Geçtiğimiz hafta sonu, evimizde oynadığımız Bursa Yıldırımspor maçı bizim için iyi geçmedi. Alınan sonuç şok etkisi yaratırken, bazı çevrelerde Eskişehirspor'un kadro yapısı tartışılmaya başladı.
Kadro ile ilgili görüşlerimi söylemeden önce maç ile ilgili birkaç kelam etmek istiyorum.
Söyleyeceklerimi net şekilde, tek tek sıralayacağım.
Beykan gibi lider ve tecrübeli bir oyuncunun çok daha fazla sorumluluk alması, oyuna dahil olması gerek. Aynı zamanda maçın en kritik anlarından birinde öyle laubali bir vuruş yapılmaz. Şımarıklığı Eskişehirspor gibi büyük bir camia kaldırmaz.
Hakan hocam, tamam oyunun yönü değişsin diye hamleler yapmak zorundasın ancak; 5 değişikliğin tamamını erkenden kullanmak ve takımı zaruri 10 kişi bırakmak büyük hata. Ayrıca sakatlığı olduğu söylenen Ahmet Dereli'yi bir şeyleri kurtarmak adına sahaya atmak doğru hamle değilmiş. Bunu yaşadığı trajik sakatlık bizlere gösterdi.
33-34 yaşında bir futbolcunun aşil sakatlığından nasıl ve ne zaman döneceğinin yanıtını vermek son derece güç.
Ahmet ile tesadüf karşılaştık. Ameliyat olmuş, kendisine geçmiş olsun dileklerimi bizzat ilettim. Bir kez de buradan söylemek istiyorum.
Osman Arslantaş belki beklediğimiz o "gol makinesi" santrafor değil fakat onu verimli kullanabileceğimiz alternatif senaryolar var. Bu senaryoları yaratmak da teknik ekibin işi.
Bir de şunu söyleyeyim ve kadro analizine geçelim...
Yıldırımspor maçın ilk yarısında Etimesgut'un bize uyguladığı taktiğin aynısını uyguladı. Ve benzer bir kontra gol attı. Eskişehirspor'un aynı taktikle gol yemesi ve kapanan, kompakt, kontra atak takımlarını çözmekte hiç başarılı olamaması bugüne kadar çözülmesi gereken bir sorundu.
Kadromuzda, yaşanan sakatlık sonrası bir santrafor eksiği var. Bu devre arası transferi ile giderilebilir. O gün gelene kadar Osman'ın olmadığı veya performans veremediği zamanlarda Atalay veya Hasan'ı ileri uçta izleyebiliriz.
Sakatlıktan dolayı kadromuzun sorunlu yeri ileri uç. Onun dışında kadromuz neden problemli veya yetersiz değil gelin anlatayım.
Kalede geçtiğimiz sezonun yıldızlarından Bora Göymen var. 25 yaşında artık kariyeri olgunlaşan bir eldiven. Bu sezon formu düşük, nedenini bilemiyorum. Form düşüklüğü kalitesiz bir tercih olduğunu göstermez. Bora'nın arkasında ise gelecek vaat eden genç eldivenler var.
Stoperde Sebat'ın sembol isimlerinden Abdülkadir var. 27 yaşında, bir stoper için en iyi çağları başlamış. Yanında Eskişehirspor'un son dönemde yetiştirdiği en önemli isimlerden Arda Okumuş ya da Bursaspor çıkışlı ve Isparta 32'de isminden söz ettiren Ertuğrul olduğunu biliyoruz. Bu isimlere sezon başı kim itiraz edebilirdi? Ancak üçünün de performansları vasat. Hatta Arda vasatın da biraz altında seyrediyor.
Sağ bekte geçtiğimiz sezon hafızalarımızda iz bırakan Murat Şenel, alternatifi Eyüp çıkışlı, 12 Bingöl'den gelen Mustafa Eren Damar...
İkisi de çok büyük bir performans bugüne kadar ortaya koymuş değil.
Sol tarafta, Ahmet Lütfi Kara genç bir isim, 19 yaşında. Ve rotasyonda Çorlu'dan gelen Sarper Çağlar. Ahmet beni yanlış anlamasın ama özel bir durumu veya sakatlığı yoksa ben her türlü Sarper Çağlar derim ve onu oynatırım.
Solda da beklenen bek etkisini henüz göremedik.
Orta alanda geçtiğimiz sezon iyi izler bırakan iki isim...
Ozan İsmail Koç ve Tayfun Tatlı.
Mehmet Bağlı, kusura bakmasın ama benim kadromda yer alamazdı. Sürekli pas hatası yapan ve oyunu okumakta zorlanan bir orta saha, rotasyonda farklı isimlerle değişmeli.
Ozan 6, Tayfun 8 ve Kerem veya Mert Başer 10 pozisyonunda bir orta saha kurgusu yaratılabilir. Ya da kadromuzda bulunan Emre Tangeldi, Ozan Cörüt, Fırat Sarı gibi genç isimlere bir şans verilebilir. Kesinlikle alternatifsiz bir orta alan rotasyonumuz yok.
Gelelim kanatlara...
Beykan için söylenecek söz yok ancak; Beykan'dan beklentinin yüzde 50'sinden azını bugüne kadar karşıladı. Kaptanın şapkayı önüne koyup düşünmesi şart. Beykan'ın olmadığı senaryoda Hasan veya Atalay ile o bölge yedeklenebilir. Veya İsmail Kulet oynayabilir. Diğer kanadın rotasyonu da aynı isimlerden oluşuyor. Bu 4 isim hem geçen sezona baktığımızda hem de kağıt üstünde ligin kalbur üstü futbolcuları.
Belki devrede buraya alternatif bir isim daha katılabilir.
İleri ucu en başta yazmıştım. Artık Ahmet'in olmadığı senaryoda bir transfer şart. Osman'ın da alternatifsiz olduğu dönemde yüzde yüzünü vermesi lazım.
Peki, bence ufak eksiklerine rağmen bu grup için şampiyonluğun net adayı olan bir kadro neden formsuz, neden bu durumda onu sorgulayalım.
Çözümü ve çareyi bulacak isimlerin elini çok çabuk tutması gerek. Yoksa tren kaçtı, kaçmak üzere.
"Kadro yetersiz." demek bu grupta bahanelerin arkasına sığınmak olur.
Bizim oyun ve form problemimiz var. Bunu bir kez daha söylüyorum.
Umuyorum önümüzdeki hafta 3 puana uzanan, daha problemsiz bir Eskişehirspor görürüz.