"Sanayideki yüzde 0,8’lik daralma ciddi bir uyarıdır"
Büyümenin kalitesinin ve sürdürülebilirliğinin en az büyüme oranı kadar kritik olduğunu belirten ESO Başkanı Celalettin Kesikbaş, sektörler arasındaki dengesizliğe dikkat çekti. Kesikbaş, bilgi ve iletişim sektörünün yüzde 9,5 oranında güçlü bir ivme yakaladığını ifade ederken, sanayi sektöründeki yüzde 0,8’lik gerilemenin üretim odaklı ekonomi modeli için ciddi bir alarm niteliği taşıdığının altını çizdi.
Tüketim odaklı büyüme uzun vadede risk taşıyor
Mevcut ekonomik büyümenin temel itici gücünün tüketim ve hizmetler sektörü olduğunu belirten Kesikbaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
-
İç talep canlı ancak yetersiz: Hanehalkı tüketim harcamalarında görülen yüzde 4,8’lik artış piyasanın canlı olduğunu gösteriyor.
-
Asıl lokomotif üretim olmalı: Sürdürülebilir bir kalkınma modeli ancak üretim, yatırım ve ihracat üçgeniyle mümkündür.
-
Rekabet gücü zayıflayabilir: Sanayi sektörünün geride kaldığı bir ekonomik yapı, orta ve uzun vadede Türkiye'nin küresel rekabet gücünü, istihdam olanaklarını ve ihracat potansiyelini olumsuz etkileyebilir.
İhracattaki yüzde 12,7’lik düşüşe dikkat çekildi
Sanayicilerin son dönemde çok boyutlu zorluklarla mücadele ettiğini belirten ESO Başkanı, özellikle yüksek finansman maliyetleri, küresel pazarlardaki talep daralması, enerji maliyetleri ve kur-enflasyon dengesizliğine vurgu yaptı. İhracatta yaşanan yüzde 12,7'lik sert düşüşün bu zorlu tablonun en net göstergesi olduğunu söyleyen Kesikbaş, enflasyonla mücadele sürecinin reel sektörün üretim kapasitesine zarar vermeden yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
"Güçlü sanayi, güçlü Türkiye demektir"
Eskişehir gibi gelişmiş sanayi altyapısına ve yüksek ihracat potansiyeline sahip şehirlerde üretimin desteklenmesinin milli bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kesikbaş, çıkış yolunu şu sözlerle özetledi:
"Kalıcı ekonomik büyümenin yegane yolu yüksek katma değerli üretimden, teknoloji yatırımlarından, yeşil ve dijital dönüşümden geçmektedir. Bugün ekonomi yönetiminin öncelikli görevi; sanayicinin yatırım iştahını yeniden canlandırmak, krediye ve finansmana erişimi kolaylaştırmak ve üretimi büyümenin merkezine yerleştirmektir."





