Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde hizmet veren ‘Hiperbarik Oksijen Tedavisi’ yöntemi, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen hastaların talebini karşılıyor. Kapsül içinde oluşturulan kuru dalış ortamında 12 kişilik gruplar halinde tedavi alan hastalara, denizin 14 metre altındaki basınç uygulanıyor. Hastalara basınçla eş zamanlı olarak da maske yardımıyla yüzde 100 oksijen veriliyor. Özellikle kronik yarası bulunan, radyoterapi gördükten sonra vücudunda yaralar oluşan, ani işitme ve görme kaybı yaşayan hastalara uygulanan her birisi 2 saat süren 30 seanslık tedavi, bugüne kadar yüzlerce kişinin sağlığına kavuşmasına vesile oldu.

Eskişehir’de uygulanan tedavi, çevre illerde bulunmamasından dolayı yoğun talep görüyor. Farklı illerden de gelen taleplerin daha rahat karşılanabilmesi için günde 3 farklı seans ile yapılan tedavinin, önümüzdeki süreçte daha sık yapılabilir hale gelmesi için çalışmalar başladı. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nün ve Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimliği tarafından, önümüzdeki süreçte Hiperbarik Oksijen Tedavisi için seans sayılarının arttırılacağı ve daha fazla hastaya hizmet verileceği belirtildi.

“Kasığımdaki ve kalçamdaki ağrılar için çok iyi geldi”

Kalça ekleminde yaşadığı ‘Avasküler Nekroz’ hastalığından dolayı Hiperbarik Oksijen Tedavisi alan 46 yaşındaki Avukat Gürkan Çalışkan, ağrılarının azaldığını belirterek, “Avasküler nekroz adı verilen kalça kemiğinin eklem yerinde kılcal damarların çalışmamasına bağlı olarak ödemim var. Kas ve kemiklerimde sıkıntı yaşıyorum. Ağrılarım azaldı. Eklemlerimde ve kasıklarımda çok ağrılarım vardı. Onda faydasını gördüm. 14 seanstır geliyorum, daha 16 seansım var. Hareket kısıtlamalarım azaldı. Koltuk değneği kullanıyorum. Yere basmamam gerekiyor rahatsızlığımdan dolayı. Kasığımda ve kalçamda çok ciddi ağrılarım vardı. Bu ağrılar için iyi geldi. Azaldı ağrılarım. Avuç içlerimiz kırmızı, yüzümüz kan basıncından dolayı kızarık, bir nevi Kaz Dağları’nda oksijen solumak gibi” dedi.

“Tedaviden sonra duymaya başladım, önceden hiç duymuyordum”

Yolda yürüdüğü esnada bir anda işitme kaybı yaşayan 63 yaşındaki Güler Saymaz, Hiperbarik Oksijen Tedavisi almak için Aydın’dan Eskişehir’e geldi. Tedavi başladıktan kısa süre sonra olumlu sonuç alarak tekrar duymaya başladığını belirten Güler Saymaz, “Bir anda kulağım duymamaya başladı. Yürürken, ayaktayken oldu. Bir gün sonra baş dönmeleri ve mide bulantıları başladı. Ondan sonra buraya yönlendirdiler. Aydın Nazilli’den geliyoruz. Hiperbarik tedavisi için oradan doktorumuz yönlendirdi. Tedaviden sonra duymaya başladım, önceden hiç duymuyordum. Her yerde olmalı, sadece buralarda değil. Aydın’da olsa gider gelirdik. Aydın’dan Eskişehir’e geldik” ifadelerini kullandı.

“Hastalara basınç altında yüzde 100 oksijen solutarak tedavi yapıyoruz”

Farklı hasta gruplarında uygulanan tedavi yönteminde basınç altında yüzde 100 oksijen solunumu sağlandığını ve genel olarak olumlu sonuçlar alındığını söyleyen Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Doktoru Selahattin Çakıroğlu, “Yunus Emre Devlet Hastanesi bünyesinde hiperbarik oksijen tedavi servisi ile özellikli tedavi hizmeti sunmaya çalışıyoruz. Hastalarımızı çok kişilik basınç odamızda tedavi altına alıyoruz. Burada 2 ila 3 atmosfer basınçla 1 ile 2 bar arasında yüzde 100 oksijen solutarak hastaya tedavi yöntemi uyguluyoruz. Hastaya çeşitli yollarla bu oksijeni verebiliyoruz. Bilinci açık normal bir hastaya maske yoluyla, yüz travması varsa oksijen çadırlarıyla oksijen verebiliyoruz. Ayrıca bilinci kapalı entübe hastalara da bu kabinde oksijen tedavisi uygulayabiliyoruz. Genellikle Eskişehir’de kronik yarası olan hastaları tedavi ediyoruz. Bunlar şeker hastaları olabilir. Daha nadiren onkolojik hastalarda radyoterapi sonrası çıkmış yaralarda faydası olabiliyor. Genellikle kronik yara hasta grubumuz mevcut. Diğer branşlardan da ani işitme ve görme kayıplarına da faydalı oluyor. Burada genellikle ameliyatlar sonrasındaki var olan açık yaralara etki sağlanıyor. Aynı zamanda avasküler nekroz dediğimiz kalça kemik başlarındaki hasarlı dokulara da faydası oluyor” dedi.

“Denizin 14 metre altına inmiş gibi basınç uyguluyoruz”

Kuru dalış ortamında hastalara denizin 14 metre altındaki basıncın uygulandığını söyleyen Doktor Selahattin Çakıroğlu, “Bu yaptığımız kuru bir dalış ortamı. Hasta ekstradan bir şey hissetmiyor. Denizin 14 metre altına inmiş gibi basınç uyguluyoruz ama hasta sadece kulaklarında basınç hissediyor. Biz zaten bu tedaviye girebilmesi için valsalva dediğimiz manevraları öğretiyoruz. Bu manevraları yaparak hasta ilk 15 dakika dalış sürecinde tedavi içine girebiliyor. Onun dışında içeride sadece biraz daha yoğun bir hava ortamı var. Hastanın fark ettiği herhangi bir değişiklik olmuyor” diye konuştu.

“Hastaların 3’te 1’i başka illerden geliyor”

Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde uygulanan tedavinin çevre illerden de yoğun talep aldığını belirten İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, “Burası bir hiperbarik oksijen tedavi merkezi. Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet veriyor. 2017 yılından beri hastanemize bağlı bir ünite burası. O tarihten bu yana yaklaşık 4 bin 500 hastanın müracaatı oldu. Bu ünitenin bizim bölgemiz açısından özelliği sadece Eskişehir’e hizmet vermemesi. Kütahya, Afyonkarahisar, Bilecik, Uşak gibi Eskişehir’e yakın tüm illere hizmet verildiğini söyleyebiliriz. Çok hızlı, etkin ve verimli çalışan bir ünite. Acil durumlar dışında müracaatlarda 10 gün içinde tedaviye başlayabiliyoruz. Ünite 2023 yılında yaklaşık 8 bin civarında seans yapmış. Bu seanslardaki hastaların 3’te 1’inin başka illerden gelen hastalar olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

“Seans sayısını ve hasta kapasitesini arttıracağız”

Yoğun talebin karşılanması için sorumlu doktor ve seans sayılarının artırılacağını belirten Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gamze Akın Mumcu, şunları söyledi:

“Birimimizde günlük yaklaşık 35 hasta tedaviye alınıyor. Bu hastalar 3 seans olarak planlanıyor. Yakın zamanda 1 tane daha sualtı ve hiperbarik uzmanı hekimimiz başlayacak. Onunla beraber seans sayısını ve hasta kapasitesini de arttırmayı planlamaktayız.”

Editör: Şahin Çanak