Rakamları değerlendiren Eskişehir Organize Sanayi Bölgesi (EOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, ekonomideki genel büyümeye rağmen sanayi sektörünün yüzde 0,8, imalat sanayisinin ise yüzde 1,4 oranında daraldığına dikkat çekti. Küpeli, finansmana erişim krizinin sanayiciyi nefessiz bıraktığını vurguladı.
"Sanayideki daralmanın ayak seslerini duyuyorduk"
Fabrikalardaki üretim çarklarının yavaşladığını uzun süredir gözlemlediklerini belirten Nadir Küpeli, bu düşüşün kendileri için sürpriz olmadığını ifade etti. Sahadaki durumu aylar öncesinden yetkililere aktarmaya çalıştıklarını dile getiren Küpeli, şu açıklamayı yaptı:
"Bizler organize sanayi bölgelerinde, üretimin tam kalbinde görev yapıyoruz. Siparişlerdeki azalmayı ve yatırım iştahının kaybolduğunu aylar öncesinden gördük ve uyarılarda bulunduk. TÜİK tarafından açıklanan bu eksi büyüme tablosu, sanayicinin sahada aylardır tek başına mücadele ettiği ekonomik darboğazın resmi bir kanıtıdır."
"Kredi muslukları kapandı, sanayici finansman bulamıyor"
Sanayi sektöründe yaşanan gerilemenin en büyük nedeninin finansman krizi olduğunu belirten EOSB Başkanı Küpeli, sıkı para politikasının yan etkilerine değindi. Faizlerin geldiği noktanın yatırımları durdurduğunu söyleyen Küpeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bugün sanayide yaşanan daralmanın bir numaralı sebebi, finansmana erişimin neredeyse imkansız hale gelmesidir. Kredi muslukları tamamen kapanmış durumda. Yüksek faizler nedeniyle sanayici yeni yatırım yapmayı bir kenara bıraktı, günlük işletme sermayesini dahi çevirmekte zorlanıyor. Krediye ulaşabilen az sayıdaki işletme ise bu yüksek maliyetlerin altından kalkamıyor."
"Üretim kapasitesini kaybetmek geleceği kaybetmektir"
Enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımları iş dünyası olarak desteklediklerini belirten Nadir Küpeli, ancak sadece tüketim ve hizmet sektörü odaklı bir büyüme modelinin kalıcı refah getiremeyeceğini vurguladı. Üretim gücünün korunması gerektiğinin altını çizen Küpeli, şu uyarılarla açıklamasını tamamladı:
"Enflasyonla mücadele edilirken, ekonominin ana omurgası olan üretim kapasitesi gözden çıkarılmamalıdır. Sanayideki bu daralma önlenmezse, yakında fabrika kapanışları ve istihdam kayıpları ile yüzleşmek zorunda kalırız. En etkili enflasyon mücadelesi, üretimi ve ihracatı artırmaktan geçer. Sanayici hammadde alamaz, enerji faturalarını ödeyemezse üretim düşer; üretim düşerse enflasyon azalmaz. Bu nedenle, bankaların kredi kısıtlamalarından üretim odaklı talepler muaf tutulmalıdır. Mevcut model sanayimizin rekabet gücünü eritiyor, bu da enflasyonla mücadelede istenen sonuçlara ulaşılmasını engelliyor."