psikiyatrisi, FTR, tıbbi genetik, sonra KBB, psikiyatri… Hatta spor hekimliği 11'inci sırada, nükleer tıbbın önünde. Enfeksiyon 14'üncü sırada. Çok acıklı bir durum; kardiyoloji 15'inci sırada. Nöroloji 16'ncı sırada, üroloji 17'nci sırada, ortopedi 18, su altı hekimliği 19, anestezi 20, göğüs hastalıkları 21, iç hastalıkları 22, halk sağlığı 23, adli tıp 24'üncü. Halk sağlığı ve adli tıptan sonra kalp damar cerrahisi geliyor. Kadın doğuma daha yeni geldik, 26'ncı. Çocuk hastalıkları 27'nci. Ben çocuk hekimiyim, ilk tercihim çocuktu. Aile hekimliği 28, ondan sonra geliyor 29 olarak genel cerrahi. Beyin cerrahisi 30'uncu sırada. Çocuk cerrahisi 31, acil tıp 32, göğüs cerrahisi 33 ve gidiyor...

Bu tabloda gördüğümüz çok açık ve net. Özellikle riski düşük olan, hastayla fazla meşgul olunmayan cildiye, fizik tedavi ve radyoloji gibi branşların daha çok tercih edildiği ama beyin cerrahisi gibi kalp damar cerrahisi gibi kadın doğum gibi meşakkatli, sorunlu, adli sorunları da beraberinde olan branşların tercihinin daha aşağılarda olduğunu görüyoruz. Bunun ülke için hayra alamet olmadığını hepimiz söyleyebiliriz."

- "Adli olaylar son dönem ciddi bir sorun haline gelmeye başladı"

Koca, TUS sıralamasında en önemli bölümlerle ilgili "Olsa da olur." diye tercih edildiğini gördüklerini vurguladı.

Bakanlık olarak bu konuyu ciddiyetle ele aldıklarını kaydeden Bakan Koca, şöyle devam etti:

"Biz diğer branşları ne yaparak daha da tercih edilebilir hale getirebiliriz? Mesela performansla ilgili bir uygulamamız var. Bu uygulamanın yani performansın, teorik olması gerektiğine inanıyorum ama performansın bu şekliyle uygulanmasını doğru bulmuyorum. Yapılması gereken performans düzenlemesini de çalışıyoruz. Onu da birkaç ay sonra açıklamış oluruz. Performansta biraz daha farklı kriterler devrede oluyor, olacak yani özellikli, nitelikli, meşakkatli, beceri gerektiren işlerle, müdahalelerle ilgili performansın farklı şekilde devrede olması gerekiyor. Riski düşük olan ve bulunduğu yerden puan toplayarak elde edilen performansın hakkaniyetli olduğuna inanmıyorum. Bunun sebeplerinden bir tanesinin bu olduğuna inanıyorum, bunu düzeltmek gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında da birtakım sebeplerin varlığını düşünüyoruz. Mesela özellikle adli olaylar son dönem ciddi bir sorun haline gelmeye başladı. Birçok avukatın hastadan ücret talep etmeden harekete geçtiğini, bu noktada müdahale yapan hekim ile ilgili bunu iş edinen avukatların olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla bu istismarı da önleyen bir düzenleme yapılması gerektiğine inanıyorum."

- "Sağlık haberleri doğruluğu teyit edilerek yapılmalı"

Koca, bir öğrencinin "Özellikle son zamanlarda basında doktor karşıtı birçok haber yapılıyor, yalan haber yapılıyor. Bu ister istemez halkın doktora karşı olan bakış açısını olumsuz etkiliyor ve doktora karşı güven azalıyor. Sizin acaba bu yönde denetiminiz veya yaptırımınız var mı?" sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu da Bakanlık olarak da hepimizin sizlerin ve bizlerin muzdarip olduğu bir konu. Bir şekilde bir muhabir arkadaşın, ilgililere sormadan kendi bildiği yaklaşımla haberin içinden bir cümleyi cımbızla alıp ve o oluşturduğu algıyla da vatandaşımızın bilinçaltına her geçen gün farklı bir algı oluşumuna sebep olduğunu görüyoruz. Bunu en son amniyotik bantta görmüştük. Bu aslında yapılması gereken yapılacak sağlıkla ilgili haberlerin bir yerden mutlak sorularak teyit edilerek, doğrulunun teyit edilerek yapılmalı gerektiği kanaatindeyim. Hep birlikte mücadeleye devam."

- "Gidişatın doğru olmadığını söyleyebilirim"

Bakan Koca, bir öğrencinin intern doktorlara ilişki sorusu üzerine, son yıllarda TUS'un devreye girmesiyle, pratikte birçok mezunun sahada olmayıp doğrudan TUS'a katılarak uzmanlığa başladığı bir eğitim sisteminin doğru olduğuna inanmadığını belirtti.

İnternlik döneminde mutlak pratiğin sistematiğinin oluşturulması gerektiğini anlatan Koca, şunları kaydetti:

"Asgari bir dönem sahada da bunun pratiğinin yapılması gerektiğini hatta yer yer belli dönemler itibarıyla ücretli olması gerektiğini, bunun her yerde benzer ve eşit şekilde uygulanması gerektiği kanaatindeyim. Bu konuyla ilgili de Bakanlık olarak bunu kendi aramızda tartışıyoruz. Bir çalışma grubu bunu gündemine aldı. Bu konuyla ilgili öğrencilerle de yani paydaşlarla da bu konuları konuşmayı düşünüyoruz. Ben burada bir sorun olduğunu, bu sorunun mutlak bir şekilde aşılması gerektiğini, 5'inci sınıftan itibaren 6'ncı sınıf dahil olmak üzere sadece uzmanlık eğitimi için geceli gündüzlü çalışan ve TUS'a hazırlanma gayreti içinde olan ama pratikten uzak, devamında da uzmanlık eğitiminde de pratiği yapmayarak uzmanlık eğitimin devam edildiği bir sistemden bahsediyoruz. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Bunu bir şekilde çözmemiz gerekiyor. Dershanelerin yoğun bir şekilde bu konuyla ilgili açığı kapatma noktasına ne kadar gayret içinde olduğunu sizler de bizler de iyi biliyoruz. Gidişatın doğru olmadığını söyleyebilirim."

  • 1

Henüz yorum yok, ilk yorumu yapın, tartışmayı başlatın