"Katil belli ama sistem de azmettirici"

Eskişehir’de sokak ortasında eski eşi tarafından vahşice katledilen Ayşe Tuba Arslan’ın ölümünün arkasındaki ihmaller bir bir açığa çıktı. Ayşe Tuba Arslan eşinden gördüğü şiddete karşı 23 kez suç duyurusunda bulundu. Tedbir kararları alınmasına rağmen ölüm tehditleri almaya devam etti. 10 suç duyurusundan 5’i “delil yetersizliği gerekçesiyle” takipsizlikle sonuçlandı.

CHP EskişehirMilletvekili Utku Çakırözer TBMM Genel Kurulu’nda süreci anlatıp, Ayşe Tuba Arslan’ın son suç duyurusunu okudu, yaşananlara isyan etti. Çakırözer, “Ayşe Arslan’ın görünen katili bellidir ama onu bir türlü korumayan koruma sistemimiz de bu cinayetin ve daha yüzlerce benzerinin azmettiricisidir. Ölümleri gerçekleşince mi yardım edeceğiz onlara? Toprağın altına koyunca mı koruyacağız onları?” dedi.       

MECLİS’TE İSYAN ETTİ

CHP Milletvekili Utku Çakırözer, TBMM Genel Kurulu’nda Eskişehir’de 2 çocuk annesi 45 yaşındaki Ayşe Tuba Arslan’ın eski eşi tarafından nasıl göz göre göre öldürüldüğünü anlattı.

Çakırözer, “Boşandığı eşi 11 Ekim’de sokak ortasında kasap satırıyla kafasına, kollarına ve ellerine saldırarak yaraladı Ayşe Arslan'ı. İyi kalpli, yaşama azmi hiç bitmeyen bu kadın, tam 44 gün komada kaldı. Ancak vücudu bu acıya daha fazla direnemedi. ‘Kadına karşı şiddeti önleyeceğiz’ diye nutuk attığımız gün hayata gözlerini yumdu” dedi.

Vahşice öldürülen her kadının beraberinde bir korunamama hikayesi olduğunu belirten Çakırözer, Ayşe Arslan’ı ölüme götüren süreci özetledi. 25 yıllık evli, iki çocuk annesi Ayşe Arslan’ın eşinden gördüğü şiddet karşısında tedbir kararı için ilk kez 14 Eylül 2018’de başvurduğunu belirten Çakırözer, aynı gün alınan tedbir kararının birkaç kez uzatıldığını bu arada boşanmanın da gerçekleştiğini ancak saldırgan Yalçın Özalpay’ın tehdit ve hakaretlerini sürdürdüğünü dile getirdi.

1 YILDA 23 SUÇ DUYURUSU

Çakırözer, “Ayşe Arslan ilk tedbir istediği tarihten korkunç saldırıya uğradığı tarihe kadar bir yıl içinde tedbir kararlarına uymayan saldırgan hakkında tam 23 kez suç duyurusunda bulunuyor ‘Korkuyorum’ diyor ‘Beni öldürecek’ diyor. Babası, ağabeyi de aynı şikâyette bulunuyor. Gitmedikleri karakol kalmıyor, başvurmadıkları mahkeme kalmıyor” diye konuştu.

BİR GÜN DAHİ HAPİS YOK

Çakırözer, Ayşe Arslan’ın suç duyurularından bir sonuç alamadığını belirtirken, “Sadece bu yıl yaptığı 10 suç duyurusunun 5’i takipsizlikle sonuçlanıyor; gerekçe, delil ve tanık yokluğu. Şu anda şiddet gören, ölüm tehdidi altında olan binlerce kadın ‘Delil yok, tanık yok’ denerek katillerinin önüne korumasızca bırakılıyor. Ayşe Arslan'ın başvurularından 5'i hakkında ise dava açılıyor ancak hiçbir caydırıcı karar çıkmıyor. Kanunumuz var; tedbir kararına uymayanlara üç günden on güne kadar zorlama hapis cezası verilmesi gerek. Ama toplam 23 kez bu tedbir kararlarını ihlal ederek tehdit, hakaret ve saldırıda bulunan bu katil, bir gün dahi zorlama hapis cezasına çarptırılmıyor, cinayet gününe kadar elini kolunu sallayarak gezmesine göz yumuluyor” ifadelerini kullandı.

KATİL BELLİ AMA SİSTEM AZMETTİRİCİ

Kanunun öngördüğü hapis cezalarının uygulanmamasının Ayşe Arslan’ın yalnız bırakılmasının ve Eskişehir’in ortasındaki bu katliamın önünü açtığını dile getiren Çakırözer, ‘Ayşe Arslan’ın görünen katili bellidir ama onu bir türlü korumayan koruma sistemimiz de bu cinayetin ve daha yüzlerce benzerinin azmettiricisidir. Ama polis, ama savcı, ama hâkim, ama şiddet önleme merkezi sorumlusu; kim olursa olsun, yetkililer 23 kez dile getirdiği isyanına gerçekten kulak verse Ayşe Arslan bugün yaşıyor olacaktı” dedi.

ATAERKİL ALGI

Çakırözer, “Mevcut hukuk sisteminin uygulayıcıları yani polisi savcısı, ŞÖNİM'deki psikoloğu; hepsi toplumda mevcut ataerkil algıdan beslenmekte; kadını ikinci sınıf vatandaş gibi gören toplumsal algıdan kurtulmadan, yasaların temelindeki eşitlikçi bakış açısını görmezden gelerek görev yapmaya çalışmakta. Bu yüzden bekar da olsa, evli de olsa boşanmış da olsa kadını, hakları olan ve korunması gereken bir birey olarak görmeyen anlayışla da mücadele etmemiz gerekir.

SON SUÇ DUYURUSUNDAN

“ÖLÜNCE Mİ YARDIM EDECEKSİNİZ”

Çakırözer, Genel Kurul kürsüsündeki sözlerine, Ayşe Arslan’ın vahşi saldırıdan kısa bir süre önce Eskişehir Aile Mahkemesi’ne el yazısıyla gönderdiği, ölümünden sonra çantasında bulunan son suç duyurusundaki kendi sözlerini aktararak son verdi. Çakırözer, suç duyurusunu şu ifadelerle okudu:

“Defalarca şikayet etmeme rağmen hiçbir sonuç alamadım, uzaklaştırmam olduğu halde. Benim bu, Yalçın Özalpay isimli şahısla ilgili başvurmadığım hukuki işlem kalmadı. Bu şahıstan ölüm tehdidi alıyorum. Benim ölümüm gerçekleşince mi bana yardım edeceksiniz. Ben çok mağdurum.” 

ÖLMELERİNİ BEKLEMEYECEKSEK…

Çakırözer, ilk imzasını attığı ve kadınları koruma sisteminin eksiklerinin belirlenmesi için verdiği Meclis Araştırma önergesine TBMM Genel Kurulu’ndan destek isterken de “Ölümleri gerçekleşince mi yardım edeceğiz onlara? Toprağın altına koyunca mı koruyacağız onları? Ölmelerini beklemeyeceksek gelin bir komisyon kuralım, bu vahşete birlikte dur diyelim. 23 kez suç duyurusunda bulunmasına rağmen Ayşe Arslan'ı göz göre göre ölüme götüren bu koruma sisteminin eksiklerini birlikte tespit edelim, sonra da başka Ayşeleri, Emineleri, Güledaları, Şuleleri ölümden kurtaracak somut, uygulanabilir, acil önlemleri birlikte alalım; kadınları yaşatalım” dedi. CHP’nin önergesi AKP ve MHP oyları ile reddedildi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.